♟️ Diş Arasında Kalan Yemek Namaz Abdesti Bozar Mı
abdestibozar. Vücuttan çıkan kan akmadığı veya çıktığı yerin çevresine dağılmadığı sürece abdesti bozmaz. Yaradan çıkan irin ve sarı su da böyledir. Çıktığı yerin dışına kendiliğinden dağılmayan bu sıvıların silinmesi halinde de abdest bozulmaz. Şâfiî ve Mâlikîler’e göre idrar ve dışkı yolları hariç
SorularlaİslamYrd. Doç.Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIMwww.islamveihsan.com
— Kadının iki yolundan gelen ifrazatların tamamı abdesti bozar: 9- İdrar yolundan çıkan ifrazatlar necistir, abdesti bozar. Genelde bunlar mesane (idrar kesesin)den gelir. 10- Çocuğun geldiği yoldan gelen ifrazat ve rutubetler temizdir, bunlarla elbise veya beden necis olmaz. Lakin abdesti bozar.
Peygamber (s.a.s.), “Oruçlu kimse kendisine hâkim olamayarak kusarsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin.” (Ebû Dâvûd, Savm, 32; Tirmizî, Savm, 25) buyurmuştur. Bununla birlikte, kustuğu için orucu bozuldu zannıyla yemeye içmeye devam eden kimsenin orucu bozulur. Böyle bir kimseye keffâret
ORUCU BOZAN VE YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN DURUMLAR. 1. Beslenme veya tedavi amacı taşımayan bir şeyi yemek veya içmek orucu bozar ve yalnız kazayı gerektirir. Bunlar, yenilip içilmesi mutat (normal, alışılmış) olmadığı gibi insan tabiatının meyletmediği şeylerdir. Meselâ; kuru pirinç, kuru darı ve mercimek, çiğ hamur, un
6h6y. Plastik diş plağı takmak tadı yoksa fazla tükrük yapsa bile oruca zarar Bozmayan Şeyler Resul-u Ekrem unutarak yiyen ve içen bir sahabeye hitaben "Orucunu tamamla!. Sana ancak Allahu Teâlâ yedirdi ve içirdi" İbnül-Hümam, Felhül-Kadir, ll, 62 buyurduğu bilinmektedir. Dolayısıyle oruç tutan bir mükellef unutarak yer, içer veya cima ederse orucu bozulmaz. Bu hususta orucun farz veya nafile olması arasında fark yoktur Molla Hüsrev, Dürerül-Hükkâm, I, 64. Oruca niyet etmiş bir mümin uyur ve uykuda iken ihtilâm olursa, orucu bozulmaz. Zira Resul-u Ekrem "Üç şey vardır ki, bunlarla oruç, tutan kimse iflas etmiş olmaz Kan aldırmak, kusmak ve ihtilâm" hükmünü beyan buyurmuştur. Esasen ihtilâmda cinsi münasebetin ne sureti, ne mahiyeti mevcut değildir. Herhangi bir kadına baktığı ve bu sebeble menisi geldiği zamanda da durum aynıdır. Bu da düşünerek menisi gelen kimse gibidir Merginânî, Hidaye, I, 122. Resul-u Ekrem "Kim kusmak zorunda kalırsa, ona kaza yoktur. Her kim de kasden kusarsa kaza etsin"buyurduğu sabittir. Hanefî fukâhası; "Kusma ile oruç bozulmaz. Fakat isteyerek ve kasden kusan kimse ağız dolusu ve bir kaç defa kusarsa, kaza etmesi gerekir" hükmünü, zahirü'r rivaye olarak benimsemiştir. Bunların dışında "Göze sürme çekmek, krem ve zeytinyağı gibi yağlı maddeleri vücûda sürmek, dedi-kodu ve gıybet yapmak, kendi arzusu ve fiili olmaksızın boğazına duman, un, toprak tozu veya sinek kaçması; cünüp olarak sabahlamak; iftar etmeye niyet edip de iftar etmemek; yemeksizin herhangi bir maddenin tadını boğazında hissetmesi; mesaneye geçmemek şartı ile erkeğin tenasül uzvuna su veya yağ gibi maddelerin akıtılması; yara üzerine konan kuru ilâç; burunda birikmiş olan sümüğü boğaza çekip yutmak; nohut tanesinden daha küçük olan ve dişler arasında bulunan yiyeceği yutmak" orucu bozmaz Fetevay-ı Hindiyye, I, 202-204. Ancak başta dedi-kodu ve gıybet olmak üzere, bu fiillerin tamamından kaçınmak gerekir. Nitekim Resul-u Ekrem "Kim yalan söylemeyi ve yalan ile amel etmeyi bırakmazsa, Allahu Teâlâ o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına hiç kıymet vermez, iltifat buyurmaz"hadisi, önemli bir konuyu gündeme getirmektedir Yalan, gıybet ve dedikodu gibi fiiller, orucun sevabına zarar verir. Hatta İmam Evzaî'nin ve Süfyan-ı Sevrî'nin "Gıybet ve yalan orucu bozan hallerdendir. Oruçlu iken gıybet eden kimselerin ve yalan söyleyenlerin kaza etmeleri gerekir" İbn Hacer, Fethul-Bâri, Kahire 1959, IV, 73 buyurduğu bilinmektedir. Bu müctehidlerin "Evzaî'lik" ve "Sevrîlik" mezheplerinin kurucusu olduğu dikkate alınırsa, meselenin ciddiyeti daha iyi kavranır. Bugün bu iki mezhebin izleyicileri yoktur. Ancak yalan, dedi-kodu ve gıybetin bütün Ehl-i Sünnet'in müctehid imamlarınca "haram" kabul edildiği sabittir. Dolayısıyla, oruç tutan her mükellef gerek zahirî, gerek bâtinî şartlarına riayet hususunda çok titiz olmak mecburiyetindedir. Orucu Bozan ve Kefareti Gerektiren Haller Resul-u Ekrem "Oruç, vücûda girenden dolayı bozulur" İbnül-Hümâm, II, 72 buyurduğu bilinmektedir. İnsan, fıtratının gereği olarak gıda maddelerini boğaz vasıtasıyla vücûduna ulaştırır. Malum olduğu gibi en tabii yol budur. Bunun dışında kulak, burun, ön ve arka menfezler gibi, arızî yollarla da vücûda ilâç vs. gibi şeylerin girmesi mümkündür Kur'an-ı Kerim'de "Amellerinizi iptal etmeyiniz" Muhammed, 47/33 hükmü beyan buyurulmuştur. Farz olan Ramazan-ı Şerif orucunu kasden ve taammüden bozmak büyük bir cinayettir. İhlâsla niyet ettiği bir ameli meşrû bir sebep yokken bozmak "Ameli iptal etmek" hükmündedir. Fukaha, Resulullah "Kim Ramazan ayında orucunu bozarsa; onun üzerine zıhar yapan kimsenin üzerine lâzım gelen şey keffaret gerekir" hadisini esas alarak, "Kasden orucunu bozan mükellef; arka arkaya olmak şartı ile altmış gün oruç tutmak mecburiyetindedir. Bu, o mükellef üzerine farzdır. Ayrıca aynı bozduğu orucu kaza etmesi gerekir. Bir mükellefe hem kaza, hem keffaret'in gerekli olması için bazı şartların tahakkuku gereklidir. 1 Kasden orucu bozmuş olmak şarttır Oruca niyet eden mükellef hata ederek iftar ederse, sadece kaza gerekir. Meselâ abdest alırken ağzına su verdiği anda, elinde olmayarak boğazına su kaçarsa orucu bozulur. Ancak bu fiilde kasıt unsuru mevcut değildir. Günü gününe kaza etmesi gerekir. 2 Kendi iradesi ile bozmuş olmalı; zorlama ve ikrah bulunmamalıdır Kendisiyle cim'a edilen kadın, bu fiile razı olmuşsa; hem kaza, hem keffâret gerekir. Ancak cima zorlama ve ikrah sonucu olmuşsa, kadına sadece gününe gün kaza gerekir. Çünkü orucunu bozması hususunda zorlanmıştır, ihtiyarı mevcut değildir. 3 Oruca başladıktan sonra hastalanmaması veya sefere çıkmaması esastır Mükellef oruca niyet ettikten sonra hastalanır veya sefere çıkarsa, muhayyerdir. İster durumuna katlanır orucunu tamamlar; ister iftar ederek gününe gün kaza eder. 4 Mükellef Ramazan orucunu tutarken, geceden niyet etmiş olmalıdır. 5 Mükellef orucunu bozarken, tabii gıdalardan veya gıda yerine geçebilecek yiyecek ve içeceklerden faydalanmış olmalıdır Meselâ çakıl taşını veya demir parçasını yutan kimsenin orucu bozulur. Ancak keffâret gerekmez. Zira bunlar gıda olmadığı gibi, gıda yerine geçecek besleyici özelliğe de sahip değildirler Merginanî, Hidâye, I, 124. Orucu bozan ve sadece kazayı gerektiren hususlara gelince; Mükellefin herhangi bir kasdı olmadan, zorlama ve hata sonucu orucu bozulursa, gününe gün kaza etmesi gerekir. Meselâ Ramazan ayında oruca niyyet eden bir mümin, unutarak yeyip-içer veya cima eder, daha sonra da sırf cehaleti sebebiyle orucunun bozulduğu zannına kapılarak iftar ederse; günü gününe kaza eder. Kezâ, kustuğu için veya kan aldırdığı için orucunun bozulduğunu zanneden ve sırf bu zan sebebiyle orucunu yiyen kimsenin durumu da aynıdır. Zorla iftar ettirilmiş olan kimsenin veya hataen orucunu bozmuş olan mükellefin de sadece kaza etmesi esastır. Keffâret lâzım gelmez Fetevây-ı Hindiyye, I, 201. Bu durumlarda şu kaide uygulanır Kasden ve kendi ihtiyarîyle herhangi bir meşru özrü bulunmadan Ramazan orucunu bozan mükellefe hem kaza, hem keffâret gerekir. Bunun dışında, kendi ihtiyarı olmaksızın ve meşru bir özür sebebiyle orucunu bozan kimseye, sadece gününe gün kaza gerekir. Orucu bozan ve sadece kazayı gerektiren hususlar şunlardır. 1 Mazmaza ve istinşak Ağıza ve buruna su verme anında midesine su kaçıran kimsenin orucu bozulur. Gününe gün kaza gerekir. 2 Cünûb olarak sabahlayan bir mümin gusül abdesti alırken boğazına su kaçırırsa orucu bozulur; kaza gerekir. Bu sebeble, cünüb olarak sabahlamamaya özen göstermek veya gusül abdesti alırken dikkatli olmak şarttır. 3 Oruca niyet eden mükellef çakıl, kuru çamur, pamuk, kuru ot ve kağıt gibi gıda özelliği olmayan maddeleri yutarsa orucu bozulur; kaza gerekir. 4 Meşrû bir özür sebebiyle; makadından şırınga iğne yaptıran veya mesanesine ilâç veren kimsenin orucu bozulur, gününe gün kaza gerekir. 5 Kendi iradesi olmaksızın ağzına kar ve yağmur tanesi kaçan ve bunu yutan kimsenin orucu bozulur; gününe gün kaza gerekir. 6 Bir kimse oruçlu iken karısını öpse ve bu sebeble inzal vaki olsa, orucu bozulur. Gününe gün kaza gerekir. 