☀️ 3 Kıtalık Aşık Veysel Şiirleri
AşıkYAŞAR REYHANİ’NİN Şiirsel Dünyasının Kökleri -1 AŞIK YAŞAR REYHANİ’NİN ŞİİRSEL DÜNYASININ KÖKLERİ (1) Mustafa CEYLAN BENİ (2) “Ben yeniyim eski mantık olamam Elbette kenara yazarlar beni. Bakın şu üç kıtalık şiirinde “aşkı yazıyorum derken meğer kendimi yazmışım, bir yudum su koymamışım
Sizleriçin derlediğimiz haberimizde Öğretmenler Günü şiirleri ile 24 Kasım 2020 En Güzel, Kısa, Uzun 2,3,4,5,6 kıtalık Öğretmenler Günü şiirlerine ulaşabilirsiniz Hediyenin yanı sıra en güzel şiirleri okumak isteyen öğrenciler için 2 ve 4 kıtalık Öğretmenler Günü şiirlerini derledik. 24 Kasim 2
ŞAİR; YAZAR MURAT KAYIŞ Bu hafta röportaj konuğum Şair Yazar Murat Kayış. 'Seni Sevmeme Beş Dakika Kalmıştı” isimli yeni şiir kitabı raflarda okuyucularıyla buluşuyor. Murat Bey, asgari bir yaşamın içinde azami düşünceleri olan,
~ DERSAADET SÖZLüGüÜçüncü katta ise Kütüphane ve DokümantasyonMerkezi var.Divanyolu Caddesi No:84 Çemberlitaş 10212 51384581 www.tgc.org.trBASlN YAYlN BİRLİGİKitap yayıncılarının, sorunlarını aşmak içinkurdukları bir dernek.Cağaloğlu YokuşuSaadet İşhanı K.3 No:312 10212 5120497 1 www.basyaybir.orgBAŞBAKANLIK
Benimhayatta en etkilendiğim şiir; Aşık Veysel’in Kara Toprak şiiridir. Hocalarımız muhakkak okumuştur ama öğrencilerimizin o 11 kıtalık şiiri duvarına assa veya her gün okusa yeridir diyebileceğim bir şiirdir. Bizleri mezun olduktan sonra acımasız bir dünya bekliyor. Rekabetin çok ağır olduğu, istihdamın oldukça
MustafaKemal’in gençlik arkadaşı Ali Fethi Okyar’a kurdurduğu Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın, kuruluşundan 99 gün sonra kapattırması üzerine yapılan kaçınılmaz tartışmalar sırasında, Mustafa Kemal aleyhine sayılabilecek fısıltıların kulaktan kulağa
SearchTwitter for arctic monkeys biletix , to find the latest news and global events. Genç erkek spor ayakkabı modelleri Bayrak sevgisi ile ilgili şiirler 4 kıtalık Bayrak sevgisi ile ilgili şiirler 4 kıtalık. Betnano Giriş - Betnano TV - Betnano Mobil. Betnano Giriş - Betnano TV - Betnano Mobil.
Butürkü, Âşık Sıtkı Baba’ya ait dokuz kıtalık bir şiir/türküdür. (1) Âşık Sıtkı Baba’nın bu şiiri NURA DÜŞ OLDUM ayağıyla yazılmış olup birinci kıtası “Çatılmadan yerin göğün binası/Muallâkta iki nura düş oldum/Birisi Muhammed birisi Ali Lahmike lahmi de bire düş oldum” dizeleriyle başlamaktadır.
Bu geleneğin son dönem temsilcileri arasında Aşık Veysel, Murat Çobanoğlu ,Aşık Reyhani, Aşık Şeref Taşlıova ve Aşık Mahzuni'nin önemli bir yeri vardır. 2- Divan Şiiri Geleneği ve Özellikleri Divan edebiyatı, saray ve çevresinde gelişen ve aydın zümreye hitap eden bir edebiyattır.
caption id=attachment_1432 align=alignright width=300] BAKİ YAŞA ALTINOK[/caption] ♦Bu bildiri; Aksaray Valiliği, Aksaray Belediyesi ve Aksaray Üniversitesi
Türkedebiyatında şiir. Türkiye'de genel olarak tüm alanlarda batılılaşma süreci, 1839 yılında ilân edilen Tanzimat Fermanı ile başlamıştır. 1838 - 1860 yılları arasında yetişmiş gençler 1860 yılında sonra Edebiyat alanında batılaşmayı sağlamışlardır.
