🦨 Okula Gitmek Istemeyen Çocuğa Okunacak Dua

TÜRKİYEBAROLAR B İRLİĞİ28. OLAĞAN GENEL KURUL GÜNDEM İToplantı Tarihi 21-22 May ıs 2005Çoğunluk sağlanamad ığı takdirde 28-29 May ıs 2005 tarihlerindeaynı yerde yap ılacaktır.Toplantı Saati : 09:30Toplant ı Yeri Divan Talya OteliTalya Kongre Merkezi(Talya Convention Center)Fevzi Çakmak Caddesi No: 30 Antalya1. OKULAGİTMEK İSTEMEYEN ZEBRA-Anne Tavuk Anlatıyor-Ah şu haylaz civcivler yok mu! Işıklar sönüp de yatağa girme zamanı geldiğinde, evde kopuyor bir tantana ve başlıyorlar hep bir ağızdan itiraz etmeye. Ama tüm bu sevimli itirazların bir anda sonunu getirecek bir şey var Uykudan önce okunacak kısa bir hikâye. Sizinkiuyumuyorsa, İngiliz pediatrist Miriam Stoppard'ın tavsiyelerine kulak verin: Bebeğinizi kendi belirlediğiniz saatlerde beslemek, onun ihtiyaçlarına uymayabilir. İhtiyacı karşılanmayan bebekse iyi uyumaz. Gece uykusunun zamanla uzayabilmesi için, o uykuya yetecek miktarda kalori aldığından emin olmak gerekir. Birde okunacak metnin doğası, yapısal özellikle­ riyle izlenecek okuma yöntemi arasındaki ilişkiyi daha sonraki bölümlerde göstermek için. Yazınsal ve Kurmacasal Nitelikli Metinler: Bu öbe­ ğe giren metinler de tıpkı bilimsel ve öğretici nitelik­ li metinler gibi doğal dile, günlük konuştuğumuz dile yaslanılarak Okullaraçılmadan önce ve son derece ağırbaşlı bir havada ge­ çen yaz tatillerinde, çok kısa süre içinde, bütün ders kitapları­ nı yutmuş olurdum: Okula gitmek daha çok bir eğlence oluyor­ du benim için, hem zaten okulda da epeyi haylazlık ediyordum. Okuma zevki sizde nasıl oluştu? Büyükbabanızla babaanneniz Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 63. Kendini İstemeyen Topluluğa Kişinin İmam Olması. 593- Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)'in rivâyet ettiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) (şöyle) buyurmuştur: " Üç kişi vardır ki, Allah(ü Teâla) onların namazlarını kabul etmez: Kendisini istemeyen bir Annesine gitmek istemeyen çocuk sokağı inletti "Bu kişisel bir ilişki değil çocuğa yapılan kişisel bir işkencedir. 'Bu gece saat 00.13'te tüm camilerden okunacak selalarla 15 02 Eylül 2019, Pazartesi 17:55 İstanbul Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Uzmanı Sesil Kalender, okulların açılmasına sayılı günler kala çocukların okula uyum sağlamasını kolaylaştıracak püf noktaları anlattı. Kalender, "Okul başlamadan önce okul ile ilgili çocukla konuşmak, konuşurken abartıdan uzak olmak, motivasyon oluşturmak, duygularını almak ve dinlemek Okulöncesi/ ilköğretim dönemindeki çocuklara okunacak / okutulacak ya da anlatılacak masallarda bulunması gereken özellikler nelerdir? (Masalın çocuğun gelişim süreci için önemi, derlenen nitelikli örneklerden de yararlanılarak uygulamalarla somutlanmalı. Daha önce Okul fobisi yaşayan çocuklarda ödül ve ceza sistemi işe yarar mı? diye sorduğumuz, Korto Psikolojik Danışmanlık'tan Uzman Psikolog Ambar Dalman Urfalı bu kez merak ettiğimiz bu soruya yanıt veriyor; Okula gitmek istemeyen çocuğa ısrar etmek hatalı bir davranış mı? Yanıtı videomuzda. 2018-09-13 17:27:00 -. Psikolog Merve Öz, yaşanan bu kaygı durumunun ebeveynler tarafından doğru algılanıp yönetilmesi. gerektiğine vurgu yaparak; "Özellikle 5 ve 11-12 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerde görülen bu durumun, zorluklarla baş edememenin getirdiği sonuçlar olduğunun unutulmaması gerekiyor" dedi. İşte İlk okula başlamada, okul değişikliğinde ya da hastalıklarda daha sık ortaya çıkar. Ama her yaş ve sınıfta görülebilir. Çocuğun yaşı büyüdükçe, çözüm zorlaşır. Çocuk tRJ6. Ders zilinin çalmasına az bir zaman kaldı. Özellikle bu yıl çocuğu okula yeni başlayacak olan anne ve babalar çocuklarının ortama uyum sağlayıp sağlamayacakları yönünde ciddi endişeler taşıyor. Geçtiğimiz günlerde Timaş Yayınları'ndan 'Doğal Ebeveynlik' kitabı yayınlanan Uzman Pedagog Adem Güneş ile doğal ebevenyliği ve çocuğun okula uyumu konusunda aileye ve öğretmene ne tür görevler düştüğünü konuştuk. 