🐟 Peygamber Efendimizin Ahlaki Özellikleri 10 Tane

RÜYATABİRİ. CANLI TV İZLE. PEYGAMBERLER TARİHİ. PEYGAMBER EFEMDİMİZİN HAYATI-ÖĞÜTLERİ. PEYGAMBER EFENDİMİZİN GÜZEL HAYATI. PEYGAMBER EFENDİMİZİN GÜZEL AHLAKI. PEYGAMBER EEFENDİMİZİN BEŞERİ TAVIRLARI. Herpeygamber zâhid olmakla birlikte Zekeriyyâ, Yahyâ, İlyâs ve Îsâ dünya nimetlerine itibar etmeyip zâhidâne hayatlarıyla temayüz etmiştir. Yûsuf, Dâvûd, Süleyman ve Hz. Muhammed devlet yöneticiliği de yapmıştır (Reşîd Rızâ, VII, 587-588). Peygamberlerin Özellikleri. a) Mûcize göstermek. Allah’tan vahiy BasicHTML Version. Table of Contents: View Full Version: Page 11 - Hadis 1. Ünite nakres1987. Peygamber Efendimizin (S.A.V) Örnek Davranışları. Her işe besmeleyle başlardı. "BESMELE ile başlamayan işin hayrı ve bereketi kesiktir." buyurmuştur. Herkese selam verirdi "Allah katında insanların en değerlisi karşılaştıklarında önce selam vermek için harekete geçendir." buyurmuştur. Boş sözlerden peygamberimizin ahlaki özellikleri peygamber efendimizin ahlaki davranışları hz muhammed örnek ahlaki Allah (c.c) peygamberimiz(s.a.v) Efendimize öyle özellik ve hususiyetler vermiştir ki, onlar başka bir peygamberde yoktur. Bunlarıdan bir kısmını özetle zikredeceğiz. Bu konuda peygamberimiz(s.a.v) şöyle buyurmuştur: PeygamberEfendimizin eşleri kaç tanedir ve Peygamber Efendimizin eşleri isimleri nelerdir. İşte Peygamber Efendimizin eşleri hakkında bilgi. Peygamber Efendimizin eşi Hatice: Hz. Hatice (r.a)'nm soy zinciri şöyledir: Kusay b. Abdüluzzâ b. Huveylid kızı Hati­ce Kusay'a ulaşınca Hz. Hatice'nin soyu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesel­lem'in soyuyla birleşmektedir. Hz PEYGAMBEREFENDİMİZİN MÜBAREK VASIFLARI VE ÜSTÜN AHLAKİ ÖZELLİKLERİ. Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v), ne çok uzun, ne de fazla kısa olmayıp orta boylu idi. Saçları ne kıvırcık ne de tam düz değil, hafif dalgalı ve sıktı. İki omuzlarının arası genişti. Mübarek yüzü, hafif kırmızılıkla karışık Peygamber Efendimiz’i (sallallahu aleyhi ve sellem) diğer peygamberlerden ayıran mühim özellikleri nelerdir? 1. Son peygamber olması, 2. Getirdiği kitabın ve hükümlerinin kıyamete kadar geçerli olması, 3. Belli bir bölgeye ve belli bir topluluğa değil, bütün insanlığa gönderilmesi, 4. Son dinin sahibi olması, 5. İsimÖzellikleri; İsim Sihirbazı Peygamber İsimleri; 10 Eki, 2014. Kur'an-ı Kerim'de İsmi Geçen Peygamberler. 10 Ekim 2014; Bize Katılın. Daha fazla Peygamber de Cenâb-ı Hak tarafından en güzel şekilde eğitildiğini ifade etmiştir. (Münâvî, I, 429) Yeryüzü bir mescid, cami. ve kerametlerine itimat eden bütün veliler tasdik edip imza ediyorlar. Zira, o Peygamberimiz (a.s.m.) “Lâ ilâhe illâllah “ der, dâvâ eder. Bütün sağ ve sol, yani geçmiş ve istikbal Peygamber Efendimiz Serisi 2 / Peygamber Efendimizin Ahlakı (Ciltli) Hamit Yolcu. SİYER ÇOCUK. Sevgili Anne ve Babalar, Allah (cc) tarafından son ilahi mesajı insanlığa aktarmak için görevlendirilen Peygamber Efendimizin (sas) hayatını öğrenmek büyük küçük herkes için gereklidir. Çünkü alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin (s.a.s.) Ahlakı / Peygamber Efendimiz Serisi 2. Hamit Yolcu. SİYER ÇOCUK. Sevgili Anne ve Babalar, Allah (cc) tarafından son ilahi mesajı insanlığa aktarmak için görevlendirilen Peygamber Efendimizin (sas) hayatını öğrenmek büyük küçük herkes için gereklidir. Çünkü alemlere rahmet olarak gönderilen xRfA. Peygamberimizin daha küçükken çocukluğu ve gençliği davranışlarıyla temiz ve erdemli bir şekilde geçmişti. Dilerseniz öncelikle Peygamber efendimizi