Tagged aşık veysel orman şiiri . Orman Haftası Şiiri. Orman yurdun temelidir, Nesillerin evvelidir, Her sanatın ilk elidir, Ormandaki varlığa bak. Cumhuriyet Bayramı Uzun Kısa kıtalık ana sınıfı 1.sınıf 2.sınıf 3. sınıf (50) Kızılay Haftası Şiirleri Kısa Uzun 1-2-3-4 Kıtalık Harika (36)
t0wIhDW. Aşık Veysel Şatıroğlu, 25 Ekim 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan Köyü’nde dünyaya geldi, 21 Mart 1973’te bu dünyadan ayrıldı. Aşık Veysel’in Kara Toprak, Uzun İnce Bir Yoldayım gibi önemli şiirlerini, onun fotoğrafları ve Türk ressamların onu resmettiği tablolarıyla birlikte derledik. Aşık Veysel’in Hayatı isimli yazımıza da göz atmanızı öneriyoruz. Saklarım Gözünde Güzelliğini Saklarım gözümde güzelliğini Her neye bakarsam sen varsın orda Kalbimde gizlerim muhabbetini Koymam yabancıyı sen varsın orda Aşkımın temeli sen bir alemsin Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın Merhabasın dosttan gelen selamsın Duyarak alırım sen varsın orda Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar Renklerin içinde nakşını saklar Karanlık geceler aydın şafaklar Uyanır cümle alem sen varsın orda Mevcudatta olan kudreti kuvvet Senden hasıl oldu sen verdin hayat Yoktur senden başka ilanihayet İnanıp kanmışım sen varsın orda Hu çeker iniler çalınan sazlar Kükremiş dalgalar coşar denizler Güneş doğar perdelenir yıldızlar Saçar kıvılcımlar sen varsın orda Veysel’i söyleten sen oldun mutlak Gezer daldan dala yorulur ahmak Sen ağaç misali biz dalda yaprak Meyva çekirdeksin sen varsın orda Rahmi Pehlivanlı Sen Bir Çiçek Olsan Ben Bir Yaz Olsam Her sabah her sabah suya giderken Yar yolunda toprak olsam toz olsam Bakıp dört köşeyi seyran ederken Kara kaş altında ela göz olsam Uğrunu uğrunu giderken yola Nice dilsizleri getirir dile Gövel ördek gibi inerken göle Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam Veysel ördek olsun sen de göl yarim Yeter artık kerem eyle gel yarim Lale sümbül mor menekşe gül yarim Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam Zeki Dinlenmiş Uyandım Kuşların İnce Sesine Uyandım kuşların ince sesine Seherle birlikte iniler durur Ses verdim sesine bilircesine Aşıkın derdini yeniler durur. Baharda çağlayan bulanık sular Durmadan kendini taşlara çalar Eşinden ayrılmış bir geyik meler Dağlar sadâ verir iniler durur Veysel de yaralı geyik gibidir Kapalı dertlere höyük gibidir Ne sarhoştur ne de ayık gibidir Sinesi kös gümüler durur. Zeki Dinlenmiş Gine Mi Ağladın Kirpikler Nemli Gine mi ağladın kirpikler nemli Dostum niçin giyinmişsin karalar Çiğ düşmüş gül gibi yüzünden belli Senin derdin bu sinemi yaralar Aziz dostum seni kimler ağlattı Tecelli derdini derdime kattı Yalan dünya nicelerini ağlattı Kim bilir ki son mekanın nereler Bu can bu cesede girelden beri Aldık başımıza türlü kaderi Çaresiz çaresiz ileri geri Vakit gelir tamam olur sıralar Cefanın sefanın farkı yok bence Eğer düşünürsek inceden ince Her ikisi de son haddine varınca Dümdüz olur iniş yokuş dereler Mihnet-i dünyaya tahammül gerek Kahi ağlayarak kahi gülerek