'Çocuğuna en çok zarar veren anne baba, kaygılı olan anne babadır'diyen Pedagog Adem Güneş, doğal ebevenliği şöyle anlatıyor 'Aman düşecek, aman biri bir şey diyecek, aman hasta olacak diye çocuğunun yaşam alanını daraltan ebeveynler gelişimine de engel oluyorlar. Halbuki anne babalık, onun yetenek kazanması için rehberlik yapmak demektir. Bazen bile bile yanlışa göz yumma ve çocuğun yanlışını kendi düzeltmesi için fırsat vermek gerekir. Duygularında abartı olmayan, çocuğu ile bir 'insan' olarak iletişime geçen, onun kendisini var edebilmesi için kenarda bir yerde seyredebilen, hatayı ve kusuru olgunlukla kabul eden ebeveynler ruhen dingin çocuklar, panik ve kaygı içinde olan doğallığını kaybetmiş ebeveynler doğal olmayan çocuklar yetiştiriyor. Doğal olmanın en belirgin özelliği sakin, dingin ve mütebessim bir çehreye sahip olabilmektir.' ÇOCUKLAR GÜVEN DUYMAK İSTERKreşe, ana okuluna ya da ilkokula yeni başlayan bir çocuğun anne babasından ayrılmak istememesinin doğal olduğunu söyleyen Adem Güneş, okul ortamı ile yeni tanışan çocukların en çok aradıkları duygunun güven duygusu olduğunu söylüyor ve ekliyor 'Çocuk, öğretmenine baktığında, sınıf arkadaşlarına göz attığında ve hatta sınıfın fiziksel şekline bakarak kendini güvende hissetmek isterler. Eğer bir çocuk kendini güvende hissetmez ise okula kalmak istemez.' Çocukların anne babadan ayrılıp okulda kalmak istememesinin mutlaka bir sebebi olduğunu dile getiren Güneş, 'Çocuk annesinin kendisini okulda unutacağını düşünebiliyor veya annesi eve gittiğinde babası ile kavga edeceğini düşünerek dahi okulda kalmak istemiyor. Bu açıdan bakıldığında anne babasından ayrılamayan her bir çocuğun kendine has mutlaka bir sebebi vardır. İyi bir eğitimci, ebeveynle irtibata geçer ve çocuktaki bu güven kaybını bulup gidermeye çalışarak çocuğu okula alıştırır. Bazen de çocuklar, yeni bir ortamdan dolayı güvensiz hisseder. Bu durumda ebeveynler çocukları yeni ortama alışıncaya kadar yanlarında durmalı, destek sunmalıdır' yazarak tepki gösterirOkul başarısı ile okula uyum arasında güçlü bir bağ olduğunu dile getiren Pedagog Adem Güneş şunları söylüyor 'Eğer çocuk zorla okul ortamına bırakıldı ve ağlaya ağlaya eğitim başlatıldı ise böylesi çocuklar bir süre sonra okulu sevememe, okulu aile ortamından uzak kalmaya sebep olan olumsuz bir mekan olarak görmeye başlayabilir. Öğretmenini, anne babasından kendisini ayıran 'suçlu' biri olarak kabul edebilir ve sırf bu yüzden okulun gereklerini yerine getirmeyebilir. Böylesi çocuklar genelde sınıf içinde huzursuz, her an kavgaya ve düzen bozmaya hazır bir vaziyette olduklarını görüyoruz. Okul hakkında negatif düşünce oluşturmuş birçok çocuk sırf inat olsun diye birinci sınıfta okuma ve yazmayı bilinçli olarak öğrenmiyorlar. Yazıları çirkin oluyor, düzeltmeye dönük bir isteği olmuyor. Sanki okulda başarılı olması anne babasından ayrılmayı daha da artıracakmış gibi bir hissi oluşturabiliyor. Bu çocuklara mutlaka duygusal destek verilmeli. Öğretmen çocuğa kendisini sevdirmeli. Anne babalar çocukları ile okul saatleri dışında daha da yakınlaşmaya gayret etmeli. Öğretmen ve veli birbirleri ile sık görüşmeli, karşılaştıklarında 'dostça' sohbet etmeli ki, bunu gören çocuk kendini emniyete hissetsin.'En fazla iki hafta okula birlikte gidinAdem Güneş, 'Özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfta çocuğu olan veliler çocuklarının okula alışma süresinde onların yanında bulunabilirler. Ancak bu durum haftaları alıyor ve çocuk okula odaklanmak yerine ebeveyni ile daha da sıkı bir ilişkiye giriyorsa, bu durum sağlıklı değildir. Ebeveynler sadece çocuklarını okulda yalnızlık hissi çekmesin diye, kendini güvensiz hissetmesin diye 'makul bir süre' kadar okulda kalabilirler. Nedir bu makul süre diye sorulacak olursa, çocuktan çocuğa değişmekle birlikte en çok 2 hafta olmalıdır. Bazı özel durumu olan ve güven eksikliği ile yetişmiş