kısaca bir tanıyalım. Miladî 571 yılında Mekke’de dünyaya gelen, 610 yılında peygamberlik ile görevlendirilen, 13 yılı Mekke’de 10 yılı Medine’de olmak üzere 23 yıl peygamberlik yapan Hz. Muhammed diğer peygamberlerden farklı olarak bir topluma değil bütün toplumlara, bütün insanlara ve cinlere peygamber olarak gönderilmiş, kendisi ile peygamberlik sona ermiştir. Hz Muhammed sallallahu aleyhi vessellem efendimiz O’ndan evvel daha nice peygamberler gelip geçmiştir. Allahü teâlânın insanlara gönderdiği son peygamber. Hz Muhammed aleyhisselâmın peygamber olduğu kendisine bildirilmeden önce ve sonra hiç yalan söylemediği, bunun için de düşmanları arasında bile Muhammed-ül-emîn adıyla meşhûr olduğu güneş gibi meydandadır. Hz Peygamber efendimiz aleyhisselam sadece peygamber olduktan sonra değil, o daha çocukluğunda ve gençliğinde her türlü üstün ahlaki özellikleri yaşardı ve toplumda bu ahlaki özellikleri ile tanınır ve sevilirdi. Peygamber Efendimizin Çoçukluk ve Gençlik Özellikleri 1 – Güvenilirdi Güvenilirlik, peygamber efendimizin en belirgin gençliğinden itibaren güvenilirliği ile tanınmış, bu nedenle kendisine güvenilir Muhammed anlamına gelen Muhammed’ül-Emin denilmiştir. 2 – Hoşgörülüydü Hz. Muhammed, hoşgörüyü insanlar arasında tek taraflı değil, karşılıklı uyulması gereken bir davranış biçimi olarak ifade etmiştir. Peygamberimiz, bu konu ile ilgili bir hadisinde; “Hoşgörülü davran ki, sana da hoşgörü ile davranılsın.” 3 – Merhametliydi Hz. Peygamber tüm insanlara merhametle yaklaşırdı. Arkadaşlarına sevgiyle bağlı hatta düşmanlarına dahi merhametini eksik etmeyen bir insandı. Yaşlılara, çocuk ve yoksullara karşı daima çok yumuşak davranırdı. İnsanlara hatta hayvanlara bile merhamet ederdi. 4 – Sabırlıydı Hz. Peygamber her şeyiyle bir sabır örneğiydi. O karşılaştığı olayları anlamlandırmak ve doğru kararlar vererek hayatı yaşanılır kılmak konusunda önemli bir davranış modeli onca acı ve çilelere sabretmiş, sahabesine de sürekli sabrı telkin etmişti. 5 – Vefalıydı Vefâ; sözünde durma, kendini seveni unutmama, ilgiyi kesmeme gibi anlamlara gelir. Tarih, başta peygamberler olmak üzere pek çok vefâkâr insana tanıklık etmiştir. Bunlar arasında Peygamberimizin mümtaz bir yeri vardır. Çünkü Cenâb-ı Hakk, kıyamete kadar gelecek olan bütün insan ve cinler için, duyduğu sonsuz güvenden dolayı onu “elçi” olarak seçmiş ve görevlendirmiştir. O da bu görevi hakkıyla yerine getirmiştir. 6- Adletliydi Adalet, toplumun huzuru ve mutluluğu açısında çok önemli bir değerdir. Sevgilli Peygmberimiz de işlerinde adaleti esas almış, bu konuda zengin- fakir ayrımına gitmemiştir. Hz. Muhammed adaleti, insanlığın huzuru açısından en temel unsur olarak görmüştür. 7- Güler yüzlüydü Peygamberimiz karşılaştığı insanlarla güler yüzle selamlaşır, onların hal ve hatırlarını sorardı. Konuşurken insanların yüzüne bakardı. Başkalarının sözünü kesmez, konuşulanları sabırla dinlerdi. Kendisine aşırı saygı gösterilmesini istemezdi. 8 – Cesaretliydi O, insanların en cesuru, en yüreklisi, en kahramanı ve en yiğidi idi. Gençliğinden itibaren hayâtının bütün devrelerinde şecaat manasındaki cesaret, Peygamberimiz asm’de çok açık bir şekilde görülüyordu. 9 – Cömertliydi Hz. Muhammed asv, insanların en cömerdi ve en iyilik severi idi. Ramazan’da Cebrâil as ile beraber bulunduğu zamanlarda her şeyini verirdi. Cebrâil as, her Ramazan gecesi Onun asm yanına gelir, ona Kur’an öğretirdi. Cebrâil as şöyle derdi “Allah’ın Râsulü, bereket getiren rüzgârlardan daha cömerttir.” Müslim, Fezâil, 12, 2308 Malı olmayan kişide hırs değil kanaat olmalıdır. Malı olan kişide ise cimrilik değil cömertlik olmalıdır. 