Geçti günüm gözyaşlarım silerek Veysel arar dertlerine çareler Senlik Benlik Nedir Bırak Allah birdir Peygamber Hâk Rabbil alemindir mutlak Senlik benlik nedir bırak Söyleyim geldi sırası Kürt’ü Türk’ü ve Çerkes’i Hep Adem’in oğlu kızı Beraberce şehit gazi Yanlış var mı ve neresi? Kuran’a bak İncil’e bak Dört kitabın dördü de Hâk Hakir görüp ırk ayırmak Hâkikâtte yüz karası Bin bir ismin birinden tut Senlik benlik nedir sil at Tuttuğun yola doğru git Yoldan çıkıp olma asi Yezit nedir, ne kızılbaş Değil miyiz hep bir gardaş Bizi yakar bizim ateş Söndürmektir tek çaresi Kimi ne çeker dilinden Hem belinden hem elinden Hayır ve şer emelinden Hâkikat bunun burası Şu âlemi yaratan bir Odur külli şeye kadir Alevi Sünnilik nedir Menfaattir varvarası Cümle canlı hep topraktan Var olmuşuz emir Hâkk’tan Rahmet dile sen Allah’tan Tükenmez rahmet deryası Veysel sapma sağa sola Sen Allah’tan birlik dile İkilikten gelir belâ Dava insanlık davası? Sami Samioğlu Kardeşim Beni hor görme kardeşim Sen altınsın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz Sen gümüşsün ben saç mıyım? Ne var ise sende bende Aynı varlık her bedende Yarın mezara girende Sen toksun da ben aç mıyım? Topraktandır cümle beden Nefsini öldür ölmeden Böyle emretmiş yaradan Sen kalemsin ben uç muyum? Tabiata Veysel aşık Topraktan olduk, kardaşık. Aynı yolcuyuz yoldaşık Sen yolcusun ben bac mıyım Salınıp Giderken Boyunu Gördüm Salınıp giderken boyunu gördüm Selvi miydi fidan mıydı boy muydu Eğmiş kaşlarını yayını gördüm Kılıç mıydı gamze miydi yay mıydı Güzel keklik gibi geziyor taşta Gören aşıkları yakar ateşte Avazı bülbülde sedası kuşta Keklik miydi turna mıydı toy muydu Taramış zülfünü dökmüş gerdana Yel estikçe dalgalanır her yana Dedim dilber çevir yüzün bak bana Gözleri yıldız al yanaklar ay mıydı Arasan dünyayı bulunmaz eşi Siyah bulut perdelemiş güneşi Ah çekti gözünden sel etti yaşı Deniz miydi derya mıydı çay mıydı Veysel şatır beyan eder derdini Terkedemem ezberini virdini Dilim tutup soramadım yurdunu Yayla mıydı kasaba mı köy müydü Kara Toprak Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sâdık yârim kara topraktır Beyhude dolandım boşa yoruldum Benim sâdık yârim kara topraktır Nice güzellere bağlandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum Her türlü isteğim topraktan aldım Benim sâdık yârim kara topraktır Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek verdi et verdi Kazma ile döğmeyince kıt verdi Benim sâdık yârim kara topraktır Âdem’den bu deme neslim getirdi Bana türlü türlü meyva yedirdi Her gün beni tepesinde götürdü Benim sâdık yârim kara topraktır Karnın yardım kazmayınan belinen Yüzün yırttım tırnağınan elinen Yine beni karşıladı gülünen Benim sâdık yârim kara topraktır İşkence yaptıkça bana gülerdi Bunda yalan yoktur herkes de gördü Bir çekirdek verdim dört bostan verdi Benim sadık yârim kara topraktır Havaya bakarsam hava alırım Toprağa bakarsam dua alırım Topraktan ayrılsam nerde kalırım Benim sâdık yârim kara topraktır Dileğin var ise iste Allah’tan Almak