çocuklarda bu süre daha uzayabilir. Ancak bu durum hiçbir zaman hem velide hem de çocukta alışkanlığa dönüşmemeli. Günümüz velilerinin büyük kısmı, çocuğunun öğretmenini yakından tanıyor, hatta telefonlaşıyorlar gün içinde, hediyeleşiyorlar. Bu durum güzel, ancak abartmamak gerek… Öğretmenin de kendi özel yaşamı olduğu unutulmamalıdır' diye duygunuzu çocuğunuzla gidermeyin'Genelde ebeveynler kendi başaramadıkları işleri çocuklarının başarmasını arzu ederler' diyen Pedagog Adem Güneş, 'Ancak bu doğru değildir. Zira çocuk anne babadan çok ayrı bir varlıktır. Anne baba gibi düşünmeyebilir, anne babasından daha farklı zevkleri ve hisleri sağlıklı çocuk, kendi gibi olabilen çocuktur. Ebeveynler kendi içlerinde eksik duygularını çocukları üzerinden tamamlamaya değil, çocuklarının kendi gibi olmalarını tercih etmelidir' yorumunu yapıyor. Dikkat dağınıklığı sorunlarıAdem Güneş, 'Uyum zorluğu çeken çocuklarda görülen en temel sorun 'dikkat dağınıklığı' ve 'Hiperaktivite' oluyor. Böylesi çocukların dikkatleri dağınık oluyor, zira aklındaki sorunlar nedeni ile bir noktaya odaklanamıyor. Böylesi çocukların maalesef sorunu çözülmedikçe algısı zayıf olacaktır. Bu nedenle uzmanlar eğitimden daha önce çocuğun okula uyum sağlaması üzerinde duruyor' diyor. Okula gitmek istemeyen çocuklara nasıl davranılması gerektiğini Mektebim Koleji Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Koordinatörü Sesil Kalender günü ilk ders zili çaldı. İlkokula gidecek tüm öğrenciler okula uyum sağlayabilmek için bu hafta eğitim öğretime başladı. Özellikle ilkokulda başlangıç evresi aslında çocukların hayatında en önemli dönüm noktası. Çocuğun sosyal duygusal, zihinsel ve fiziksel anlamda hazır olmasını gerektiren, içerisinde yeni kişiler, kurallar ve sorumluluklar barındıran yabancı ve bir yandan da geniş bir sosyal çevreye doğru atılan ilk büyük okula başlamak. Bu sürece uyum sağlayabilmek için çocuklar ve aileler ne yapmalı? sorusuna Mektebim Koleji Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Koordinatörü Sesil Kalender cevap başı sıkışsa ne yapacak?İlkokula başlangıcın hem çocuk hem de aile için zorlayıcı ve adaptasyon gerektiren bir süreç olduğunu belirten Sesil Kalender, "O güne kadar çocuğun aileyle kurulan bağlı/ bağımlı ilişki paterni, sorumluluk alıyor olup olmadığı, akranları ile olan sosyal iletişimi, benlik saygısı gibi durumlar okula alışma dönemindeki asıl belirleyiciler olabiliyor. Okul öncesi geçmişi olan bir çocuk bile ilkokuldaki sistem, beklentiler, sorumlulukların artışı, okul içerisinde kalınan daha uzun süreli zaman gibi değişiklikler uyum sağlamasını zorlaştırabiliyor. Bir yandan bunlar olmasa da zaten çocuk evden uzak kalma süresinin artması ile beraber başı sıkışsa ne yapacak?, midesi bulansa nereye gidecek?, tuvaleti gelse ne yapacak?, yemeği beğenmezse ne yapacak?, evde annesi ne yapıyor?, kardeşi ile eğleniyorlar mı?, odası ve oyuncakları ne durumda? gibi birçok kaygı ve korku barındıracak düşünceye sahip olabilir. Böyle bakıldığında her çocuk için olmasa da ilkokula geçiş süreci sancılı bir sürece dönüşebilir" dönüş etkinlikleriOkula güvenerek okulla birlikte hareket etmenin, okulun oryantasyon programından haberdar olmanın ve onunla uyum içerisinde hareket etmenin önemli olduğunu belirten Kalender, "Örneğin; bazı okullar uyum programı dahilinde okula dönüş günü organizasyonları yapıyorlar. Bunları takip etmek, öğretmenlerle haberleşerek yapılan aktivitelere katılmak, okulun yönlendirdiği şekilde öğrencimizin yanında olup destek olmak çok önemli. Okul başlamadan önce okul ile ilgili çocukla konuşmak, konuşurken abartıdan uzak olmak okulu hiç olmadığı bir yer gibi göstermemek olumlu veya olumsuz anlamda, örneğin sürekli oyun oynayacaksınız okulda gibi fakat yapacağı, eğleneceği, merak edeceği aktiviteleri fark ettirmek, motivasyon oluşturmak, çocuğun kaygılarını öğrenmek, merak ettiği konularla ilgili sorularını cevaplamak, duygularını almak