7 Ramazan ayının dışında herhangi bir oruca niyet eden mükellef, orucunu kasden dahi bozsa, kaza vacib olur; keffâret gerekmez. Keffâret sadece Ramazan-ı Şerif orucunun bozulması ve bu fiilde mükellefin kasdı sebebiyle gündeme giren bir cezadır. Boğaza huni ile bir şey akıtmak; ağzına aldığı bir şeyle boyanmış tükrüğü yutmak; karnında veya başında olan bir yaraya akıtılan ilaç mideye veya beyine ulaşmak; zorla oruç bozmak; dişleri arasında kalan nohut tanesi kadar şeyi yemek; unutarak bir şey yedikten sonra orucun bozulduğunu sanarak bile bile yemek ve içmek; kendi isteğiyle ağız dolusu kusmak; ağız dolusu gelen veya getirilen kusmuğu geri çevirmek; kendi isteğiyle boğazına veya genzine duman çekmek; sabah olmuşken, daha vakit var diye sahur yapmak; güneş batmadan, battı zanniyle oruç açmak; Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak; Ramazan orucuna niyyet etmeyerek gündüz yiyip içmek; oruçlu ve mukim iken yolculuğa çıkıp orucunu bozmak; makata su veya yağ akıtmak, bez veya pamuk sokmak; uyurken birisinin ağzına su damlatmak; Oruca niyet etmeden bütün günü oruçlu gibi yemeden içmeden ve cinsî ilişkide bulunmadan geçirmek; kadının tenasül uzvuna bir şey damlatması, yaş parmağı ile rutubet salması veya tıkadığı bezin kaybolması; Ramazan orucunu gündüzün bozduktan sonra hastalık, hayız ve lohusalık gibi şer'i bir özrün meydana gelmesi gibi durumlarda oruca kaza gerekir. Ramazan da bunlardan biriyle orucu bozulan kimseye, fecrin doğuşundan sonra temizlenen hayızlı ve nifaslı kadına, ikamet eden misafire, sıhhat bulan hastaya, iyileşen deliye, buluğa eren çocuğa, müslüman olana günün geri kalan kısmını oruçlu gibi geçirmek farzdır. Bir görüşe göre de müstehaptır. Bu şekilde vaktin hakkı verilmiş olur. Son ikisi hariç diğerlerinin, tutamadıkları oruçları uygun bir vakitte kaza etmeleri gerekir. Resul-u Ekrem "Sana şüphe veren şeyi terk et; şüphe vermeyen şeye bak!. " Fethül-Kadir, II, 94 buyurduğu bilinmektedir. Dolayısıyla, her mümin oruç ibadetini edâ ederken titiz olmak mecburiyetindedir. Meselâ, oruçlu iken banyo yapmak veya denize girmek, yutmamak şartı ile herhangi bir şeyin tadına bakmak ve bunun gibi bir çok husus "mekruh" olarak nitelendirilmiştir. Ancak meşru bir özür sebebiyle bunlara cevaz verilmiştir. Meşru bir özür mevcut değilken bir şeyin tadına bakmak veya denize girmek, ibadeti tehlikeye sokabilir. Kaldı ki orucu bozulan kimsenin dahi gündüz boyunca imsak etmesi yeyip-içmemesi vacibtir. Oruçluya mekruh olan hususlar şunlardır Bir şeyi dilinin ucuyla gereksiz yere tatmak sinirli bir kocanın karısı, eşinin kızacağından korkuyorsa yemeğin tuzuna bakabilir; lüzumsuz yere bir şey çiğnemek ufak çocuğu için bir şeyi çiğnemesi gereken bir kadın oruç tutmayan başka birini bulamazsa kendisi çiğneyebilir; sakız çiğnemek sakızın evvelce çiğnenmiş” beyaz ve dağılmaması şarttır. Aksi takdirde mekruh olmakla kalmaz, oruç bozulur; kendisinden emin olmayan bir kişinin hanımını öpmesi, boynuna sarılması veya kucağına alması; tükürüğü ağızda biriktirip yutmak; kan aldırmak ve kendini zayıf düşüreceğini tahmin ettiği yorucu bir işte çalışmak. Oruçluya Mekruh Olmayan Şeyler Misk ve gül gibi bir şey koklamak; gözüne sürme çekmek; bıyığına yağ sürmek; zayıf düşmeyecekse, kan aldırmak; misvak kullanmak, ağzı fırça ile yıkamak; ağza su alıp gargara yapmak; burnuna su çekmek; nefsinden emin olmak ve ileri derecede olmamak şartıyla öpmek ve sarılmak; serinlemek ve harareti gidermek için duş almak veya ıslak beze sarınmak Bu görüş Ebu Yusuf'a aittir. Fetva da buna göredir. İftar vaktinde "Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkike eftartü ve savmi ğadin min şehri Remadâne neveytü fağfir mâ kaddemtü ve mâ ahhartü" demek sünnettir. Anlamı "Allahım senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana güvendim senin verdiğin rızıkla orucumu açtım, yarın ki Ramazan orucuna da niyyet ettim. yaptığım günahları bağışla". Ayrıca hurma ile; yoksa su ile oruç açmak da sünnettir. Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler Kur'an-ı Kerim'de "Ey iman edenler!. Sizden evvelki ümmetlere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç yazıldır farz kılındı. Ta ki korunasınız. O Ramazan ayı sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta yahut yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. İhtiyarlığından veya şifa ümidi olmayan hastalığından dolayı oruç tutmaya gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyumu fidye lâzımdır. Bununla beraber kim gönül isteği ile bir hayır yaparsa, işte bu onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda fidye vermenizden hayırlıdır; bilirseniz" el-Bakara, 2/183-184 hükmü beyan buyurulmuştur. Dikkat edilirse, hangi hallerin oruç tutmamayı mübah kıldığı nasla belirtilmiştir. I Hasta Olmak Mükellef, hastalık sebebiyle nefsinin telef olmasından veya bir azasını kaybetmekten korkarsa, oruç tutmaz. İmam Merginani "Hastalığın artması veya uzaması bazen ölüme götürebilir. Bu durumda ondan sakınmak artmasından veya uzamasından kaçınmak gerekir" diyerek konunun hassasiyetine işaret eder. Hastalık, tecrübe veya mümin bir mütehassıs doktorun teşhisiyle kesinlik kazanır. 2 Sefere çıkmak Yolculuk Ramazan ayında sefere çıkacak olan bir mükellef, geceden oruca niyet etmeyebilir. Bu mübahdır ve nasla sabittir. 3 Şeyh-i Fani İhtiyar Olmak Oruç tutmaya gücü yetmeyen ihtiyar kimse iftar eder ve her gün için bir yoksula fidye verir. İmam Merginani "Bu hususta asıl olan Allahu Teâlâ "Oruç tutmaya gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyumu fidye vermek lâzım gelir" hükmüdür. Şayet oruç tutmaya gücü yeterse, fidye batıl olur. Çünkü fidyenin oruç yerini tutabilmesinin şartı, acizliğin devam etmesidir" el-Hidâye, I, 127. Şeyh-i fani olma hali hangi yaşta başlar? Fukaha bu soruya cevap verirken, farklı yaşlar üzerinde durmuştur. Ancak şeyh-i fanilik fazla ihtiyarlık hali, insandan insana farklılık gösterir. Fetevay-ı Hindiyye'de I, 207 "Şeyh-i fani, ölüme kadar hergün kuvveti noksanlaşan kimsedir ki, bunlar tekrar kuvvet bulmadan vefat ederler. Bahru'r-Raik'te de bu şekilde tarif edilmiştir. Bu durumda olan kimseler, dilerlerse fidyelerini Ramazan-ı Şerif ayının başında, bir defada verirler. İsterlerse bunu ayın sonuna bırakırlar. Fidye verdikten sonra oruç tutmaya gücü yeter hale gelirse, vermiş olduğu fidyenin hükmü geçersiz olur. Bu kimsenin önceden tutamamış olduğu oruçlarını kaza etmesi gerekir" diye kaydedilir. 4 Hayız ve Nifas Hali Hayız ve nifas halindeki kadınların oruç tutmaları haramdır. Hz. Âişe validemiz, "Bizlerden birisi Resul-u Ekrem zamanında, hayızdan temizlendikten sonra orucunu kaza eder, namazı ise kaza etmezdi" Fethül-Kadir, I,114 buyurduğu sabittir. Dolayısıyle hayız ve nifas halindeki kadınlar, o hal içerisinde iken oruç tutamazlar. Daha sonra geçirdikleri günleri temizlendikten sonra kaza ederler. 5 Hamilelik ve Çocuk Emzirmek Dürrü'l-Muhtar'da "Zann-ı galip ile, kendi hayatından veya çocuğunun hayatından korkan hamile yahut zahirü'r rivayeye göre, anne olsun, süt anne olsun emzikli kadın oruç tutmayabilir" İbn Âbidin, IV, 338 hükmü kayıtlıdır. Esas olan; gerek hamile, gerek çocuk emziren kadınların, kendi nefislerinin veya çocuklarının helâk olma tehlikesinin bulunmasıdır. Nitekim Fetevay-ı Hindiyye'de "Hâmile olan veya çocuk emziren kadınlar; gerek kendi nefislerinden, gerekse çocuklarının helâk olmasından korkarlarsa oruç tutmayabilirler veya iftar edebilirler. Bu durumdaki kadınlara keffaret gerekmez, daha sonra oruçlarını kaza ederler" denilmektedir I, 207. 6 Helak Olma Korkusu ve Yılan Sokması Ramazan ayında, düşmanla savaşacağını bilen ve oruç tuttuğu takdirde zayıf düşerek gerektiği gibi cihat edemeyeceğinden endişe eden mücahit oruç tutmayabilir I, 208. Dürrül Muhtarda, "Zorlanan ikrah, helâk olmaktan veya akli melekelerini kaybetmekten korkan kimse ile kendisini yılan sokan kimsenin iftar etmesinin mübah olması" hükmü kayıtlıdır. Bütün bunları, ayette geçen "hasta olma" anlamı içerisinde düşünebiliriz. Kendisini yılan sokan bir kimsenin acilen tedavi olması esastır. Bu durumda iftar eder ve gününe gün kaza yolunu tutar. Çünkü, gecikme halinde telef olma korkusu söz konusudur. Bunun meşru bir mazeret olduğu sabittir. Oruçla İlgili Diğer Meseleler Oruç tutan mükellefin misvak kullanması sünnettir. Nitekim İbn-i Abidin bu hususla ilgili olarak şunları zikreder "Misvak kullanmak da mekruh değildir. Bilâkis başkaları gibi oruçluya da sünnettir. Delili, Peygamber "Ümmetime meşakkat vereceğini bilmesem her abdest aldıkça ve her namaz kıldıkça onlara misvakı emrederdim" hadisinin umum ifade etmesidir İbn Âbidin, IV, 332. Ramazan ayını baygın geçiren kimse, sıhhat bulduktan sonra oruçlarını kaza eder. Bu hususta icma vardır. Ancak, bir deli Ramazan ayının son günü zevalden önce iyileşmiş olsa, kendisine kaza lâzım gelmez. Ramazan ayında, gündüz vakti bir çocuk buluğa erse veya kâfir, müslüman olsa, o günün geri kalan saatlerinde oruçlu gibi davranır. Yani, orucu bozan şeylerden uzak durur, ondan sonraki günlerin orucunu edâ eder. Geçen günleri kaza etmesi gerekmez. Sıhhat bulan hastalar ve seferleri sona eren yolcular, daha önce tutamadıkları oruçlarını kaza ederler. Bu hususta ihtilâf yoktur. Alimlerin ekserisinin görüşü budur. Bir mükellefin, daha önceki Ramazan ayına ait kaza borcu bulunsa, fakat bu sırada Ramazan-ı Şerif girse; o kimse edâyı kaza üzerine takdim eder. Yani önce, yeni giren Ramazan ayının orucunu tutar; daha sonra kaza oruçlarını tamamlar. Nafile olan oruçlarda da, özürsüz olarak iftar etmek helâl değildir.