için uzak gitme topraktan Cömertlik toprağa verilmiş Hak’tan Benim sâdık yârim kara topraktır Hakikat ararsan açık bir nokta Allah kula yakın kul da Allah’a Hakkın gizli hazinesi toprakta Benim sâdık yârim kara topraktır Bütün kusurumuzu toprak gizliyor Merhem çalıp yaralarım düzlüyor Kolun açmış yollarımı gözlüyor Benim sâdık yârim kara topraktır Her kim ki olursa bu sırra mazhar Dünyaya bırakır ölmez bir eser Gün gelir Veysel’i bağrına basar Benim sâdık yârim kara topraktır Bu Alemi Gören Sensin Bu âlemi gören sensin Yok gözünde perde senin Haksıza yol veren sensin Yok mu suçun burda senin Kâinatı sen yarattın Her şeyi yoktan var ettin Beni çıplak dışar attın Cömertliğin nerde senin Evli misin ergen misin Eşin yoktur bir sen misin Çarkı sema nur sen misin Bu balkıyan nur da senin Kilisede despot keşiş İsa Allah’ın oğlu demiş Meryem Ana neyin imiş Bu işin var bir de senin Kimden korktun da gizlendin Çok arandın çok izlendin Göster yüzün çok nazlandın Yüzün mahrem ferde senin Binbir ismin bir cismin var Oğlun kızın ne hısmın var Her bir irenkte resmin var Nerde baksam orda senin Türlü türlü dillerin var Ne acaip hallerin var Ne karanlık yolların var Sırat köprün nerde senin Âdemi sürdün bakmadın Cennette de bırakmadın Şeytanı niçin yakmadın Cehennemin var da senin Veysel neden aklın ermez Uzun kısa dilin durmaz Eller tutmaz gözler görmez Bu acayip sır da senin Vatan Sevgisini İçten Duyanlar Vatan sevgisini içten duyanlar Sıtkı ile çalışır benimseyerek Milletine, Ulusuna uyanlar Demez neme lazım, neyime gerek Her ferdin hakkı var, bizimdir Vatan Babamız, dedemiz döktüler al kan Hudut boylarında can verip yatan Saygıyla anarız, şehit diyerek Vatan aşkı ile çalışan kafa Muhakkak erişir öndeki safa Tesir nüfuz olur her bir tarafa Herkes onu büyük tanır severek Olmak istiyorsan dünyada mesut Hakka, halka yarayacak bir iş tut Çalıştır oğlunu, kızını okut İnsan olmak için okumak gerek Vatan bizim, ülke bizim, el bizim Emin ol ki her çalışan kol bizim Ayyıldızlı bayrak bizim, mal bizim Söyle Veysel öğünerek, överek. Yeni Mektup Aldım Gül Yüzlü Yardan Yeni mektup aldım gülyüzlü yârdan Gözletme yolları, gel deyi yazmış Sivrialan köyünden, bizim diyardan Dağlar mor menevşe gül deyi yazmış Beserek’te lâle sümbül yürüdü Güldede’yi çayır çimen bürüdü Karataş’ta kar kalmadı eridi Akar gözüm yaşı sel deyi yazmış Eğlenme gurbette yayla zamanı Mevlâyı seversen ağlatma beni Benek benek mektuptadır nişanı Gözyaşım mektupta pul deyi yazmış Kokuyor burnuma Sivralan köyü Serindir dağları, soğuktur suyu Yâr mendil göndermiş yadigâr deyi Gözünün yaşını sil deyi yazmış Veysel bu gurbetlik kâr etti cana Karıştır göçünü ulu kervana Gün geçirip fırsat verme zamana Sakın uzamasın yol deyi yazmış Sazıma Ben gidersem sazım sen kal dünyada Gizli sırlarımı aşikar etme Lal olsun dillerin söyleme ya da Garip bülbül gibi ah-u zar etme Gizli dertlerimi sana anlattım Çalıştım sesimi sesine kattım Bebe gibi kollarımda yaylattım Hayali hatır et beni unutma Bahçede dut iken bilmezdin sazı Bülbül konar mıydı dalına