ve dinlemek önemli. Okul için öğrenci ile birlikte hazırlık yapmak da çocuk için yararlı olabilir. Yani okul başlamadan önce okulun ihtiyaçlarına göre birlikte okul çantasını, gerekli okul malzemelerini almaya gitmek, odasını okul dönemine göre şekillendirmek, okul dönemi programı için birlikte bir günlük yapılacaklar çizelgesi oluşturmak gibi aktiviteler çocuğun kaygısını azaltarak, sınırlarını belirleyerek çocuğun okulun başlaması için motive olmasını sağlayabilir. Çocuk okuldayken anne babanın nerede olduğunu ve ne yapacağını merak eder. Ona o okuldayken sizin neler yapıyor olacağınızı, çocuğunuzun kaçta okula gideceğini, kaçta döneceğini anlatıyor olmak, onu okuldan kimin nasıl alacağını anlatıyor olmak çok önemli. Rutinler ve sınırlar çocuklarda her zaman kaygıyı azaltır. Bunları çocukla paylaşmak ve özellikle de ilk zamanlarda bu rutinlere de uyuyor olmak çok önemli. Aksi takdirde çocuk sürece alışmaya çalışırken güven duymakla ilgili sıkıntı yaşayabilir" şeklinde korkusunun olası nedenleri Sesil Kalender, okul korkusunun olası nedenlerini şöyle sıraladı "Okul korkusunun temelinde çocuğun anne babaya, çoğunlukla da anneye aşırı bağımlı olması ve anne babadan ayrılma korkusu anne babası olmadığında kendisine veya anne babasına bir şey olacağından korkuyor almaktan korkuyor babanın çocuğun okula başlamasıyla geliştirdikleri endişe ve kaygıları çocuğa yansıtmaları sonucu çocukta okul korkusu yaşanmaya de çocuğa bağımlı olması okul korkusunu geç saatlere kadar ayakta kalması gitmek istememesine neden ilgi ve sevgisi diğer çocuklara da yöneleceğinden çocuk kendisine gösterilen ilgi ve sevgiden tatmin ortamı çok kuralsız ve patronun çocuk olduğu aile yapılarında, çocuklar bir düzen bütünü olan eğitim kurumlarına uyumda akranlarına kıyasla güçlük çekmekte ve okula gitmeyi istemeyebilmektedirler. Bu çocuklar kurallı ortama aşina olmadıklarından da endişe".Çocuğu okula gitmek istemeyen anne babalara bazı öneriler Eğer çocuğunuz okula gitmek istemiyorsa Sesil Kalender, şu önerilerde bulundu "Okula karşı direncin belirtilerini tanıyarak, sorun daha da kemikleşmeden önlem sık sık konuşarak okula gitmek ile ilgili hem olumlu hem de olumsuz duygu ve düşüncelerini dile getirmesine yardımcı olun. Anne babalar bazen olumsuz duygu ve düşüncelerin konuşulduğu zaman daha da artacağını düşünerek konuşmaktan kaçınmaya çalışırlar. Fakat çocukların davranışlarında meydana gelen değişikliklerin her biri yardım çağrısıdır ve 'yardım çağrıları' duyulmalıdır. Duyulmaması sorunun daha da alevlenmesine yol açacağı gibi, ayrıca duygusal gelişimini de olumsuz yanı sıra oyun, dans, resim, müzik gibi etkinlikler de çocukların duygularını dışa vurmasına yardımcı okul ile ilgili duygu ve düşünceleri karşısında yargılayıcı, küçümseyici, alaycı, suçlayıcı olmayın. Çocuğu okula göndermekten hemen vazgeçmeyin. "Evet korkuyorsun, bizden ayrıldığın için üzülüyorsun ve bu yüzden okula gitmek istemiyorsun. Ben de seni özlüyorum fakat tıpkı senin yaşındayken benim ve şimdi senin yaşında olan diğer arkadaşların gibi sen de okula gitmek zorundasın. Hem ben senin okulda neler yaptığını çok merak ediyorum. Böylece akşam konuşacağımız birçok şey oluyor" diyebilirsiniz. Fakat akşam eve geldiğinde okul ile ilgili konuşmak istemeyen çocuklar ile de hemen başka keyifli konular hakkında sohbete konuda anne babanın yanı sıra çocuğa yakın olan tüm yetişkinlerin tutarlı davranmasının gerekliliğinin önemi göz ardı edilmemelidir. Çocuğun okula ilişkin en küçük bir olumsuz tepkisinde hemen geri adım atarak sadece bir günlüğüne bile olsa okula göndermemek, daha sonraki günlerde çocuğun olumsuz davranışlarını daha da içinde yaşanan sorunlara çözüm veya öğretmeniniz hakkında olumsuz düşünceleriniz olsa dahi bunlar çocukların duyabileceği yer ve zamanlarda dile getirilmemelidir. Çocuğun güveninin sarsıldığı ve gözünde otoritesinin zayıfladığı öğretmen ve okulun hangi okul ve hangi öğretmen olduğu çocuğun