10 – Kötü Davranışlardan Kaçınırdı Hz. Muhammed çocukluk ve gençlik yıllarında içki içmezdi, kumar oynamazdı, ona buna iftira atmazdı, yalan söylemezdi, başkalarına haksızlık yapmazdı. Büyüklerine ve komşularına saygısızlık etmezdi. Arkadaşlarına kırıcı davranmazdı. Tembellik yapmazdı. Onun bunun sırtından geçinen insanlardan uzak dururdu. Alış verişte de hiç kimseyi onu İslam’dan önceki hayatında kötü davranışlar yapmaktan korudu. Efendimizin diğer özellikleri 1- Kötü söz söylemezdi 2- Kimseyle çekizmezdi 3- Her zaman ağırbaşlıydı 4- Dünya işleri için kızmazdı 5- Umanı ümitsizliğe düşürmezdi 6- Kimsenin kusurunu aramazdı 7- Affedici idi intikam almazdı 8- Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı 9- Yemek seçmezdi önüne ne konulsa yerdi 10- Susması konuşmasindan uzun sürerdi 11- Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi 12- Sade kıyafet giyer gösterişten hoşlanmazdı 13- Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz ve bağırmazdı 14- Konuşurken adeta çevresindekileri kuşatırdı 15- Kimseye hakkında hayırlı olmayan bir söz söylemezdi 16- Kendi şahsı için asla öfkelenmezdi öç almazdı 17- Kendisinden birşey istendiğinde asla hayır demezdi 18- Kelimeleri tane tane ve inci gibi idi 19- Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dinlerdi 20- Halkın kullandığı hiçbir kötü sözü kullanmamıştı 21- Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir halde dururdu 22- Fakirlerle beraber yerdi öyleki onlardan ayırt edilmezdi 23- Sıradan değildi ama sıradan insanlar gibi yaşardı 24- Hiç kimseyi ne yüzüne nede arkasından kınardı 25- Düşmanlarını affetmekle kalmaz onlara değer verirdi 26- Gereksiz yere konuşmaz konuştuğunda da ne eksik nede fazla söz kullanırdı 27- Bir topluluk içersinde oradakiler bir şeye gülerse O’ da güler bir şeye hayret ederlerse O’ da hayret ederdi. 28- Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez bulunduğu yerde ayrı bir yere oturmazdı 29- Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti; “Dünyada garib bir yolcu gibi ol” 30- Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü İki yalına salınmaz adımlarını geniş atardı Yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilerek vakar ve sukunetle yürürdü. 31- Sabahları evden çıkarken şöyle derdi; “İlahi yolda sapmaktan ve saptırılmaktan kanmaktan ve kandırılmaktan haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım” 32- Çok konuşmazdı öz ve hikmetli konuşurdu 33- Düşünceliydi boş şeylerden yüz çevirirdi KÜNYE HAKKIMIZDA HARİTA YASAL ARA İLETİŞİM ANASAYFA PEYGAMBERİMİZ Şahsiyeti Peygamberimizin Ahlaki Özellikleri Nelerdir? Güzel ahlak ne demek? Peygamberimizin ahlaki özellikleri maddeler halinde…Ümmetine her bakımdan numûne-i imtisâl olan Allah Resûlü’nün beyan buyurduğu hayat düsturları ne kadar yüksek bir ahlâkın tezâhürüdür. Ahlâk; huylar, beşerî davranışlar demek. İnsanın yaratılıştan gelen veya sonradan eğitimle kazandığı ruh halleri demek. Güzel ahlâk ise, mezmûm olan huy ve davranışları terbiye ile izâle ederek övülenleri kuşanmak demektir. GÜZEL AHLAKIN ALAMETLERİ Muhaddisler O’nun yüce ahlâkını şu şekilde tasnif etmişlerdir Açıkta ve gizlide Allah’tan korkmak. Rızâ hoşnutluk ve gazab kızgınlık hâllerinde dahî adâletten ayrılmamak. Zenginlikte ve fakîrlikte iktisâdı ve îtidâli elden bırakmamak. Akrabâ, alâkasını kesse bile, onlarla alâkayı kesmemek. Kendisini mahrum edene dahî ihsân etmek. Kendisine zulmedene bile af ile muâmele etmek. Sükûtunun tefekkür olması, Konuşmasının