Diş fırçalamak orucu bozar mı? 11 ayın sultanı Ramazan ayının yaklaşmasıyla oruç tutmaya dair detaylar araştırılıyor. Müslüman aleminin büyük bir sevgi ve heyecanla beklediği Ramazan ayına dair merak edilen soruların yanıtlarını sizler için derledik. Oruçluyken diş fırçalanır mı? Diş fırçalamak gibi ince ve önemli bir konuya dair sorulan Diş fırçalamak orucu bozar mı? Oruçluyken diş fırçalanır mı? sorularının verilen yanıtları bir araya temel amacı, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durma üzerinedir. Nefsi bunlardan mahrum bırakarak terbiye etmemizi sağlayan oruç ile ilgili merak edilen pek çok soru yer FIRÇALAMAK ORUCU BOZAR MI? DİYANET AÇIKLAMASINefsi pek çok eylemden uzak tutmamızı sağlayan oruç ile ilgili merak edilen sorulardan biri de diş fırçalamak oluyor. Yemek ve içmek, yenilip içilen her durumu kapsayan geniş bir durumdur. Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile uyuşturucuların yanı sıra ağızdan alınan ilaçlar da aynı hüküm içerisindedir ve kullanımı orucu fırçalamak ile ilgili detaylar önemlidir. Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmak aynı zamanda abdest alırken de bu işlem fırçalamak da orucu bozmaz ancak diş macunun, misvak parçalarının veya suyun boğaza kaçarak orucun bozulma ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekir. Bu nedenle imsaktan önce ve iftardan sonra diş fırçalanması daha AÇIKLAMASINDA ŞU CÜMLELERE YER VERİYORBoğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz el-Fetâva'l-Hindiyye, I, 220. Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa macun kullanılmaması uygun DİŞ FIRÇALANIR MI?Oruçluyken diş fırçalamak mümkün olsa bile çok dikkat edilmesi gerekir. Çünkü diş macunu veya suyun boğaza kaçması orucunuza zarar verebilir. Bundan tam emin olamayacaksınız diş fırçalamamanız daha faydalı NASIL DİŞ FIRÇALANIR?Oruçluyken diş fırçalamanıza dikkat etmeniz gereken boğaza su ve macun kaçmamasıdır. Aynı zamanda misvak parçalarının da boğaza kaçmaması BOZAN ŞEYLER NELERDİR? BOZMAYAN DURUMLAR NELERDİR?Unutarak Yemek İçmek Unutarak yemek içmek orucu bozmaz. Oruçlu olduğu hatırladığı an hala yiyip içmeye devam ederse oruç bozulurOruçlu Olduğunu Unutup Yiyen Kişiye Oruçlu Olduğunu Hatırlatmak Gerekli Midir Oruçlu olduğunu unutup yiyip içen kişi eğer yaşlı, hasta, zayıf ve oruç tutmaya gücü olmayan kişiyse onu gören kişi oruçlu olduğunu hatırlatmamalı, bunun dışındaki kişilere mutlaka hatırlatmalıdırEşlerin Oruçlu İken İlişkilerinin Sınırı Ne Olmalıdır Eşler dahi olsa Ramazan'da oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmakla oruç bozulur, hem kaza ve hem de kefaret gerekir. Eşlerin birbirlerini öpmeleri veya sarılmalarıyla oruçları Cünüp Olarak Sabahlamanın Günahı Var mı Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak yani meninin akması orucu bozmaz, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da orucu bozmaz ve zarar Niyetlenen Bir Kadın Gün İçinde Âdet Görmeyesi hali Oruca niyetlenen bir kadın, gün içerisinde âdet görmeye başlarsa orucunu bozmalıdır, temizlenince bu günün orucunu da kaza Kokusunu Önlemek İçin Ağız Spreyi Kullanmak Veya Sakız ÇiğnemekAğız ve burundan vücuda girip mideye ulaşan her şey orucu bozar. Bu nedenle, ağız kokusunu engellemek ve diş ağrısını gidermek amacı ile ağza sıkılan sprey veya herhangi ilaçlar yutulur da mideye ulaşırsa orucu bozar, yutulmazsa bozmaz. Sakız içerisinde tükürükle çözülen maddelerin bulunmasından dolayı, ne kadar dikkat edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınmak zor olduğundan, bu tür sakız çiğnemek orucu Yapmak Ve Saç Boyamak Oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Bu sebeple makyaj, saç boyamak ve saç bakımı gibi etkenler orucu İçmek Ve Nikotin Bandı Sigara içmek orucu bozar ancak nikotin bandı orucu Hastalarının Uyguladıkları İnsülin İğnesi Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi gıda ya da uyarıcı olmadığı için orucu Damlası Göze damla damlatmak yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımadığından dolayı orucu bozmazAnestezi Suni teneffüs yolu ile yapılan Lokal anestezi sınırlı uyuşturma orucun sıhhatine engel değildir. Bölgesel veya genel anestezide serum kullanıldığı için oruç Damlası Damlatılması Veya Kulağın Yıkattırılması Kulak ile boğaz arasında bir kanal var ancak kulak zarı bu kanalı tıkar, bu sebeple ilaç boğaza ulaşmaz. Bu durumda kulağa damlatılan ilaç ve yıkama esnasındaki su orucu bozmaz. Fakat kulak zarı delik ise, kulak damlası ve kulak yıkattırılırken suyun mideye ulaşması mümkündür. Bu itibarla, ilacın ya da yıkama sırasında suyun mideye ulaşması hâlinde oruç bozulurFitil Kullanmak, Lavman Yaptırmak Kadınların fercinden ya da makattan fitil almak yemek ve içmek anlamına gelmediği için, orucu iki farklı yöntem bulunur; birinci yöntem, kalın bağırsaklarda su, glikoz ve bazı tuzlar emildiği için, gıda içeren sıvının bağırsaklara verilmesi veya orucu bozacak kadar su emilecek şekilde verilen suyun bağırsakta kalması halinde oruç bozulur. İkinci yöntemde bağırsaklara tazyikli su verilip bekletilmeksizin bağırsakların hemen temizlenip bağırsaklara verilen su ile birlikte dışkının dışarıya atılmasıdır. Bu işlemde emilen su da çok az olduğu için oruç Uygulamalarında Hastaya herhangi bir sıvı maddesi verilmeden gerçekleştirilen hemodiyalizde oruç bozulmaz. Ancak vücuda gıda içerikli sıvı verilen diyalizlerde oruç bozulurTrombosit Temini İçin Kan Vermek Normal kan verme yöntemiyle trombosit alımında sadece kan vermek söz konusu olduğundan oruç bozulmaz. Yalnız aferez cihazı yardımıyla trombosit alımında ise kan bağışçısının bir kolundan cihaz vasıtasıyla kan çekilir ve kandaki trombositler cihaz içinde ayrıştırılarak diğer koldan bağışçıya tekrar geri verilir; kanın pıhtılaşmaması için de cihazın içi iki farklı serum yüklenir. Vücuda kan ile birlikte serumda verildiği bu uygulama orucu Yaptırmak Gerek anjiyografi, gerekse anjiyoplasti operasyonlarında yemek ve içmek anlamı bulunmadığından, oruç bozulmazBiyopsi Yaptırmak Tahlil amacıyla vücudun herhangi bir organından parça alınması biyopsi,orucu bozmazKalp Hastalarının Kullandıkları Dilaltı Hapı Bazı kalp rahatsızlıklarında dilaltına konulan hap ağız içinde emilip yok olduğundan mideye bir şey ulaşmamaktadır. Bu itibarla, dilaltı hapı kullanmak orucu bozmazBurun Damlası Bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı taşımadığından dolayı burun damlası orucu bozmazAkupunktur Tedavisi Akupunktur yaptırmak orucu İken Kan Vermek Ve Vücuda Kan Almak Ramazan'da oruçlu iken kan verenin orucu bozulmaz Vücuda kan almak ise, beslenme, gıda alma kapsamına girdiği için orucu Ve İlaçlı Bant Kullanmak Cilde sürülen krem, ilaçlı banttaki ilacı vücudun emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Ayrıca bu işlem, yeme içme anlamına da gelmediğinden dolayı deri üzerine sürülen merhem, yapıştırılan ilaçlı bantlar orucu bozmazAstım için kullanılan Sprey Ve Astım İlacı Astım hastaları, soluk almayı rahatlatacak özel spreyi ağızlarına püskürterek oruç tutabilirler. Ağza püskürtülen bu ilaçlar yutulmadığı sürece orucu Kanaması Ve Diş Yarasından Çıkan Kanın Tükürük İle Yutulması Diş kanaması orucu bozmaz. Yalnız dişten çıkan kan, karıştığı tükürüğe eşit veya daha fazla ise yutulması hâlinde oruç bozulur ve kaza edilmesi Girmek Veya Yıkanmak Ağız ve burundan su kaçırmamak kaydıyla denize girmekle oruç Fırçalamak Boğaza su kaçırmadan ve yutmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi bu şekilde diş fırçalamakla da oruç bozulmazKusmak Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu orucu şekilde mideden aniden ağza yükselip tekrar mideye dönen kusmuk oruca zarar vermez. Kişinin bile isteğe ağız dolusu kusması durumunda oruç ORUCUNU BOZUP, YALNIZ KAZA GEREKTİREN ŞEYLER1- Boğaza kar ve yağmur kaçması,2- Astım spreyi kullanmak,3- Zorla bozdurulmak,4- Buruna sıvı ilaç koymak,5- Burnuna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.]6- Mukimken oruca başlayıp, sefere çıkınca yiyip içmek,7- Ud ağacının, amberle tütsülenip dumanının çekilmesi,8- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek,9- Kulağın içine ilaç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak,10- Derideki açık yaraya konan sıvı veya katı ilacın sindirim yoluna girmesi,11- Vücuda ilaç şırınga etmek,12- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak,13- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması,14- İmsak vaktinin bittiğini bilmeden yiyip içmek,15- Güneş battı zannederek orucunu bozmak,16- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak,17- Buruna çekilen suyun ağızdan çıkması,18- Abdest alırken boğaza su kaçması, [Hanbelî'de bozmaz.]19- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak,20- Makattan veya kadınların önden fitil kullanması,21- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek,22- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu kasten bozması,23- Denize girince veya guslederken makattan su girmesi, [Hanbelî'de bozmaz.]24- Dil altına konan ilacı emmek,25- Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi,26- Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması,27- Lavman yaptırmak, [Mâlikî'de bozmaz.]28- Özel olarak su buharı teneffüs etmek,29- Burundan genze giden kanı yutmak,30- Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak,31- Açlığa veya susuzluğa gerçekten dayanamayarak yiyip içmek. [Kefaret gerekip gerekmeyeceğini bilmeyen, ihtiyaten küçük bir kağıt parçasını veya çiğ pirinç tanesini susuz yutarak orucunu bozmalı. Sonra yiyip içebilir.]32- Basur memesinin, taharetlendikten sonra, ıslak olarak içeriye girmesi,33- Mastürbasyon yapmak,34- Yaş parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Hanbeli'de bozmaz.]35- Seferde iken kasten orucunu bozana kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir. Çünkü seferde oruç tutmak farz Kasten orucunu bozan, sonradan oruç tutmamayı mubah kılacak bir hâl başına gelse, mesela kadının hayzı başlasa yahut oruç tutamayacak kadar hastalansa yalnız kaza gerekir. Fakat orucunu bozup sefere çıksa, kefaret gerekir; çünkü sefere çıkmak semavi bir özür Oruçlunun ağzına giren gözyaşı veya ter, çok olur da, tuzluluğunu ağzının her yerinde duyar ve yutarsa orucu bozulur. Yutmayıp tükürürse bozulmaz. Ramazan Sahur Oruç Gündem - Longtail Gündem Güncel Haberler