zihninde fark teşkil etmez. Ortadan kalkmasına neden olunan güven ve saygı duyguları çocuğun zihninde tüm okullar ve öğretmenlere yöneliktir. Yetişkinler sorunları kendi aralarında çözmeli, çocuklara durum uygun bir neden gösterilerek gitmediğinde çocuğunuzu cezalandırmak yerine gittiği günlerde övmeyi unutmayın". - İSTANBULİhlas Haber Ajansı / Güncel Okul Güncel Haberler 12 Ağustos 2022 Cuma E-Gazete Türkçe العربية فارسی English Kurdî Fotoğraf Video ... Güncel Viranşehir'de üst yapı çalışmaları devam ediyor HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Van'da halkla buluştu Bursa'daki zehirlenme sebebi belli oldu Çavuşoğlu'nun Suriye açıklamasına muhaliflerden tepki! Dünya Siyonist ordu suikastin detaylarını sızdırdı! Rusya Ukrayna tahılı Afrika yerine.. Lübnan'da banka çalışanlarını rehin alan kişi teslim oldu Almanya'da eğlence parkında facia! Ekonomi Bakan Yanık’tan doğalgaz yardımı açıklaması! Bakan Nebati Türkiye benzin ve motorinde... Sebze ve meyve hali esnafı Yüksek fiyatların sorumlusu üretim bölgeleridir Küresel petrol arzı arttı Sağlık Vakalar artıyor! Batı Nil virüsü vakaları artıyor! Uzmanlar yaşlılık emareleri Sigara içenlerde daha erken kendini gösteriyor Avrupa'da maymun çiçeği vaka sayısı korkutan boyutlara ulaştı Teknoloji Çin 16 uyduyu dünya yörüngesine yolladı Felaket fırsatçısı milyarderler eriyen buzullara yatırım yapıyor! Hayyam uydusu yola çıktı! WhatsApp'a yeni özellikler geliyor Eğitim DGS sonuçları açıklandı! Yeni eğitim öğretim yılında kullanacak kitaplar illere gönderildi Milli Eğitim Bakanı Özer Kesinlikle okula kayıtlarda bağış alınmayacak ÖSYM yeni KPSS takvimini açıkladı Aile Ev hanımları bu haber sizin için! Ev işleri sağılığı koruyor Artık kimse kız istemeye gidemiyor! Çünkü... "Çok zorlanıyoruz ama Allah'a şükrederek sabrediyoruz" Zamanlarının kahramanları haline gelen Müslüman kadınlar Bölgeler Son Dakika Yazarlar Tümü Güncel Dünya Sağlık Ekonomi Eğitim Bilim & Teknoloji Kültür & Sanat Araştırma Analiz Röportaj İlim & İrfan manşetler İslam Tarihte Bugün İnzar Dergisi Nisanur Dergisi Söz ve Kalem Xeberen Kurdi Arapça English News Farsça Spor Z. Mektup Var Haber-Yorum Fetva Kurulu Kadın Aile çocuk Duyuru Ramazan Kim Kimdir? Okur Köşesi Yazı Dizisi Siyaset Gemisi Etkinlikler Ana Sayfa Ne yazık ki okula gitmek istememe çocuklar arasında oldukça yaygın görülen bir problem. Peki okula isteksiz giden veya okula gitmek istemeyen çocuğa nasıl yaklaşılmalı? Giriş Tarihi 1150 Okula gitme konusunda her çocuk farklı duygular içinde olabiliyor. Kimi isteksizliğini en başından gösterirken, kimi ilk günkü heyecanını sonraki günlere taşıyamayabiliyor. Hatta bu isteksizliğini "okula gitmek istememe" olarak belirtmek yerine, ayakkabılarının sıkmasından, karın ağrısına kadar farklı mazeretler üreterek gösterebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, yaşanan bu kaygı durumunun ebeveynler tarafından doğru algılanıp yönetilmesi gerektiğini söylüyor. Çoğunlukla 5 ve11-12 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerde görülen bu durumun, zorluklarla baş edememenin getirdiği sonuçlar olduğunun unutulmaması gerekiyor. Peki, bu çocukları okuldan soğutmadan sorunun üstesinden gelmek mümkün mü? Uzman Klinik Psikolog Merve Öz okullar başlamadan önce ebeveynlere yol gösterecek önerilerini sıraladı… •OKUL ALIŞVERİŞİNİ BİRLİKTE YAPIN Birlikte yapacağınız okul alışverişi çocukların motivasyonunun artmasında yarar sağlıyor. Kendi zevkine göre alınmış okul malzemelerini kullanacak olmak, okula gitme isteğinin artmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, çanta ve kıyafetini çocuğunuzla birlikte hazırlamanız, onun hem motivasyonunun artmasını, hem de sorumluluk kazanmasını sağlıyor. •DAHA KOLAY UYUM SAĞLAMASI İÇİN İLK GÜN YANINDA OLMAYA ÇALIŞIN Tatil sonrası gündelik yaşama uyumda zorluk gibi çocukların da okula uyumda güçlük çekmesinin son derece normal olduğunu unutmamak gerekiyor. İlk gün onun yanında olarak