bazı Hangi kuştan aldın sen bu avazı Söyle doğrusunu gel inkar etme Benim her derdime ortak sen oldun Ağlarsam ağladın gülersem güldün Sazım bu sesleri turnadan m’aldın Pençe vurup sarı teli sızlatma Ay geçer yıl geçer uzarsa ara Giyin kara libas yaslan duvara Yanından göğsünden açılır yara Yar gelmezse yaraların elletme Sen petek misali Veysel’de arı İnleşir beraber yapardık balı Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı Ben babamı sen ustanı unutma. Uzun İnce Bir Yoldayım Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldeyim Gidiyorum gündüz gece Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece Kırkdokuz yıl bu yollarda Ovada dağlarda çöllerde Düşmüşüm gurbet ellerde Gidiyorum gündüz gece Şaşar Veysel iş bu hale Kah ağlaya kah güle Yetişmek için menzile Gidiyorum gündüz gece
Oluşturulma Tarihi Ekim 25, 2018 1020Bugün, Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük ozanlardan birisi olan Aşık Veysel, doğum günü. Aşık geleneğini öncü isimlerinden olan Aşık Veysel, 124. yaş gününde kendi sözleri ve şiirleriyle anılıyor. İşte, Aşık Veysel’in her biri ruhunuza dokunacak sözleri ve şiirleriAşık Veysel Şatıroğlu tüm zamanların en büyük ozanlarından biri. Türkülerini 7’den 77’ye herkese sevdiren Aşık Veysel, Türk müziğinin en güzel ve kıymetli değerleri. Sazıyla, sözüyle hissiyatına herkesi ortak eden Aşık Veysel, bugün de sözleri ve şiirleriyle genç nesle ulaşmaya devam ediyor. 124. yaş gününde Aşık Veysel'in şiirlerinden alıntılanan sözleri ve şiirleri VEYSEL SÖZLERİ- Taş olsam yandım idi. Toprak oldum da Şu geniş dünyaya sığmayan gönül, şimdi bir odaya kapandı Cahil insan gül ise de Dost dost diye nice nicesine sarıldım...- Dünyaya gelmemde maksat ne idi Bir sadık Ne varise sende bende Aynı varlık her bedende Yarın mezara girende Sen toksun da ben Güzelliğin ön para etmez bu bendeki aşk İnan sana değil kastım, cahille sohbeti Bir yar için diyar diyar dolandım. Yoruldum da Çamlıbel’e yaslandım. Irmak oldum çalkalandım bulandım. Duruldum da Çamlıbel’e yaslandım. Gahi gönül oldum yüksekten uçtum. Ferhat oldum aşk uğrunda çalıştım. İrenk irenk çiçeklere karıştım. Dirildim de Çamlıbel’e Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı. Ben babamı sen ustanı unutmaSen Bir Çiçek Olsan Ben Bir Yaz OlsamHer sabah her sabah suya giderkenYar yolunda toprak olsam toz olsamBakıp dört köşeyi seyran ederkenKara kaş altında ela göz olsamUğrunu uğrunu giderken yolaNice dilsizleri getirir dileGövel ördek gibi inerken göleYa bir şahin olsam ya bir baz olsamVeysel ördek olsun sen de göl yarimYeter artık kerem eyle gel yarimLale sümbül mor menekşe gül yarimSen bir çiçek olsan ben bir yaz olsamUzun İnce Bir YoldayımUzun ince bir yoldayımGidiyorum gündüz geceBilmiyorum ne haldeyimGidiyorum gündüz geceDünyaya geldiğim andaYürüdüm aynı zamandaİki kapılı bir handaGidiyorum gündüz geceKırkdokuz yıl bu yollardaOvalarda dağlarda çöllerdeDüşmüşüm gurbet ellerdeGidiyorum gündüz geceŞaşar Veysel iş bu haleKah ağlaya kah güleYetişmek için menzileGidiyorum gündüz