Abdest, müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma şekli olarak tarif edilir. Abdest, daha çok namaz kılmak için belirli bir sıra ile alınır. Peki abdest nasıl alınır? Abdestin farzları nedir? Abdest hangi durumlar bozulur? Abdest alınması mezheplere göre değişiyor mu? Abdest alırken niyet etmek şart mı? İşte abdeste dair temel bilgiler... ABDEST NASIL ALINIR? Dört mezhebin farz saydığı hususları da içerecek şekilde sünnet ve adabına riayet edilerek, abdest şöyle alınır Niyet ve besmele ile abdeste başlanıp önce eller bileklere kadar ve parmak araları da ovuşturularak üç defa yıkanır. Varsa deri üzerindeki hamur, boya, sakız gibi maddeler temizlenir. Parmaktaki yüzük oynatılır. Misvak veya diş fırçası ile, bunlar yoksa sağ elin parmaklarıyla dişler temizlenir. Sağ el ile üç defa ağza, üç defa da burna su verilir. Üç kere yüz yıkanır. Sonra dirsekle birlikte sağ kol üç defa, sonra aynı şekilde sol kol üç defa yıkanır. Sağ el ıslatılarak avuç ve parmakların içiyle başın üstü bir defa mesh edilir. Bu şekilde başın dörtte birini mesh etmek yeterli ise de iki elle başın tamamının mesh edilmesi Maliki mezhebine göre farz, diğer mezheplere göre sünnettir. Eller yine ıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şahadet parmağı veya serçe parmakla içi mesh edildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun mesh edilir. Önce sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlanarak topuk ve aşık kemikleri de dahil olmak üzere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına özen gösterilir. ABDESTİN FARZLARI NELERDİR? Abdest, “belli organları usulüne uygun olarak su ile yıkamak ve bazılarını da ıslak el ile mesh etmek” şeklinde tarif edilir. Abdestle ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin” Maide, 5/6 buyrulur. Hz. Peygamber de hem abdestin nasıl alınacağını müslümanlara fiili olarak göstermiş hem de abdestsiz olarak kılınacak hiçbir namazın Allah katında kabul olunmayacağını belirtmiştir. Abdestin bu ayette ifadesini bulan dört farzında sünni fıkıh mezhepleri ittifak etmişlerdir. Ancak Hanefi mezhebinin dışında kalan diğer üç sünni mezhebin bunlara bazı şartlar ilave ettiği görülür. Mesela abdeste niyet etmek bu üç mezhebe göre, abdeste başlarken besmele çekmek Hanbeliler’e göre, dört farzın ayette sayılan sıraya uygun yapılması tertip Şafii ve Hanbeliler’e göre, bu işlemlerin ara verilmeden yapılması Maliki ve Hanbeliler’e göre farzdır. Abdest alırken niyet etmek farz mıdır? Abdest alırken niyet etmek, Hanefi mezhebine göre sünnet, diğer üç mezhebe göre farzdır. Hanefiler, abdest ayeti olarak bilinen Maide 5/6 ayette emredilen fiiller arasında niyetin bulunmayışını delil olarak alırlar. Çünkü bu ayette; yüzü yıkamak, kolları dirseklerle birlikte yıkamak, başı mesh etmek ve ayakları topuklarla birlikte yıkamak emredilmektedir. Zira abdestte; kirlerden temizlenme nitelikleri ağır basmaktadır. Dolayısıyla hikmeti bilinen bir ibadet olarak abdestte niyet etmek şart değildir. Ayrıca, namazın şartlarından olan necasetten taharet’ ve setr-i avret’te niyetin zorunlu olmayışı, abdestte de niyetin farz olmadığını gösterir. Abdest alırken niyet etmenin farz olduğunu söyleyenler ise; Cenab-ı Hakk’ın “Onlar dini yalnız Allah’a has kılarak, ona kulluk etmekle emrolunmuşlardır.” Beyyine, 93/5 ayeti ile Hz. Peygamber “Bütün ameller niyetlere bağlıdır…” hadisinden hareketle her ibadette olduğu gibi abdestte de niyet etmenin farz olduğunu söylemişlerdir. Mezhepler arasında abdestin farzları konusunda farklılık var mıdır? Hanefilere göre abdestin farzları, Kur’an-ı Kerim’de Maide, 5/6 ifade edildiği üzere; yüzü yıkamak, kolları dirseklerle birlikte yıkamak, başı mesh etmek, ayakları topuklarla birlikte yıkamaktır Mevsıli, el-İhtiyar, İstanbul, ts. , I, 11. Şafiilere göre bu şartlara ilaveten, abdeste niyet etmek ve tertip abdest organları yıkanırken ayetteki sırayı gözetmek de farzdır Şirbini, Muğni’l-Muhtac, Beyrut, ts. , I, 47-54. Hanbeliler, tertibi ve organların ara verilmeden art arda yıkanmasını muvalat el-Buhuti, Keşşafu’l-Kına’, Beyrut, 1402, I, 175; Malikiler ise, niyet ve abdest organlarının art arda yıkanması yanında, organların yıkanırken ovulmasını da abdestin farzlarından sayarlar Haraşi, Şerhu Muhtasari Halil, Daru’l-Fikr, Beyrut, ts, I, 120. Öte yandan abdestin ittifak edilen farzlarının detayıyla ilgili de mezhepler arasında bazı farklılıklar vardır. Hanbelilere göre yüzü yıkamanın kapsamına ağza ve burna su vermek dahildir İbn Kudame, el-Muğni, Daru Alemi’l-Kütüb, ts. , I, 166. Aynı şekilde hem Malikilere, hem de Hanbelilerce tercih edilen görüşe göre başın tamamını mesh etmek, başı mesh etme farzının kapsamındadır. Abdestin sadece farzlarıyla yetinildiğinde abdest geçerli olur mu? Abdestin farzlarıyla alakalı olarak Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinizle birlikte ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.” Maide, 5/6 buyrulmuştur. Bu ayetten hareketle abdestin farzları; dirseklerle beraber elleri ve yüzü birer defa yıkamak, başın dörtte birini bir defa mesh etmek ve ayakları topuklarla birlikte aşık kemiklerine kadar bir defa yıkamak şeklinde belirlenmiştir. Ancak Peygamberimiz abdest alırken, ellerini dirsekleri ile beraber üç kere yıkamış, ağzına ve burnuna üçer kere su vermiş, yüzünü üç kere yıkamış, başını mesh etmiş, ayaklarını bilekleriyle beraber üç kere yıkamış ve şöyle buyurmuştur “Kim benim abdest aldığım gibi abdest alır ve aklından dünyalık şeyleri geçirmeden iki rekat namaz kılarsa geçmiş günahları bağışlanır” Buhari, Vüdu, 2324, 25. Dolayısıyla Hz. Peygamber aldığı gibi abdest almak sünnettir. Bir Müslümanın, yerine getirmekle yükümlü olduğu herhangi bir ibadetin sorumluluğundan kurtulması için o ibadetin farzlarını ve vaciplerini yerine getirmesi yeterlidir. O ibadetin sünnetleri elde edilecek sevabın arttırılmasına vesile olur, terk edilmeleri halinde ise bir sorumluluk doğurmaz. Ancak abdest alırken sünnetlerini kasten terk etmek mekruhtur. Abdestli olup olmadığını unutan ya da abdestinde şüphe eden bir kimse ne yapmalıdır? Bir kimse abdest aldığından emin olduğu halde, abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşse, o kimse abdestli sayılır. Öte yandan abdestini bozduğunu bildiği halde, sonradan abdest alıp almadığından şüphe eden kimse de abdestsiz sayılır. Çünkü kesin olarak bilinen bir şey şüphe ile ortadan kalkmaz Mevsıli, el-İhtiyar, İstanbul, ts. , I, 11; İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, I, 101- 102. Abdest alırken belli duaları okumak şart mıdır? İlmihal kitaplarında abdest alırken her organın yıkanması sırasında okunacak me’sur bazı dualara yer verilir Nevevi, el-Ezkar, Beyrut, 1421, s. 28- 29. Hz. Peygamber, her organ yıkanırken okunması için ayrı ayrı dua zikretmese de, abdestin bitiminde okunması için ümmetine şu duayı öğretmiştir. “Ben inanır ve şahitlik yaparım ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine inanırım ki Muhammed O’nun kulu ve Peygamberidir. Allah’ım beni tevbe edenlerden ve temizlenenlerden eyle” Hz. Peygamber kim bu duayı okursa kendisi için Cennetin sekiz kapısının açılacağını ve dilediği kapıdan içeri girmesine izin verileceğini müjdeler” Tirmizi, Taharet, 41. Bayılma ve aklını yitirme abdesti bozar mı? Az ya da çok süre bayılmak, çıldırmak akıl hastası olmak, yürüyüşte gayrı ihtiyari bir sallantı meydana getirecek derecede sarhoş olmak veya sara nöbeti tutmak gibi aklın algılama gücünü gideren şeylerle abdest bozulur. Bunların kendileri abdest bozucu değildir. Ancak bu durumda olanlar, yaptıklarını veya kendilerinden meydana gelen şeyi bilmedikleri için abdestleri bozulmuş olur Mevsıli, el-İhtiyar li