sınıf arkadaşları ve öğretmenleriyle tanışmasını, eski adaşlarıyla tekrar bir arada olmasını sağlayarak uyum sürecine yardımcı olabilirsiniz. Bu sayede kendini çok daha rahat hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ancak, okulda birkaç günden fazla zaman geçirmenizin okula uyum sürecine zarar vereceğini de unutmayın. Bu nedenle çocuğunuza, öğretmeni ile sürekli iletişimde olduğunuzu ve herhangi bir sorunda hemen okula gelebileceğinizi söyleyerek güven oluşturabilirsiniz. •ENDİŞELERİNİ, DUYGULARINI İFADE ETMESİNE İZİN VERİN Çocuklarınızın yaşadığı deneyimleri anlatmaları için ortam yaratın. Hatta neler hissettiklerini, korkularını, endişelerini dile getirmelerine yardımcı olun. Kaygı, korku gibi kelimeleri kullanmalarından endişe etmeyin. Bunların nedenlerini kırıcı olmadan sorgulamaya çalışın. Yaşadıkları korkularla ilgili onları rahatlatmaya çalışın. •ÖĞRETMENLERİNDEN YARDIM ALIN Çocuklarınızın yaşadıkları korku ve endişenin nedenini öğrendiyseniz mutlaka bu konudan öğretmenlerine bahsedin. Adaptasyon süreci boyunca da mutlaka çocuğunuzun öğretmeni ile iletişimi sürdürün. •OKULDA KEYİF ALDIĞI AKTİVİTELERİ ANLATMASINI SAĞLAYIN Eğlenceli tatil günlerinin ardından erken yatılıp, erken kalkılan, yeni bir beslenme düzeni oluşturulan üstelik derslerin stresinin eklendiği okul günleri elbette başlarda sıkıcı gelebilir. Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, ebeveynlerin çocuklarının okuldaki günlük rutinlerini öğrenmelerinin yarar sağlayacağını belirterek, "Onlarla gün içinde keyif aldıkları aktiviteler hakkında konuşabilirsiniz. Oyunlarını, yeni arkadaşlarını, derslerdeki eğlenceli aktivitelerini anlatmalarını isteyin. "dersler nasıl geçti" gibi cevabını alamadığınız sorular yerine "beden eğitimi dersinde ne oynadınız?" gibi anlatmaktan keyif alacağı sorular sorun. Böylece okulun eğlenceli yönlerini görmesini sağlayabilirsiniz" diyor. •BİR SORUN OLDUĞU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZDE UZMAN DESTEĞİ ALMAKTAN ÇEKİNMEYİN Her çocuk bu dönemi farklı şekilde ve farklı hızda geçirdiği için yapılmaması gerekenlerin başında ebeveynlerin çocuklarını diğer çocuklarda kıyaslamaması geliyor. Genel olarak sorunların birkaç hafta içinde yavaş yavaş ortadan kalkması gerekiyor. Ancak herhangi bir gelişme yaşanmadı ve çocuğunuz sabah kalkmıyor, okula gitmemek için bahaneler üretiyorsa, yemek yeme sorunu, aşırı hırçınlık/saldırganlık ya da içine kapanıklık gibi sorunlar yaşıyorsa bir uzman desteğine başvurmak için de geç kalmamak önem taşıyor. "MÜKEMMEL ÇOCUK" NOTLARI ÇOK İYİ OLAN ÇOCUK DEĞİLDİR! Kendini değerli hisseden, sevgi dolu ve özgüvenli bir çocuk yetiştirmenin yolunun, çocuğu dinlemekten geçtiğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, yapılması gerekenleri şöyle listeliyor •Çocuğunuz okuldan geldiğinde gününün nasıl geçtiğini sorun. •Tüm sorularına sıkılmadan cevap verin. •Bazı konularda O'na fikirlerini sorun. •Çocuğunuzla iş birliği yapın. •Sorumluluk vermeyi ihmal etmeyin. •Çocuklarınıza güvenin. •Sözlü olarak ya da hareketlerinizle ona değerli olduğunu hissettirin. Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusu merak edilmektedir. Çocuklarda ders çalışmama problemi, öğretmenler ve yetişkinler için büyük bir sıkıntı oluşturmaktadır. Yetişkinler tarafından çocuklara sağlanan her türlü imkana rağmen, çocukların bu konuda isteksiz olmaları, sorumsuzluk örneği olarak gösterilmektedir. Öğretmenler tarafından çocuklara ilgi gösterilmesi ve karşılığında da çocuğun derslerine ilgisiz olması, öğretmenleri zaman zaman üzmekte ve yer yer kızdırmaktadır. Bu durum ebeveynler için daha ciddi boyutlara ulaşmakta ve çocuğa bu konuda bazı ağır yaptırımlar gündeme gelmektedir. Anne ve baba tarafından bu konuda çocuğa baskı yapılması ya da yetişkinler tarafından kendi duygularının kontrol edilememesi sonucunda durum, içinden çıkılması zor bir hale ulaşmaktadır. Çocuklara her türlü fırsatın sunulmuş olmasına