geceAğlayalım Atatürk’eAğlayalım Atatürk’eBütün dünya kan ağladıBaşbuğ olmuştu mülkeGeldi ecel can ağladıŞüphesiz bu dünya faniTanrı’nın aslanı haniİnsi cinsi cem’i mahlukHepsi birden ağladıDoğu batı cenup şimalAman tanrım bu nasıl halAtatürk’e erdi zevalAmir memur altın kürsüYas çekip mebsan* ağladıİskender-i ZülkarneyinÇalışmadı bunca leğinHer millet Atatürk deyinCemiyet-i akvam ağladıAtatürk’ün eserleriSöylenecek bundan geriBütün dünyanın her yeriAh çekti vatan ağladıFabrikalar icat ettiAtalığın ispat ettiVarlığın Türk’e terk ettiDöndü çark devran ağladıBu ne kuvvet bu ne kudretVardı bunda bir hikmetBütün Türkler İnönü İsmetGözlerinden kan ağladıTren hattı tayyarelerTürkler giydi hep karalarSemerkand’ı Buhara’larİşitti her yan ağladıSiz sağ olun Türk gençleriÇalışanlar kalmaz geriMareşal Fevzi’nin askerleriOrdular teğmen ağladıZannetme ağlayan gülmezAslan yatağı boş kalmazYalınız gidenler gelmezFelek-el mevt’in elindenHer gelen insan ağladıUzatma Veysel bu sözüDayanmaz herkesin özüKoruyalım yurdumuzuDost değil düşman ağladıGüzelliğin On Par’EtmezGüzelliğin on par’etmezBu bendeki aşk olmasaEğlenecek yer bulamanGönlümdeki köşk olmasaTabirin sığmaz kalemeDerdin dermandır yaremeİsmin yayılmaz alemeAşıklarda meşk olmasaKim okurdu kim yazardıBu düğümü kim çözerdiKoyun kurt ile gezerdiFikir başka başk’olmasaGüzel yüzün görülmezdiBu aşk bende dirilmezdiGüle kıymet verilmezdiAşık ve maşuk olmasaSenden aldım bu feryadıBu imiş dünyanın tadıAnılmazdı VEYSEL adıO sana aşık olmasa.
1. Ağlar Veysel Çıkmaz Sesi 2. Ağlayalım Atatürk’e 3. Ala Gözlü Benli Dilber 4. Aldanma 5. Aşıklar 6. Dostlar Beni Hatırlasın 7. Kara Toprak 8. Kardeşim 9. Uzun İnce Bir Yoldayım Reklam
Aşık Veysel haberleri ilk sayfaArama Sonuçları KÜLTÜR-SANAT2659 Gün 1 Saat 12 dk. önce yayınlandı GENEL2698 Gün 15 Saat 40 dk. önce yayınlandı KÜLTÜR-SANAT2699 Gün 0 Saat 5 dk. önce yayınlandı KÜLTÜR-SANAT2699 Gün 0 Saat 25 dk. önce yayınlandı 1
Büyük halk ozanı Aşık Veysel olarak bilinen Veysel Şatıroğlu 1894 doğumludur. Veysel Şatıroğlu henüz 7 yaşındayken yakalandığı bir hastalıktan dolayı gözlerini kaybetmiştir. Yine aynı hastalık dolayısıyla da hayatını kaybetmiştir. Aşık Veysel Türk Edebiyatı’na kazandırdığı şiir eserleri ile adeta kalplere dokunmuştur. Uzun İnce Bir Yoldayım, Ben O Yar İle Konuştum gibi eserleri ile tanınan Aşık Veysel’in en beğenilen şiirlerini sizler için derledik, buyurun birlikte okuyalım; Aşık Veysel’in En Kısa 14 Şiiri Ben O Yar İle KonuştumSular çağlarken baharda Ben o yar ile konuştum O zaman gönül o yerde Ateş aldı ben tutuştum Sevdası kalbe yer etti Kancasın sineme attı Muhabbetim sevdam arttı Bir tükenmez aşka düştüm Bülbül gibi her dem sabah Durmaz Veysel çeker ah ah Ölüm ayrılıktan mubah Ben bu candan dünden geçtim Uzun İnce Bir Yoldayım Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldeyim Gidiyorum gündüz gece Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece Uykuda dahi yürüyom Kalmaya sebeb arıyom Gidenleri hep görüyom Gidiyorum gündüz gece Kırkdokuz yıl bu yollarda Ovada