ta’lili’l-Muhtar I, 10. Özen göstermeyenin abdesti geçerli olur mu? Abdestte, yüzü, dirseklerle birlikte kolları yıkamak, başı mesh etmek ve ayakları topuklarla birlikte yıkamak farzdır. Yıkanması gereken organların, kuru yer kalmayacak şekilde yıkanması ve başın dörtte birinin mesh edilmesi durumunda abdest geçerlidir. Zaruret olmadan bu organlardan az da olsa bir miktarı kuru kalırsa abdest sahih/geçerli olmaz.. Peygamberimiz, abdest alırken ayaklarını yıkayıp ökçelerine su ulaşmayan birisini gördüğünde “Vay bu ökçelerin ateşten haline” Buhari, Vudu 27, 29; Müslim, Tahare 25, 26, 28 diyerek uyarıda bulunmuştur. Yine Peygamberimiz abdest alıp da ayağında tırnak kadar bir yer kuru kalan birisi yanına geldiğinde ona “Dön de abdestini güzelce al” buyurmuşlardır Müslim, Tahare, 31; Ebu Davud, Tahare, 67; İbn Mace, Tahare, 139. Suyun abdest organlarının tamamına ulaşabilmesi için varsa parmaktaki yüzüğün oynatılması, el, yüz ve ayakta bulunan ve suyun deriye temasını önleyen maddelerin imkan dahilinde çıkartılması gerekir İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 104. Abdestin yukarıda belirtilen farzlarının yanı sıra besmele ile başlamak, niyet etmek, organları üçer defa yıkamak gibi sünnetleri de vardır. Bu sünnetler, abdestin farzlarını tamamlar ve daha fazla sevap kazanmaya vesile olur. Farzları yapmış olmak, alınan abdest için geçerlidir. Ancak abdest alırken özen göstermemek veya abdestin sünnetlerini kasten terk etmek mekruhtur İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, Riyad, 1423/2003, I, 218-219. Gözdeki lens abdest ve gusle engel midir? Gusülde ve abdestte gözün iç kısmını yıkamak farz değildir. Dolayısıyla göze lens takmak gusle ve abdeste engel değildir Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, 1, 67. Kusmak abdesti bozar mı? Hz. Peygamber kusmaktan dolayı abdest aldığı rivayet edilmiştir Tirmizi, Taharet, 64. Ancak bunun ağız dolusu olması gerekir Meydani, el-Lübab, I, 18. Ağız dolusu kusulan şey, ister yemek, ister safra, ister kan olsun, abdesti bozar. Balgam ise tükürük hükmünde olup abdesti bozmaz. Ağız dolusu sayılmanın ölçüsü, gelen kusmuğun zorlanmadan tutulamayacak bir durumda olmasıdır. Aynı mekanda gelip, toplamı ağız dolusu olan kusmukla da abdest bozulur Merğinani, el-Hidaye, I, 14; Mevsıli, el-İhtiyar, I, 10. Şafiilere göre abdest sadece ön ve arkadan çıkan şeylerle bozulur. Bunların dışındaki yerlerden gelen sıvılar abdesti bozmaz. Dolayısıyla onlara göre, kusmakla abdest bozulmaz Maverdi, el-Havi’l-Kebir, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 1414/1994, I, 199-200. Cilde veya tırnaklara yapışan veya sürülen maddeler abdest ve gusle engel olur mu? Gusül veya abdest alırken, yıkanması gereken organların kuru yer kalmayacak şekilde yıkanması gerekir. Aksi halde gusül veya abdest geçerli olmaz. Dolayısıyla, gusledecek veya abdest alacak kimsenin bedeninde veya abdest organlarında suyun ulaşmasına engel olacak bir madde bulunmamalıdır Ali el-Kari, Feth-u Babi’l-İnaye, 1, 31. Ancak mesleğini icra ederken tırnaklarının arasına boya giren boyacı veya tırnaklarının arasına çamur girip de çıkartamayan çiftçi ve benzeri meslek sahipleri bundan müstesnadır İbnu Abidin, er-Reddu’l-muhtar, I, 154; el-Fetava’l-hindiyye, I, 4. Dolayısıyla cilde yapışan ve tırnak aralarında kalan hamur, mum, zamk, boya vb. şeyler abdest ve gusle engel olmaz. Güzellik ya da tedavi maksatlı takma tırnak’ yaptırmak, abdeste ve gusle engel midir? Abdest veya guslün geçerli olması için suyun, bedenin veya abdest organlarının yıkanması gereken kısmın her tarafına ulaşması gerekir. Yıkanması gereken yerlerde kuru yer kalırsa gusül ve abdest geçersiz olur. Abdest alacak veya gusledecek kimsenin bedeninde, suyun deriye ulaşmasını engelleyecek bir şey varsa önce onu gidermesi gerekir Müslim, Tahare, 31; Ebu Davud, Taharet, 99; Ali el-Kari, Fethu babi’l-İnaye, I, 31. Bu itibarla, güzellik amacı ile tırnakların üzerine yapıştırılan yapay tırnaklar suyun kişinin kendi tırnağına ulaşmasına engel olacağı için gusül ve abdeste de engel olur. Ancak tedavi amacı ile zorunlu olarak bedene takılan veya yapıştırılan kalıcı materyal ise suyun bedene ulaşmasına engel olsa bile, gusül ve abdeste engel olmaz. Böyle durumlarda takılan veya yapıştırılan şeyin üstünün yıkanması, bu da mümkün olmazsa üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Çıkarılıp takılabilen tırnakların ise abdest ve gusül için çıkartılıp altlarının yıkanması gerekir. Diş doldurtmak veya kaplatmak abdest ve gusle engel olur mu? Tedavi amacıyla diş doldurmak veya kaplatmak caiz olup abdest ve guslün sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak çıkarılıp takılabilen/sabit olmayan dişlerin gusül abdesti esnasında ağzı yıkarken mazmaza çıkarılması gerekir. Diş dolgusu yapıldıktan ve dolguyu korumak için üstü de kaplandıktan sonra, dolgu ve kaplamanın dışı, dişin dış kısmı hükmünü alır. Bu sebeple, ağız yıkanınca, kaplama yapılan dişler de yıkanmış sayılır. Bu nedenle kişi, gerektiğinde tedavi amaçlı olarak dişlerine dolgu veya kaplama yaptırabilir ve abdest ya da gusül alıp, ibadetlerini yapabilir. Yapılan bu işlem tedavi amaçlı ve zorunlu olduğundan, mezhepler arasında bir ihtilaf söz konusu değildir. Diş dolgusu veya kaplaması konusundaki ihtilaflar, guslün veya abdestin geçerli olup-olmayacağı konusuyla alakalı bir durum değildir. Çıkan dişin yerine bağlandığında kullanılan tel veya başka bir madde, çok sıkı bağlanacağı için, suyun altına girmesine engel olur. Buna rağmen fukaha, kopan dişi yerine bağlatmanın caiz olduğunda görüş birliği içindedirler. Abdest alan kimseye selam verilebilir mi? Selam dinimizin çok önem verdiği simgelerden birisidir. Hz. Peygamber selamlaşmanın, Müslümanlar arasında sevginin yayılmasına sebep olacağını bildirmiştir Ebu Davud, Edeb, 134. Ancak selam verildiği takdirde selama karşılık veremeyecek durumda olan kimselere selam vermek uygun değildir. Mesela, ezan, Kur’an-ı Kerim ve hutbe okuyana, hutbe dinleyenlere selam vermek mekruh kabul edilmiştir. Ancak avret mahalli örtülü bir şekilde banyo yapan kimsenin, kendisine verilen selamı alması caizdir İbn Nüceym, Bahru’r-raik, Beyrut, ts. I, 272. Zira, bir gün Hz. Peygamber kızı Fatıma’nın hazırladığı örtünün arkasında guslederken kendisine selam verilmiş, O da “merhaba” diyerek karşılık vermiştir. Abdest de ibadete hazırlık ve bir yönü ile ibadet sayıldığından abdestle meşgul olan kimseye selam vermemek daha uygundur. Abdest organlarını elbiseyle kurulamanın veya abdest suyunun elbiseye sıçramasının sakıncası var mıdır? Abdest ve gusülde kullanılmış sulara ma-i musta’mel’ kullanılmış su denir. Kullanılmış su’ hükmi kirliliği giderme özelliğini yitirmiş olsa bile, necis sayılmaz. Bu sebeple bu tür sular bulaşmış olduğu yeri kirletmiş olmaz. Bununla beraber abdest alan kimsenin, hijyen ve temizlik açısından bu gibi suların, üzerine sıçramasından kaçınmaya özen göstermesi ve abdestten sonra, kağıt veya havlu gibi şeylerle kurulanması uygun olur. Bu imkan bulunamadığında, ihtiyaç halinde kişi elbisesiyle abdest organlarını kurulayabilir. Abdest bitmeden önce, yıkanan organı kurulamak caiz midir? Abdest alan kişi, abdest organlarındaki ıslaklığı havlu vb. bir şeyle kurulayabileceği gibi, kurulamadan da bırakabilir. Kurulanmayı abdestin sonuna bırakmak sünnettir. Zira Rasulüllah abdest aldıktan sonra yüzünü kuruladığı bir havlusunun bulunduğu rivayet edilmektedir Tirmizi, Taharet, 40. Abdest alırken tüm organları ara vermeksizin peş peşe yıkamak vila da Hanefi mezhebine göre sünnet olduğundan Mevsıli, İhtiyar, İstanbul, ts. I, 9; İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, Beyrut, 1421/2000, I, 156, bir özür olmaksızın abdest bitmeden yıkanan organların kurulanması durumunda, sünnet terk edildiği için mekruh işlenmiş olur. Ancak abdest alan kişi, abdest esnasında bir organını yıkadıktan hemen sonra, alerji vb. özür sebebi ile kurulama ihtiyacı duyarsa, bunu yapmasında bir sakınca olmaz. Abdest alırken diş etinde kanama meydana gelen kişinin abdesti bozulur mu? Bedendeki bir yaradan çıkıp yaranın dışına akan kan abdesti bozar. Ancak diş etinden çıkan kan, karıştığı tükrüğün yarısı veya daha fazlası kadar ise abdesti bozar Mevsıli, İhtiyar, İstanbul, ts. I, 10. Şafiilere göre ise abdest, sadece ön ve arkadan çıkan şeylerle bozulur. Bunların dışındaki yerlerden gelen sıvılar abdesti bozmaz. Dolayısıyla diş eti kanamasıyla abdest bozulmaz Maverdi, el-Havi’l-Kebir, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 1414/1994, I, 199-200. Abdestli iken az da olsa uyumak abdesti bozar mı? Yan üstü yatarak, bağdaş kurarak, dirseklere dayanarak, ayakları yan tarafa çıkarıp oturarak, namaz dışında secde haline geçerek uyumak veya oturup dayandığı şey alındığı takdirde düşecek derecede bir şeye yaslanarak uyumak abdesti bozar. Ancak, uyku ile uyanıklık arasındaki hal, oturağı tamamen yere yerleştirerek uyumak veya bir yere dayanmadan uyumak abdesti bozmaz Mevsıli, el-İhtiyar, I, 10.