rağmen çocukların neden ders çalışmayı tercih etmedikleri merak konusu olmaktadır. Ders Çalışmak İstemeyen Çocuğa Nasıl Davranılmalı Müfredat SorunuDers Çalışmanın Ödülünün Geç Gelecek OlmasıBaşarı Elde Etmiş Bir Model GösterilmeliPsikolojik Direnci İle Mücadele EdilmeliDers Çalışmak İstemeyen Çocuğa Nasıl Davranılmalı Çocuğun Motivasyonu ArtırılmalıÇocukların Öğretmenlerinden İlgi GörmeleriDers Çalışmak İstemeyen Çocuğa Okunacak Dua Ders Çalışmak İstemeyen Çocuğa Nasıl Davranılmalı Müfredat Sorunu Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusuna eğitim müfredatının eğlenceli hale getirilmesi sağlanmalı şeklinde bir cevap verilebilir. Uzmanlara göre çocukların ders çalışmama problemi çok da basite alınmaması gereken bir durumdur. Çocukların ders çalışmama nedenleri birbirinden farklılık arz etse de genel olarak ortak nedenler ağırlıkta olmaktadır. Bu sorunun tüm insanlar için geçerli bir durum olduğu, ders çalışmanın aslında kimsenin eğlenerek yaptığı bir iş olmadığı yine uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Ders konularının başkası tarafından belirlendiği ve başkası tarafından belirlenen bir müfredatın öğrenilmesinin de çok heyecanlı bir tarafı olmadığından bahsedilmektedir. Bu şartlar altında bir çocuğun ders çalışmayı istemesinden ziyade istememesi daha doğal karşılanmalıdır. Müfredat, eğlenceli bir hale getirilirse çocukların ilgisi artacaktır. Ders Çalışmanın Ödülünün Geç Gelecek Olması Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorunu cevaplamak için, çocukların ders çalışmak istememe nedenleri iyi bilinmelidir. Çocuğun bugünden itibaren ders çalışmaya başlaması karşılığında alacağı ödülün uzun yıllar sonra iyi bir üniversite ya da meslek olarak geri dönecek olması, çocuğun bunu anlamasını ve eyleme geçmesini zorlaştırmaktadır. Çocuk, gelecekte elde edeceği rahatlıktan ziyade bugünkü hazzı tercih ederek oyun oynamak istemektedir. Aslında insanların büyük bir çoğunluğu bu güdü ile hareket etmektedir. Bilgisayarlar, tabletler, oyun konsolları çocukların ders çalışmasını engellemede öncü konumda bulunmaktalar. Beyin tarafından en büyük hazzı veren eylemler kısa sürede sonuç aldığımız eylemler olmaktadır. Beyin tarafından hazzın kontrol edildiği bölge yirmili yaşlarda olgunlaşmaktadır. Bu nedenle bir çocuğun kısa süreli hazzı bırakıp da ders çalışmaya yönelmesi kolay değildir. Bu durum, çocuğun bir kusuru değil aksine sahip olduğu beynin bir tercihi olarak kabul edilmektedir. Farklı yöntemler uygulayarak çocukların ders çalışma sürecini daha dikkat çekici bir hale getirmek ise güzel bir haber vermek gerekirse mümkündür. Çocuğum ders çalışmıyor Diyenler için Öneriler eğiticiler tarafından farklı platformlarda anlatılmaktadır. Başarı Elde Etmiş Bir Model Gösterilmeli Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun en etkili yanıtı model göstermedir. Çocukların başarılı olma güdülerini harekete geçirmek için, başarı elde etmiş birini rol model olarak göstermek güzel sonuçlar verebilir. Çocuklar için başarılı ve canlı bir örneğin karşılarında durmaları kendilerini motive edecektir. Ayrıca, rol modeli gördüklerinde, başarılı bir insan olmak için kendilerinin de çaba göstermeleri gerektiğini anlayacaklardır. Henüz ders çalışma alışkanlığına sahip olmayan çocuklar için bu model gösterme eylemi etkili sonuçlar vermektedir. Çocuklar için rol model seçiminde kendi sınıf öğretmenlerinin seçilmesi ise çok sık kullanılmaktadır. Bazı çocuklar, sınıf öğretmenlerini çok sevdikleri için bunları kendilerine rol model olarak seçmektedir. Psikolojik Direnci İle Mücadele Edilmeli Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun diğer bir yanıtı çocuğun psikolojisi ile baş etmekte yatmaktadır. Bu süreçte çocukla konuşarak günde en az ne kadar süre ile ders çalışmak istediği, hangi saat aralıklarında ders çalışabileceği sorulmalıdır. Çocuk, örneğin günde 1 saat ders çalışmak istediğini söylediğinde, ona şöyle söylenmelidir “Günde 1 saat ders çalışabileceğini söyledin, ben sadece yarım saat ders çalışmanı bekliyorum.” Çocukta ders çalışma alışkanlığını kazandırma isteğinin bilinci bu şekilde oluşturulmalıdır. Burada amaç, çocuğun yarım saat de olsa ders çalışma devamlılığını sağlamak olmalıdır. Bu sürecin ikinci aşaması, çocuğun her gün belirlenen sürede ders çalışmasıdır. Sürecin kuralları, çocuğa ayrıntılı bir şekilde anlatmalıdır. Yani bu yarım saatlik ders çalışma süresine her gün uyulması gerektiği açıklanmalıdır. Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusuna yönelik olarak çocuğa ders çalışma ile ilgili başka kurallar da koyulmalıdır. Diğer kurallar olarak da çocuğun yatarak ya da televizyon karşısında ders çalışmasına müsaade edilmediği belirtilmelidir. Çalışmaların, çalışma masasında ve çocuğun kendi odasında olacağı da eklenmelidir. Bunun nedeni olarak da her gün aynı ortamda çocuğun ders çalışmasını sağlayarak kendisine ders çalışma alışkanlığının kazandırılmak istendiğini anlatılmalıdır. Ders Çalışmak İstemeyen Çocuğa Nasıl Davranılmalı Çocuğun Motivasyonu Artırılmalı Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun motivasyonla ilgili olan yanıtı da önemlidir. Ders çalışma sürecinde, çocuğun motivasyonunu artırmak gerekmektedir. Belirlenen ders çalışma süresinin üzerine, çocuğun kendi isteği olursa çıkabileceği belirtilmelidir “İstersen 30 dakikanın üzerinde ders çalışabilirsin, bu tamamen senin isteğine bağlı, ben karışmıyorum.” Böyle bu uygulama ile çocuk farkında olmadan belirlenen ders çalışma süresinin üzerine çıkacaktır. Yani bunun için ekstra başka bir çabaya kesinlikle ihtiyaç duyulmamaktadır. İlk başta koyulan ders çalışma süre sınırı ile birlikte çocuk, sınırı aştıkça kendisinin başarılı olacağının inancına ulaşmaktadır. Bunun dışında, ders çalışma sırasında azim faktörünü öne çıkarmak da etkili olmaktadır. Yani hırstan ziyade azim, anahtar kelime olmalıdır. Hırslı çocuk, kendisi dışındaki unsurlara odaklanmaktadır. Diğer arkadaşlarını geçmeye çalışır. Ancak azimli çocuk, kendini geçmeyi hedefler. Azimli olmak, başarılı olmak adına daha önemli bir yetidir. Azimli bir çocuğun hayat boyunca başarılı olacağını bilinmelidir. Çocukların Öğretmenlerinden İlgi Görmeleri Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun öğretmenden kaynaklı cevapları da bulunmaktadır. Çocukların öğretmenleri tarafından ilgi görmeleri, okula olan bağlılıklarını artırmaktadır. Bu nedenle ilgili bir öğretmenin kazanabileceği öğrenci sayısı çok fazladır. Bu nedenle çocukların eğitim sürecine adapte olmalarında öğretmenlere büyük bir sorumluluk düşmektedir. İyi bir öğretmen, okulu seven öğrencilerin yetişmesine yol açmaktadır. Anne ve babanın da çocuğun ders çalışma alışkanlığı kazanması sürecinde aktif katılımı beklenmektedir. Karnesi zayıf gelen çocuğun kesinlikle incitilmemesi gerekmektedir. Çocuk başarılı olamadığında, yanında ailesini destekçi olarak görmesi her zaman önemlidir. Çünkü hayatta herkesin başarısız olduğu zamanlar illa ki olmaktadır. Hiç kimse %100 başarı ile hayatını sürdürmemektedir. Çocukların da normal bir birey gibi düşünülerek onların başarısız olabilecekleri kabul edilmelidir. Çocuk, başarı elde edemediğinde ona, bu süreci yönetmeyi öğretmeli ve her koşulda destekçisi olduğunuzu hissettirmelisiniz. Ders Çalışmak İstemeyen Çocuğa Okunacak Dua Ders çalışmak istemeyen çocuğa okunacak dua sıklıkla araştırılan konular arasında yer almaktadır. Çocuğa faydalı geldiğine inanılan pek çok dua bulunmaktadır. Bu dualardan derse başlamadan önce okunmasının çocuğa iyi geldiği söylenmektedir. Bunun için “Rabbi Zidni ilmen ve fehmen ve imanen” şeklinde ilim anlayışının ve imanın artırılması anlamına gelen bir dua ile derse başlanmalıdır. Ders çalışmak istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun cevabı, duanın gücüne inananlar açısından manevi anlamda da sıklıkla araştırılmaktadır. Gösterim

okula gitmek istemeyen çocuğa okunacak dua