dağda çöllerde Düşmüşüm gurbet ellerde Gidiyorum gündüz gece Şaşar Veysel işbu hale Gah ağlayan gahi güle Yetişmek için menzile Gidiyorum gündüz gece Gelmez Yola Gidiyorum Selam saygı hepinize Gelmez yola gidiyorum Ne şehire ne de köye Gelmez yola gidiyorum Gemi bekliyor limanda Gideceğim bir ummanda Gözüm kalmadı cihanda Gelmez yola gidiyorum Eşim dostum yavrularım İşte benim sonbaharım Veysel karanlık yollarım Gelmez yola gidiyorum Sen Bir Çiçek Olsan Ben Bir Yaz Olsam Her sabah her sabah suya giderken Yar yolunda toprak olsam toz olsam Bakıp dört köşeyi seyran ederken Kara kaş altında ela göz olsam Uğrunu uğrunu giderken yola Nice dilsizleri getirir dile Gövel ördek gibi inerken göle Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam Veysel ördek olsun sen de göl yarim Yeter artık kerem eyle gel yarim Lale sümbül mor menekşe gül yarim Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam Dün Gece Yar Eşiğinde Dün gece yar eşiğinde giydiğim narincidir Ben dosta karşı dururken dost beni zar incidir Deveyi koyma bostana ırakibi bahçaya Duvarından taş düşürür ayvayı nar incidir Ulu sular akar gelir dalgası kütür kütür Bahriler ummana dalmış ördeği göl incidir Karıncayım kaderince gam yükü bezirganım Yolcular yola gidende kervanı bel incidir Ey Nesimi müstecap kıl çarşına pazarına Bir haramzade türer de cümle şarı incidir Anlatamam Derdimi Dertsiz İnsana Anlatamam derdimi dertsiz insana Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez Derdim bana derman imiş bilmedim Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz Gülü yetiştirir dikenli çalı Arı her çiçekten yapıyor balı Kişi sabır ile bulur kemali Sabretmeyen maksudunu bulamaz Ah çeker aşıklar ağlar zarınan Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan Çağlar deli gönül ırmaklarınan Ağlar ağlar göz yaşların silemez Veysel günler geçti yaş altmış oldu Döküldü yaprağım güllerim soldu Gemi yükün aldı gam ilen doldu Harekete kimse mani olamaz Aldanma Aldanma cahilin kuru lafına Kültürsüz insanın külü yalandır.. Hükmetse dunyanın her tarafına Arzusu hedefi yolu yalandır.. Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz Gül dikende biter diken gül olmaz Vız vız eden her sineğin bal'olmaz Peteksiz arının balı yalandır.. İnsan bir deryadır ilimle mahir İlimsiz insanın şöhreti zahir Cahilden iyilik beklenmez ahir İşlediği amel hali yalandır.. Cahil okur amma alim olamaz Kamillik ilmini herkes bilemez Veysel bu sözlerin halka yaramaz Sonra sana derler deli yalandır. Benden Selam Benden selam söylen vefasız yare Gurbet benim olsun sıla kendine.. Çekilmedik derdimizi bölüşek Yadı ben alayım sıla kendine.. Dökek derdimizi ölçek bölüşek Ne el bize ne biz ele karışak Felek bize gül demezki gülüşek Cefa benim olsun çile kendine.. Çektigim cefalar yar senden geldi Bana bu sitemler kar senden geldi Başımdaki duman kar senden geldi Ben kara bağlayım ala kendine.. Evvelden hastadır yaralı gönlüm Sevdayı mahbuba ereli gönlüm Aşkın gömleğine gireli gönlüm Hicranı Veysel'den n'ola kendine Eğer Görse İdim Göz İle