Orucu bozan şeyler neler? Kaza gerektiren durumlar neler? Orucun temel unsuru, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak, nefsi bunlardan mahrum bırakmak olduğu için, oruçlu iken bunlar ve bu anlama gelecek davranışlar orucu bozar. Peki Unutarak yemek yemek, su içmek orucu bozar mı? İşte konu hakkında tüm detaylar...UNUTARAK YEMEK YEMEK, SU İÇMEK ORUCU BOZAR MI?Unutarak Yemek Içmek orucu bozmaz. Hz. Peygamber “Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir.” Buhârî, Savm, 26 yiyip içen kimse, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkamalı ve orucuna devam etmelidir. Oruçlu olduğu hatırlandıktan sonra mideye bir şey inerse, oruç bozulur Merğînânî, el-Hidâye, II, 253-254.Orucu Bozan Şeyler ve Kaza Gerektiren Durumlar 1- Boğaza kar ve yağmur kaçması, 2- Astım spreyi kullanmak, 3- Zorla bozdurulmak, 4- Buruna sıvı ilaç koymak, 5- Burnuna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.] 6- Mukimken oruca başlayıp, sefere çıkınca yiyip içmek, 7- Ud ağacının, amberle tütsülenip dumanının çekilmesi, 8- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek, 9- Kulağın içine ilaç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak, 10- Derideki açık yaraya konan sıvı veya katı ilacın sindirim yoluna girmesi, 11- Vücuda ilaç şırınga etmek, 12- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak, 13- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması, 14- İmsak vaktinin bittiğini bilmeden yiyip içmek, 15- Güneş battı zannederek orucunu bozmak, 16- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak, 17- Buruna çekilen suyun ağızdan çıkması, 18- Abdest alırken boğaza su kaçması, [Hanbelî’de bozmaz.] 19- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak, 20- Makattan veya kadınların önden fitil kullanması, 21- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek, 22- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu kasten bozması, 23- Denize girince veya guslederken makattan su girmesi, [Hanbelî’de bozmaz.] 24- Dil altına konan ilacı emmek, 25- Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi, 26- Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması, 27- Lavman yaptırmak, [Mâlikî’de bozmaz.] 28- Özel olarak su buharı teneffüs etmek, 29- Burundan genze giden kanı yutmak, 30- Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak, 31- Açlığa veya susuzluğa gerçekten dayanamayarak yiyip içmek. [Kefaret gerekip gerekmeyeceğini bilmeyen, ihtiyaten küçük bir kağıt parçasını veya çiğ pirinç tanesini susuz yutarak orucunu bozmalı. Sonra yiyip içebilir.] 32- Basur memesinin, taharetlendikten sonra, ıslak olarak içeriye girmesi, 33- Mastürbasyon yapmak, 34- Yaş parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Hanbeli’de bozmaz.] 35- Seferde iken kasten orucunu bozana kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir. Çünkü seferde oruç tutmak farz değildir. 36- Kasten orucunu bozan, sonradan oruç tutmamayı mubah kılacak bir hâl başına gelse, mesela kadının hayzı başlasa yahut oruç tutamayacak kadar hastalansa yalnız kaza gerekir. Fakat orucunu bozup sefere çıksa, kefaret gerekir; çünkü sefere çıkmak semavi bir özür değildir. 37- Oruçlunun ağzına giren gözyaşı veya ter, çok olur da, tuzluluğunu ağzının her yerinde duyar ve yutarsa orucu bozulur. Yutmayıp tükürürse bozulmaz. Unutarak yemek içmek orucu bozar mı? Unutarak yemek içmek orucu bozmaz. Hz. Peygamber “Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir.” Buhârî, Savm, 26 buyurmuştur. Unutarak yiyip içen kimse, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkamalı ve orucuna devam etmelidir. Oruçlu olduğu hatırlandıktan sonra mideye bir şey inerse, oruç bozulur Merğînânî, el-Hidâye, II, 253-254. Diş fırçalamak orucu bozar mı? Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 220. Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa macun kullanılmaması uygun olur. Öpüşmek orucu bozar mı? Oruçlu olan kimse orucu bozacak şeylerden kaçındığı gibi orucun sevabını azaltacak şüpheli durumlardan da kaçınmalıdır. Ramazanda oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmakla oruç bozulur, hem kaza ve hem de keffâret gerekir Buhârî, Savm, 30. Eşlerin birbirlerini öpmeleri veya sarılmalarıyla oruçları bozulmaz. Ancak bu durumda boşalma meydana gelirse oruç bozulur ve güne gün kaza gerekir Merğınânî, el-Hidâye, II, 256. Denize girmekle oruç bozulur mu? Ağız ve burundan su kaçırmamak kaydıyla denize girmekle oruç bozulmaz. Fakat denize giren kimse, yüzme esnasında gelen dalgalar karşısında veya başka bir şekilde su yutabilir. Bu itibarla oruçlu iken denize girmekten kaçınmak daha ihtiyatlıdır. Yıkanmak orucu bozar mı? Ağız ve burnundan su girip de sindirim organına ulaşmadıkça oruçlu kimsenin yıkanması, orucuna zarar vermez. Nitekim Hz. Âişe ve Ümmü Seleme, Hz. Peygamberin Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir Buhârî, Savm, 25. Bu itibarla, ağız ve burundan mideye su kaçırmamak şartıyla oruçlu kişi yıkanabilir el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 220. Oruçlu iken kan vermek ve vücuda kan almak orucu bozar mı? Ramazan’da oruçlu iken kan verenin orucu bozulmaz İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 50-52. Vücuda kan almak ise, beslenme, gıda alma kapsamına girdiği için orucu bozar. Kan vermenin orucu bozup bozmaması ile ilgili olarak birbirine zıt iki rivayet vardır. Bunlardan birine göre Hz. Peygamber “Hacamat yapanın ve yaptıranın vücuttan tedavi maksadıyla kan alanın ve aynı amaçla vücudundan kan aldıranın orucu bozulur.” Ebû Dâvûd, Savm, 28 buyurmuştur. Öte yandan Resûlullah’ın oruçlu iken hacamat yaptırdığı rivayet edilmiştir Buhârî, Savm, 32; Ebû Dâvûd, Savm, 29. Bu iki hadisi birlikte değerlendiren bilginlerin çoğu, birinci hadisi “Hacamat yapan kişinin, kanı özel alet ile emerken ağzına kaçırabileceği, hacamat yaptıran ise kan verdiği için zayıf düşerek hasta olabileceği için oruçları bozulma tehlikesi ile karşı karşıya kalır.” şeklinde yorumlamış ve ikinci hadisi esas alarak kan vermenin orucu bozmayacağı sonucuna varmışlardır. Cünüp iken tutulan oruç geçerli midir? Cünüplük oruç tutmaya engel değildir. İster cünüp olmayı gerektiren hâl, oruca başlanmadan gerçekleşmiş olsun, ister ihtilam olma gibi orucu bozmayan bir sebeple oruçlu iken gerçekleşmiş olsun fark etmez. Ancak cünüp olan kişi, bir an önce yıkanıp temizlenmelidir. Cünüp iken üzerinden bir namaz vakti geçmemelidir. Guslün bir namaz vaktinden daha fazla süreyle ertelenmesi günahtır. Çünkü geciktirilirse namaz terk edilmiş olur İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 372. Ağda veya epilasyon yaptırmak oruca engel olur mu? Vücuttaki kılların hangi yolla olursa olsun alınması orucu bozmaz. Çünkü oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Kıl almak veya aldırmak bunların kapsamında olmadığından orucu bozmaz. Burada şu husus da belirtilmelidir ki, kadının erkeğe karşı avret mahalli eller, ayaklar ve yüzü hariç tüm bedenidir. Kadının kadına karşı avret mahalli, diz kapağı ile göbek arasıdır. Zaruret ve ihtiyaç olmadan bu yerlerin dışındaki bölgelerin başka kadınlara veya erkeklere gösterilmesi caiz değildir. Bu itibarla ağda veya lazerle epilasyon yaptırmak isteyen kişinin, erkek olsun kadın olsun yabancı bir kişiye avret mahallini açması helal olmadığı gibi, bu işlemi uygulayan kişinin de bu kısma bakması ve dokunması helal değildir Merğînânî, el-Hidâye, VII, 187,194-195. Sakız çiğnemek orucu bozar mı? Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar dikkat edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınmak mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek orucu bozar İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 395, 396. Öte yandan, hangi sakızın orucu bozmayan türden olduğu bilinemeyeceğinden oruçlu iken sakız çiğnemekten sakınılmalıdır. Ağız spreyi kullanmak oruca zarar verir mi? Ağız ve burundan alınıp mideye ulaşan her şey orucu bozar. Bu itibarla, ağız kokusunu önlemek veya diş ağrısını gidermek maksadı ile ağza sıkılan sprey ve benzeri maddeler yutulur da mideye ulaşırsa orucu bozar, yutulmazsa bozmaz. Makyaj yapmak ve saç boyamak orucu bozar mı? Oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Makyaj, saç boyamak ve saç bakımı bu kapsamda olmadığından orucu bozmaz. Nikotin bandı orucu bozar mı? Nikotin bandı orucu bozmaz. Kural olarak orucu bozan şeyler, vücuda normal yollarla giren maddeler ve cinsel ilişkidir. Vücuda sürülen yağ, merhem gibi maddeler, deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Diğer taraftan bu işlem yeme, içme ve beslenme anlamına da gelmemektedir Bak. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî’, II, 98; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 366-367. Böbrek taşı kırdırmak orucu bozar mı? Oruçlu olan bir kimsenin, vücuduna gıda verici bir madde enjekte edilmeden böbrek taşı kırdırmasıyla orucu bozulmaz. Bu operasyon esnasında böbreklere kan akması da orucu bozmaz. İnsülin iğnesi orucu bozar mı? İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Ağrı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar. Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi bu nitelikte olmadığı için orucu bozmaz. Diğer yandan ehil doktorların, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan’da oruç tutmayabilir. Böyle bir kişi, eğer iyileşme ihtimali varsa orucunu daha sonra kaza etmek üzere bırakır; böyle bir ihtimal yoksa Ramazan ayının her günü için birer fidye verir. İnsüline bağımlı olarak yaşayan hastaların da oruç tutmaları sağlıklarına zarar veriyorsa oruç tutmayabilirler. Tutamadıkları oruçlarının sayısınca her gün için bir fidye verirler. Damardan verilen radyoaktif madde orucu bozar mı? Bazı hastalıkların teşhisi amacıyla hastalara damar yoluyla besleyici niteliği olmayan radyoaktif maddenin verilmesi orucu bozmaz. Çünkü bu şekilde verilen söz konusu madde besleyici ve vücudu kuvvetlendirici mahiyet taşımamaktadır. Göz damlası orucu bozar mı? Konunun uzmanlarından alınan bilgilere göre, göze damlatılan ilaç, miktar olarak çok az 1 mililitrenin 1/20’si olan 50 mikrolitre olup bunun bir kısmı gözün kırpılmasıyla dışarıya atılmakta, bir kısmı gözde, göz ile burun boşluğunu birleştiren kanallarda ve mukozasında mesâmat gözenekler yolu ile emilerek vücuda alınmaktadır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla göz damlası orucu bozmaz. DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Kâsânî, Bedâî’, II, 98. Anestezi orucu bozar mı? Anestezi acı ileten sinir yolları üzerinde iletimin değişik seviyelerde engellenmesi demektir. Lokal, bölgesel ve genel anestezi olmak üzere, üç türlü anestezi vardır. Küçük ameliyatlarda ameliyat bölgesinin yakın çevresine iletimi engelleyen ilaçların verilmesi ile oluşan anesteziye lokal anestezi sınırlı uyuşturma denir. Vücudun daha geniş bölgeleri, örneğin belden aşağısı veya bir yarısı iletimin omurilik düzeyinde engellenmesi için omuriliğe veya omuriliğe varmadan geniş bir sinir grubunun oluşturduğu bağlantı yerleri üzerine ilaç verilerek oluşturulan anesteziye bölgesel anestezi denir. Hastanın uyutulup ağrının duyulması beyin düzeyinde engellenirse, bu tür anesteziye genel anestezi denir. Anestezi, nefes yolu veya iğne ile vücuda ilaç verilerek oluşturulmaktadır. Nefes yolu veya iğne ile yapılan anestezi, mideye ulaşmadığı gibi, yeme-içme anlamı da taşımamaktadır. Ancak bölgesel ve genel anestezide, acil durumlarda ilaç ve sıvı vermek amacıyla damar yolu açılarak, bu açıklık işlem süresince serum vermek suretiyle sağlanmaktadır. Bu itibarla, lokal anestezi sınırlı uyuşturma orucun sıhhatine engel değildir. Bölgesel ve genel anestezide serum verildiği için oruç bozulur DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî’, II, 98. Kulak damlası orucu bozar mı? Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, ilaç boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağa damlatılan ilaç orucu bozmaz. Kulak zarında delik bulunsa bile, kulağa damlatılan ilaç, kulak içerisinde emileceği için, ilaç ya hiç mideye ulaşmayacak ya da çok azı ulaşacaktır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla kulak damlası orucu bozmaz DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263; Kâsânî, Bedâî’, II, 98; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 367, 376. Kulağın yıkattırılması orucu bozar mı? Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, su boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağın yıkattırılması orucu bozmaz. Ancak kulak zarının delik olması durumunda, kulak yıkattırılırken suyun mideye ulaşması mümkündür. Bu itibarla, yıkama sırasında suyun mideye ulaşması hâlinde oruç bozulur DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263; Kâsânî, Bedâî’, II, 98; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 367, 376. Diyaliz uygulamalarında oruç bozulur mu? Böbrek yetmezliği hastalarına uygulanan diyaliz, periton diyalizi, hemodiyaliz olmak üzere iki çeşittir. Periton diyalizi, karın boşluğuna verilen özel bir solüsyon aracılığı ile hastanın kendi karın zarı kullanılarak kanın zararlı maddelerden arındırılması ve sıvı dengesinin sağlanması işlemidir. Hemodiyaliz ise, kanın vücut dışında bir makine yardımı ile temizlenip vücuda geri verilmesi işlemidir. Kan bir iğne aracılığı ile hastanın kolundan alınır. Hemodiyaliz makinası, diyalizör denen bir filtreden kanı sürekli geçirerek zararlı maddeleri ve fazla suyu filtre eder. Filtre edilen temiz kan ikinci bir iğne ile hastanın damarına geri verilir. Bu işlem yapılırken bazen, gıda içerikli sıvı verilmesi gerekmektedir. Buna göre hastaya herhangi bir sıvı maddesi verilmeden gerçekleştirilen hemodiyalizde oruç bozulmaz. Diğer diyaliz çeşitlerinde ise, vücuda gıda içerikli sıvı verildiği için oruç bozulur DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî’, II, 98. Trombosit temini için kan vermek orucu bozar mı? Konunun uzmanlarından alınan bilgiye göre; kandaki trombosit, normal kan verme yoluyla veya aferez cihazı vasıtasıyla elde edilmektedir. Normal kan verme yöntemiyle trombosit alımında sadece kan vermek söz konusudur. Hz. Peygamberin oruçluyken kan aldırdığı yönündeki rivayetleri değerlendiren İslam âlimleri kan verenin orucunun bozulmayacağını ifade etmişlerdir Buhârî, Savm, 32; Ebû Dâvûd, Savm, 29; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 50-52. Aferez cihazıyla trombosit alımında ise kan bağışçısının bir kolundan cihaz vasıtasıyla kan çekilir ve kandaki trombositler cihaz içinde ayrıştırılarak diğer koldan bağışçıya tekrar geri verilir; kanın pıhtılaşmasını önlemek için de cihaz setinin içi iki farklı serumla doldurulur. Vücuda kan ve serumun verildiği bu uygulama orucu bozar. Aferez cihazıyla trombosit vermek isteyen bağışçıların bunun yerine normal kan verme yöntemini kullanmaları veya iftar ile sahur arasında bu uygulamayı tatbik ettirmeleri gerekir. Anjiyo yaptırmak orucu bozar mı? Halk arasında anjiyo olarak bilinen operasyon, teşhis ve tedaviye yönelik olarak uygulanmaktadır. Anjiyografi vücut damarlarının görüntülenmesi demektir. Damar içine damarların görünür hâle gelmesini sağlayan ve kontrast madde olarak tanımlanan ilaç verilerek, anjiyogram adı verilen filmler elde edilir. Anjiyografi sayesinde organları besleyen damarlar görüntülenerek damar hastalıkları veya bu damarlardan beslenen organlara ait tanı koydurucu bilgiler edinilir. Tedaviye yönelik olarak uygulanan anjiyonun klasik yöntemi anjiyoplastidir. Bu ise, dar veya tam tıkalı damarların balon ya da stent denilen özel araçlarla tekrar açılması için yapılır. Bu bilgiler ışığında gerek anjiyografi, gerekse anjiyoplasti operasyonlarında yemek ve içmek anlamı bulunmadığından, oruç bozulmaz DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Kâsânî, Bedâî’, II, 98. Biyopsi yaptırmak orucu bozar mı? Tahlil amacıyla vücudun herhangi bir organından parça alınması biyopsi, orucu bozmaz DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263-264, Kâsânî, Bedâî’, II, 98. Dilaltı hapı orucu bozar mı? Bazı kalp rahatsızlıklarında dil altına konulan hap, doğrudan ağız dokusu tarafından emilip kana karışarak kalp krizini önlemektedir. Söz konusu hap ağız içinde emilip yok olduğundan mideye bir şey ulaşmamaktadır. Bu itibarla, dilaltı hapı kullanmak orucu bozmaz DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar. Burun damlası orucu bozar mı? Tedavi amacıyla buruna damlatılan ilacın bir damlası, yaklaşık 0, 06 cm3 tür. Bunun bir kısmı da burun çeperleri tarafından emilmekte, çok az bir kısmı mideye ulaşmaktadır. Bu da, mazmazadan ağzı su ile çalkalamadan sonra ağızda kalan rutubette olduğu gibi orucu bozacak düzeyde görülmemiştir. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla burun damlası orucu bozmaz DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar. Aşı olmak veya iğne yaptırmak orucu bozar mı? Oruç; yemek, içmek, cinsel ilişki ve bunların kapsamına giren şeylerle bozulur. Bu sebeple, besin değeri taşımayan aşılar orucu bozmaz. Tedavisi devam eden hastalar, sağlıklarına kavuşup tedavileri sona erinceye kadar oruçlarını erteleyebilirler. Bununla birlikte, Ramazan ayında herkesle birlikte oruca devam etmeyi arzu ediyorlar ve oruç tutmalarına da başka bir engel bulunmuyorsa iğnelerini iftardan sonra yaptırmaları yerinde olur. Bu imkâna sahip olmayanlar, tedavi ve aşı amaçlı iğne yaptırabilirler. Ancak, oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptıranların, ağızdan aşı alanların damardan serum ve kan verilenlerin orucu bozulur. Daha sonra bu oruç kaza edilir. Akupunktur tedavisi orucu bozar mı? Oruç, imsak vaktinden iftar vaktine kadar ibadet niyetiyle yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak suretiyle yapılan bir ibadettir Bakara, 2/187. Akupunktur, vücutta belirli noktalara iğne batırarak çeşitli hastalıkları tedavi etme metodudur. Orucu bozan şeyler kapsamında olmadığı yani vücudu beslemesi ve gıdalandırması söz konusu olmadığından akupunktur yaptırmak orucu bozmaz. Merhem ve ilaçlı bant kullanmak orucu bozar mı? Deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla vücuda sürülen yağ, merhem ve benzeri şeyler emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Diğer taraftan bu işlem, yeme içme anlamına da gelmemektedir. Bu itibarla, deri üzerine sürülen merhem, yapıştırılan ilaçlı bantlar orucu bozmaz DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî’, II, 98; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 366, 367. Diş tedavisi yaptırmak orucu bozar mı? Sırf diş tedavisi sebebi ile oruç bozulmaz. Tedavinin ağrısız gerçekleşmesi için yapılan enjeksiyonlar da beslenme amacı taşımadığı için orucu bozmazlar. Ancak tedavi sırasında yapılan başka işlemler sebebi ile -mesela ağız su ile çalkalanırken- boğaza su, kan veya tedavide kullanılan maddelerden biri kaçarsa oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir. Kusmak orucu bozar mı? Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu orucu bozmaz. Aynı şekilde mideden ansızın ağza yükselip tekrar mideye dönen şeyler de oruca zarar vermez. Kişinin kendi isteği ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur. Hz. Peygamber “Oruçlu kimse kendisine hâkim olamayarak kusarsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin.” Ebû Dâvûd, Savm, 32; Tirmizî, Savm, 25 buyurmuştur. Bununla birlikte, kustuğu için orucu bozuldu zannıyla yemeye içmeye devam eden kimsenin orucu bozulur. Böyle bir kimseye keffâret değil, gününe gün kaza gerekir İbnü’l-Hümâm, Feth, II, 332; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 226. Abdest alırken boğaza su kaçarsa oruç bozulur mu? Orucun bozulması konusunda hata; abdest sırasında ağzını çalkalarken isteği dışında boğazına su kaçması örneğinde olduğu gibi, orucu bozan fiilin orucu bozma kastına dayalı olmayarak meydana gelmesidir. Orucu bozan fiilin hataen yapılması orucu bozar ve yalnızca kazayı gerektirir. Hataen boğaza su kaçması, oruçlu bulunulduğu hatırda değilken meydana gelirse, unutarak yapılmış hükmünü alır ve oruç bozulmaz el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 222. Bir sahabî Resûlullah’a “Ey Allah’ın Resulü! Oruçlu iken unutarak yiyip içtim. Orucum bozuldu mu?” diye sormuş. Resûlullah da, “Hayır bozulmadı Allah seni yedirip içirdi.” Ebû Dâvûd, Savm 39 cevabını vermiştir. Şafii mezhebine göre ise; abdest veya gusül alırken ağız ve buruna az miktarda alınan su, elde olmayarak boğazdan inerse oruç bozulmaz. Ancak serinlemek veya suyla oynamak ya da abdest ve gusülde gereğinden fazla abartılı bir şekilde ağza ve buruna su almak gibi meşru olmayan bir sebeple su boğazdan aşağı inerse oruç bozulur. Çünkü bu durumda oruçlu kişi kendisine emredilmeyen bir işi yapmıştır Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 629-630. Orucu Bozmayan DurumlarUnutarak yemek içmek ve cinsî münasebette bulunmak. Unutarak yapılan bu işler orucu bozmaz. Ancak oruçlu olduğunu hatırladığı anda, bu işleri yapmayı bırakması Birinin unutarak yiyip içtiği görülürse, eğer yiyip içen adam, güçsüz, zayıf ve ihtiyar birisi ise hatırlatmamak daha iyidir. Zira bu, Allah'ın, o kimseye, güçsüzlüğüne merhameten orucunu unutturmak suretiyle ikram ettiği bir rızıktır. Unutarak yiyip içen kimse güçlü, kuvvetli biri ise hemen Uyurken ihtilâm Hanımını öpmek, elle tutmak, okşamak.. Bu durumda meni gelmedikçe oruç Kadına el sürmeden sadece bakmak veya şehevî konuları düşünmek sebebiyle tahrik olup meninin Geceden cünüp olan kimsenin, yıkanmayı sahurdan sonraya, oruçlu vaktine Ağza gelen balgamı Kafasından burnun içine gelen akıntıyı çekip Denize, yahut başka bir suya dalınca, kulağa su İstek dışı olarak boğaza sigara dumanı gibi keyif verici bir duman Boğazına toz veya sinek kaçmak. Gözyaşı veya yüz teri ağza girecek olsa, eğer bir-iki damla kadarsa orucu bozmaz. Ancak tuzluluğu bütün ağız içinde hissedilecek kadar çok olup oruç hatırda iken yutulursa orucu Sahurdan dişleri arasında kalmış nohut tanesinden küçük bir şeyi yutmak.. Nohut tanesinden büyük olursa orucu Hariçten susam veya buğday tanesi kadar bir şeyi ağzına alıp yavaş yavaş ve tadı boğazına varmayacak şekilde çiğneyip yok Kendiliğinden gelen kusuntu, yine kendiliğinden geriye gitse, ağız dolusu bile olsa orucu bozmaz. Kusma isteğiyle ağza getirilen az miktardaki kusmuk ise kendiliğinden içeri gitse orucu bozmaz. Fakat miktarı ağız dolusu ise orucu Kan Göze sürme Derideki gözeneklerden içeri giren şeyler orucu bozmaz. Buna binaen, vücuda sürülen yağ veya yıkanılıp soğukluğu içeri nüfuz eden su, orucu bozmaz. Çünkü bunlar yoluyla içeri Baş veya karındaki bir yaraya konulan ilâç, vücuttan içeri girmedikçe oruç bozulmaz.