zikir Allâh’ı anmak olması, Nazarının ibret olması... İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, XVI, 252/5838 GÜZEL AHLAK İLE İLGİLİ HADİSLER Allah Resûlü’nün kılıcı üzerinde şu ibâreler yazılı idi “Sana zulmedeni affet, seninle ilgilenmeyen akrabâna yardım et, sana kötülük yapana iyilikle mukâbele et, aleyhine de olsa doğruyu söyle.” Hazret-i Huzeyfe’den rivâyet edildiğine göre Efendimiz buyuruyorlar ki “İnsanlar iyilik yaparsa biz de iyilik yaparız, şâyet zulmederlerse biz de zulmederiz.» diyerek her hususta başkalarını taklid eden şahsiyetsiz kişiler olmayınız! Lâkin kendinizi, insanlar iyilik yaparsa iyilik yapmaya, zıddına sizlere kötülük yaparlarsa mukâbele etmemeye alıştırınız!” Tirmizî, Birr, 63/2007 Yine buyururlar ki “Kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle kurtarır da seni derde mübtelâ kılar.” Tirmizî, Kıyâmet 54/2506 Kaynak Osman Nuri Topbaş, Rahmet Peygamberi, Erkam Yayınları İslam ve İhsan PAYLAŞ İslam ve İhsan İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de “Allâh katında dîn İslâm’dır …” Âl-i İmrân, 19 buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan böyle bir dîn aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” Âl-i İmrân, 85 ... Peygamber Efendimiz Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret hac etmendir” buyurdular. “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular. İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16 Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” Muvatta’, Kader, 3. Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir. Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307 Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” er-Rad, 28 Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir. İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal ilm-i hâl sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır. İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz. Erkam Medya © islam&ihsan 2013 - 2022 altında yayınlanan yazıların tüm hakları mahfuzdur. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi yazıların tamamı izinsiz kullanılamaz. Ana Sayfaİslam tarihi نفر 0 Peygamberimizin ahlâkının en önemli özelliği, Allah vergisi oluşudur. O bütün güzel vasıfları, çalışıp, emek verip, bir çaba sonucu kazanmış değildir. Onun ahlâkı Allah tarafından ihsan edilmiş, ikram edilmiştir. Yüce Allah onu insanların örnek alacağı kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır. Peygamberimizin ahlâkının en önemli özelliği, Allah vergisi oluşudur. O bütün güzel vasıfları, çalışıp, emek verip, bir çaba sonucu kazanmış değildir. Onun ahlâkı Allah tarafından ihsan edilmiş, ikram edilmiştir. Yüce Allah onu insanların örnek alacağı kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır. O dünyaya gözünü açıp kapayıncaya kadar hep aynı huy ve ahlâk üzerinde yaşamıştır. Ondaki güzel vasıflar yaratılışında mevcuttu. Onu eğiten, edep ve ahlâkın en üstün özellikleriyle süsleyen Yüce Rabbidir. İşte bundan dolayı, onu kendisine örnek kabul eden insan, onu ne kadar taklit edebilirse, o kadar istifadesi fazla olur, o nurdan aldığı feyiz, o nisbette ahlâkının en belirgin özelliklerinden birisi de, insan yaratılışında var olan birbirine zıt ve ters huyları en mükemmel şekilde bağdaştırıp, bütün duyguların ideal noktasını bulmasıdır. Hiçbir şekilde aşırılığa kaçmadan, orta yola, doğruya ulaşmasıdır. Peygamberimiz, herkesin arzu edip de bir türlü ulaşamadığı en üstün değerleri ve olgunluğu mükemmel bir şekilde hayâtı boyunca ümmetine göstermiş, bütün