Seni Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı Avlasam çöllerde saz ile seni Bulunmaz dermanı yoktur ilacı Vursam yaralasam söz ile seni Kurulma sevdiğim güzelim deyin Bağlanma karayı alları geyin Ben bir çoban olsam sen de bir koyun Seslesem elime tuz ile seni Koyun olsan otlatırdım yaylada Tellerini yoldurmazdım hoyrada Balık olsan takla dönsen deryada Düşürsem toruma bez ile seni Veysel der ismini koymam dilimden Ayrı düştüm vatanımdan ilimden Kuş olsan da kurtulmazdın elimden Eğer görse idim göz ile seni Gine Mi Ağladın Kirpikler Nemli Gine mi ağladın kirpikler nemli Dostum niçin giyinmişsin karalar Çiğ düşmüş gül gibi yüzünden belli Senin derdin bu sinemi yaralar Aziz dostum seni kimler ağlattı Tecelli derdini derdime kattı Yalan dünya nicelerini ağlattı Kim bilir ki son mekanın nereler Bu can bu cesede girelden beri Aldık başımıza türlü kaderi Çaresiz çaresiz ileri geri Vakit gelir tamam olur sıralar Cefanın sefanın farkı yok bence Eğer düşünürsek inceden ince Her ikisi de son haddine varınca Dümdüz olur iniş yokuş dereler Mihnet-i dünyaya tahammül gerek Kahi ağlayarak kahi gülerek Geçti günüm gözyaşlarım silerek VEYSEL arar dertlerine çareler Kardeşim Beni hor görme kardeşim Sen altınsın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz Sen gümüşsün ben saç mıyım? Ne var ise sende bende Aynı varlık her bedende Yarın mezara girende Sen toksun da ben aç mıyım? Topraktandır cümle beden Nefsini öldür ölmeden Böyle emretmiş yaradan Sen kalemsin ben uç muyum? Tabiata Veysel aşık Topraktan olduk, kardaşık. Aynı yolcuyuz yoldaşık Sen yolcusun ben bac mıyım Dostlar Beni Hatırlasın Ben giderim adım kalır Dostlar beni hatırlasın.. Düğün olur bayram gelir Dostlar beni hatırlasın.. Can kafeste durmaz uçar Dünya bir han konan göçer Ay dolanır yıllar gecer Dostlar beni hatırlasın.. Can bedenden ayrılacak Tütmez baca yanmaz ocak Selam olsun kucak kucak Dostlar beni hatırlasın.. Ne gelsemdi ne giderdim Günden güne arttı derdim Garip kalır yerim yurdum Dostlar beni hatırlasın.. Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş kim gülecek Murad yalan ölüm gerçek Dostlar beni hatırlasın.. Gün ikindi akşam olur Gör ki başa neler gelir Veysel gider adı kalır Değilim Dostum Beni Dostum beni niçin zar incitirsin Verdiğim ikrardan dönen değilim Senden gayrısına meylimi vermem Uçup daldan dala konan değilim Dostum gönüllenme giden tez gelir Herkes sevdiğine cilve naz gelir Yar yüzüne yüz yıl baksam az gelir Yüz yıl dahi baksam kanan değilim Elifi mim yazılmıştır aşkına Yoksa yarim yad mı çıktı köşküne Ben yandım kül oldum senin aşkına Beyhude yerlere yanan değilim Boş Gitme Köyüne Boş gitme köyüne ey bad-ı saba Yare gözyaşımdan armağan götür Perişan halimi sual eylerse Zülfü tellerimden bir nişan götür Varırsan yanına halvette ise Konuşma yar ile ülfette ise Üçbeş mahbup ile işarette ise Mey-i meclisine armağan götür Varırsan yanına badi gizli yar Konuşma yar ile duymasın ağyar Kamilin sözünü eyler aşikar Sir nihan elinden armağan götür
3 kıtalık aşık veysel şiirleri