Namaz, Müslüman’a farz kılınan ibadetlerden birisidir. Yüce Allah’a kul olmanın sembolü namaza doğru hazırlanmak ve namaz esnasında doğru davranışlarda bulunmak gerekir. Namazın rükünlerinden veya şartlarından herhangi birinin eksikliği durumunda namaz bozulur. Peki, namazı bozan şeyler nelerdir? Hangi durumlarda namaz bozulur? Sizler için, Diyanet'in İlmihal-1 "İman ve İbadetler" kitabında yer alan bilgilere göre, namazı bozan şeyler hakkında merak edilenleri derledik. Namazın bozulmuş olacağı fâsid veya bâtıl tabirleriyle ifade edilir. Rükün ve şartların eksikliği dışında ayrıca kaçınılması, yapılmaması gereken bazı durum ve davranışlar vardır ki, bunların hepsine birden "müfsidât-ı salât" namazı bozan şeyler denir. NAMAZI BOZAN ŞEYLER NELERDİR? Namazda gerek bilerek gerekse yanılarak veya yanlışlıkla konuşmak namazı bozar. Konuşmak, birine seslenmek, hitap etmek şeklinde olabileceği gibi birine selâm vermek, merhaba demek, verilen selâma sözlü olarak karşılık vermek veya aksırana "yerhamükellah" veya "çok yaşa" demek şeklinde de olur. Bu gibi durumlarda namaz bozulur. Bunların bilerek, isteyerek yapılması ile yanılarak veya yanlışlıkla olması arasında fark yoktur. Namaz kılarken, namazda olduğunu unutarak, dalgınlıkla birinin selâmını diliyle, meselâ "aleykümü's-selâm" diyerek almak namazı bozar. Hz. Peygamber'in ismi anıldığında salavat getiren kimsenin de namazı bozulur. Aynı şekilde cevap kastıyla Kur'an'dan bir âyeti okumak da insanlarla konuşma kapsamına gireceği için namazı bozar. Meselâ iyi bir haber duyduğunda "el- hamdülillah", kötü bir haber duyduğunda "İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn", hayret verici bir şey duyduğunda "sübhânellah" ve girmek için izin isteyene girmemesini anlatmak üzere "Tilke hudûdullâhi felâ takrebûhâ" Bunlar Allah'ın sınırlarıdır; sakın girmeyin âyetini okuyarak mukabele etmek namazı bozar. Namazda dua mahalli olan son oturuşta insanların gündelik ve sıradan konuşmalarına benzer tarzda dua etmenin de namazı bozacağı söylenmiştir. Buna göre meselâ "Ey Allahım, bana baklava, börek yedir; falan hanımla evlendir…" şeklinde dua etmek namazı bozar. Fakat insanların gündelik konuşmalarını andırmayacak şekilde yapılan dualar namazı bozmaz. AMEL-İ KESÎR NEDİR? Amel-i kesîr, çok veya aşırı bir davranışta bulunmak demektir. Amel-i kesîr için net bir sınır çizme imkânı olmamakla birlikte dışarıdan gözlemleyen kişide, namazda olunmadığı izlenimini verecek davranışta bulunmak şeklinde bir ölçü getirilmiştir. Bu bakımdan, namazdayken namaza aykırı, namazdaki eylemlere benzemeyen ve namazla bağdaşmayan bir davranış, namazda olunmadığı izlenimini veriyorsa amel-i kesîr çerçevesine girer. Bununla birlikte Hz. Peygamber namazda iken torunlarının sırtına bindikleri, kucağına geldikleri şeklindeki rivayetlere nazaran, benzer durumlarla karşılaşıldığında, çocukları rencide etmeden, sarsmadan usulca yere koymak veya kenara çekmekle namaz bozulmaz. Biriyle musafaha yapmak, el sıkışmak da amel-i kesîr kapsamına girer. NAMAZ HANGİ DURUMLARDA BOZULUR? NAMAZ ESNASINDA YEMEK YENİR Mİ? Namaza durduktan sonra ağza alınıp yenen şey susam tanesi kadar da olsa namazı bozar. Fakat namaz öncesinde yediği bir şeyden dolayı dişleri arasında kalan bir şeyi yutmak namazı bozmazsa da büyük küçük bir şeyi çiğnemek, ağzında gevelemek namaza aykırı olduğu için namazı bozar. Bu bakımdan sakız çiğnemek veya namaz öncesi ağzına bir şeker alıp şeker eridikçe yutmak namazı bozar. TENAHNUH ETMEK NEDİR? Özürsüz olarak boğaz hırıldatmak tenahnuh etmek, öksürmeye çalışmak. Ancak herhangi bir zorlama olmaksızın doğal olarak öksürmek veya sesindeki hırıltıyı giderip sesi güzelleştirmek, namazda olduğunu anlatmak ve yanlış okuyan imamı uyarmak için öksürmek namazı bozmaz. Üf, tüh diyerek bir şeyi üflemek veya bezginlik göstermek ve uf, puf gibi şeyler söylemek veya ah, oh demek. Ah çekmek, inlemek normal durumda namazı bozmakla birlikte, huşû ve ibadet aşkından olursa namazı bozmaz. GÜLMEK NAMAZI BOZAR MI? Kendisinin duyacağı kadar bir gülme sadece namazı bozar, yakında bulunanların işitebileceği kadar olursa abdest de bozulur. Bu şekilde gülme, bulûğa ermemiş çocukların sadece namazını bozar, abdestini bozmaz. Öteki mezheplere göre namazda kahkaha ile gülmek dahi abdesti bozmaz. NAMAZ ESNASINDA NEREYE BAKILMALI? Namazda iken göze ilişen bir yazıya bakmakla namaz bozulmaz. Fakat karşısındaki Mushaf'tan ezberinde olmayan bir âyeti okumak durumunda, Ebû Hanîfe'ye göre namaz bozulur. Ebû Yûsuf ve Muhammed'e göre ise bu durumda namaz bozulmaz, fakat Ehl-i kitaba benzeyiş söz konusu olduğu için böyle yapmak mekruhtur. Hanbelîler'e göre ezbere bilen için mekruh olmakla birlikte, Mushaf'tan okuyarak namaz kılmak câizdir. SELAMI YANLIŞ VERMEK NAMAZI BOZAR MI? Birinci oturuşu, son oturuş zannederek selâm vermek namazı ifsat etmeyip sadece sehiv secdesi yapmayı gerektirir ise de, kıldığı öğle namazını cuma namazı veya yatsı namazını teravih zannederek veya kendisini seferî zannederek selâm vermek, namazı kesmek kastı taşıdığı için namazı bozar. NECÂSET NAMAZI BOZAR MI? Farkında olmayarak veya unutarak yapılmış olsa bile avret yeri açık iken veya üzerinde namaza mani miktarda bir necâset bulunuyorken bir rükün eda etmek veya bu durumda iken bir rüknün eda edileceği bir sürenin üç defa "sübhânellâh" diyecek kadar süre geçmiş olması durumunda namaz bozulmuş sayılır. İRADE DIŞI GERÇEKLEŞEN DURUMLAR NAMAZI BOZAR MI? Kendi irade ve ihtiyarı dışında gerçekleşen şu durumlarda da namaz bozulur Sabah namazını kılarken güneşin doğması; bayram namazını kılarken zeval vaktinin olması; cuma namazını kılarken ikindi vaktinin girmesi durumunda namaz bozulur. Fakat öğle namazını kılarken ikindi vaktinin girmesiyle öğle namazı bozulmaz. Tertip sahibi olan yani o zamana kadar namazı kazâya kalmamış bir kimsenin, daha önce kılamadığı bir namazı fâite namaz esnasında hatırlaması. Teyemmüm ile namaz kılmakta iken kullanılması mümkün suyu görmesi. Özür sahibi olan/mazereti bulunan kişinin özrünün ortadan kalkması. Mest üzerine meshetmiş olarak namaz kılarken, mesih süresinin dolması durumunda namaz bozulur. Bu süre mukim için bir gün bir gece, yolcu için üç gün üç gecedir. Yine, mesih yaptığı mesti ayağından çıkarması durumunda namaz bozulur. Çünkü üzerine meshettiği mest ayağından çıktığı için abdestsiz konumuna düşmektedir. Namaz kılanın önünden geçilmekle namazı fâsid olmaz; geçenin erkek veya kadın olması arasında fark yoktur. Bu işi bilerek, farkında olarak yapan kişi mükellef ise günahkâr olur. Mekruh olan geçiş, açık alan ve büyük camiye göre namaz kılanın secde mahallinden; küçük mescidde ise karşısından geçmektir. Önünden geçilme ihtimali bulunan yerde namaz kılan kişilerin sütre edinmesi, yani bir sütunu veya baston, şapka ve şemsiye gibi şeyleri siper edinmesi müstehaptır. Cemaatle namaz durumunda imamın sütresi, ona uyanlar için de sütre sayılır. Kâbe'yi tavaf etmek, namaz benzeri bir ibadet sayıldığı için, orada namaz kılarken tavaf edenlere karşı sütre edinmeye gerek yoktur. ABDEST BOZULURSA NAMAZ GEÇERSİZ Mİ SAYILIR? Namaz kılarken herhangi bir sebeple abdest bozulursa namaz da bozulmuş olur. Namaz kılarken bilerek abdest bozucu bir fiil işleyen kişinin namazı bozulur. Ancak bu iş, namazın sonunda yapılmış ise, kişi kendi fiili ile namazdan çıkmış sayılacağı için Hanefîler'e göre namaz bozulmaz. Burun kanaması gibi bir özür durumunda Hanefîler'e göre, bu durumun üzerinden bir rükün eda edecek kadar süre geçmedikçe namaz bozulmaz. Kişi dilerse, en kısa yoldan yeniden abdest alıp gelerek namazına kaldığı yerden devam eder, isterse namazını yeni baştan kılar.
diş arasında kalan yemek namaz abdesti bozar mı