insanlığın gözleri önüne sermiştir. Bazı anlar olmuş, en cesur bir fedai olarak, düşmanın kat kat üstünlüğüne hiç aldırmadan, binlerce düşmana tek başına meydan okumuştur. Ama bu halinde bile yumuşak kalpliliğini, merhametini geri bırakmamıştır. Meselâ bir savaş sonrası, öldürülmüş olarak gördüğü düşman çocuklarına o kadar acımıştı ki, düşman da olsa çocukların öldürülmemesi gerektiğini, çünkü onların suçsuz ve Cennetlik olduklarını haber vermişti. O, bütün insanlığın kurtuluşu ve İslâmın dünyaya yayılması gibi yüce bir gaye için zihnini yorarken; bu arada binleri bulan ve Arabistan'ın her tarafına dal budak salan ümmetinin halini ve işlerini düşünürken; çevresinde bulunan yoksul ve fakir Müslümanları hiçbir zaman unutmamış; kendi çoluk çocuğunu, onların eğitim ve ihtiyaçlarını da ihmal etmemiştir. Birincisini büyük görürken, öbürünü Bu kadar ağır ve sorumluluk isteyen bir görev üzerinde bulunduğu halde, o yine kendisini Rabbine vermiş, günün büyük bir kısmını ibadet ve zikirle geçirmiştir. Kalbi her an Allah'a bağlıdır. Bu haliyle dünya ile ilişkisini kesmiş gibi görünse de, yine o dünyanın içindedir. Bütün işlerinde Allah'ın rızasını Efendimiz, dâva arkadaşlarını gözü gibi korumuş, onlara ana-babalarından görmedikleri şefkat ve yakınlığı göstermiş, kendi şahsına yapılan kötülüğü affetmiş, intikam almayı düşünmemiştir. Kendisini öldürmek için tuzak kuranları yakaladığında serbest bı- rakmış, ama Allah düşmanlarını asla bağışlamamış, onların yakasını bırakmamıştır. İçi bozuk, dıştan Müslüman gibi görünen münafıkların kalbine devamlı Cehennem korkusunu vermiş, âhiretteki acı hallerini hatırlatmıştır. İslâm toprakları, güneyde Yemen'e kuzeyde İran ve Suriye sınırına dayandığı sırada Peygamberimiz, Arapların sultanı, Arabistan'ın hakimi idi. Savaş sonrası düşmanın bırakıp gittiği mallar ve ganimetler mescidin içini doldururken, en kıymetli mallar Müslümanların eline geçtiği halde, yine o kuru bir hasır üzerinde yatacak kadar engin ruhlu; içi ot dolu bir yastığa yaslanacak kadar mütevazı; her türlü imkân mevcutken, açlık sıkıntısı çekecek kadar kanaatkar ve tok gönüllü ahlâkı bir meleke halindeydi, öz olarak mevcuttu. Güneş nasıl ışık saçar, çiçekler nasıl rengi ve kokusuyla ortalığı Cennete çevirip burcu burcu kokular saçarsa; ağaçlar nasıl türlü türlü meyveler verir, yaratılışlarında var olanları ortaya çıkarırsa; Resul-i Ekrem Efendimizin ahlâkî hayâtı da o şekilde normal bir seyir içinde cereyan ediyordu. Öyle ki, her gören, Peygamberimizin o faziletle birlikte yaratıldığı kanaatine varırdı. Hiç kimse ondan o fazilete aykırı bir şeyin görüleceğine inanmazdı. O her zaman muhtaçlara yardım eder; zayıfları korur; tatlı sözlü, güler yüzlü bulunur; izzet ve vakarını muhafaza eder; tevazu ve hoşgörüsünü hiç kimseden esirgemezdi. Güneş nasıl ki, Allah'a inananın da, inanmayanın da üzerine doğarsa, Peygamberimizin dünyayı kaplayan şefkati de küçük-büyük, gençihtiyar, müslim-gayr-i müslim herkese aynı şekilde yayılırdı. source tebyan 0% نفر 0 نظر شما در مورد این مطلب ؟ نمی پسندم می پسندم اشتراک گذاری در شبکه های اجتماعی لینک کوتاه latest article Peygamberimizin Ahlaki Özellikleri Gadir Hum Bayramının Önemi İmam Ali ve Hz. Resulullah Kur’an’ın Tahrif Olmadığına Dair Deliller Mübahele Ayeti, İftihar Belgesi İbadet Sadece Allah’a Mahsustur Hz. İbrahim'in Güzel Ahlakı Türkiye neden Alevileri katleden teröristleri destekliyor Cihatçılar ele ... Kur'ân Üzerine Ayetullah Vaiz Tabesi Benim İçin Sadık Bir Dost İnkılâp İçinse Yorulmak Bilmeyen ...

peygamber efendimizin ahlaki özellikleri 10 tane