🐀 Hacivat Ve Karagöz Bilgi Dağarcığı
Bu yazımızda Karagöz ve Hacivat diyalog örnekleri kısaca olarak bilgi aktaracağız. Geleneksel Türk Tiyatrosu örneklerinden biri olan Hacivat ile Karagöz’de Hacivat, bilgeliği, kurnazlığı; Karagöz, umursamazlığı ve cahilliği temsil eder. Bir güldürü olarak orta oyunundan gölge oyununa aktarılmıştır. Karagöz ve Hacivat’ın diyalog örnekleri şu şekildedir
Ayrılmaz İkili Karagöz ve Hacivat Hakkında 9 Madde. Gülüm Baran. September 27, 2018. Türk Kültürü. Karagöz geçmişten günümüze uzanan sadece bir gölge oyunu değil, halk kültürümüzü ve toplumsal değerimizi yansıtan, yaşatan sanat ve kültürel değerimiz. Geleneksel bir zanaat da olan bu kültürel miras hakkında neler
BİLGİ DAĞARCIĞI. (İki arkadaş beraber yürüyorlar.) HACİVAT - Karagöz'üm yüzyıllardır herkesi güldürürsün ama senin yüzünün güldüğünü ben pek kolay kolay göremiyorum. KARAGÖZ - Köftehor, benim gibi bir gün iş bulur, üç gün işsiz kalırsan sen de gülmezsin! HACİVAT - Canım hemen kızma! Bakıyorum bugün
Karagözve Hacivat bir gölge oyunudur. Taklid yaparak ve komik sözler söyleyerek karşılıklı atışma yapılan bir oyundur. Adından da anlaşılacağı gibi gölgeler ile oyun gerçekleşir. Yar bana bir eğlence cümlesini duymayan yok denecek kadar azdır. Karagöz ve Hacivat oynatıcılarına hayalbaz denir.
Muhaverede yalnız, Hacivat ve Karagöz bir oyun oynar. Bu oyun, önce olmayacak bir olayın gerçekleşmiş gibi anlatılmasıyla başlar, sonra bunun düş olduğu anlaşılır. Fasıl (Oyun): Oyunun kendisidir. Hacivat ve Karagöz’den başka oyun kişileri fasılda görünürler. Karagöz oyunları genellikle adlarını bu bölümün
Karagözve Hacivat tiyatro örnek metni; Karagöz Hacivat Bayramlaşma Bayramı oyun metni; Karagöz ve Hacivat'ın hayatı hakkında kısa bilgi; 23 Nisan Hacivat İle Karagöz Mecliste Okuma Anlama Etkinliği; 3. Sınıf Hayat Bilgisi Karagöz Hacivat Slayt Gösterisi; 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Hacivat Karagöz Proje Performans Görevi; 3.
Ana karakterlerden Karagöz; biraz cahil olsa da; halkımızın hazır cevaplılık ve kıvraklığını temsil ederken, Hacivat ise; bilgili, kültürlü ve okumuş kesimi temsil ederdi.. Tüm oyunların sonunda Karagöz Hacivat'ı alt eder ve böylece onları TV'den izleyenler mutlu olurdu.. Oyunun sonunda Hacivat Karagöz'e hitaben
hacivaz: benim sinirimi bozma. karagöz: sinirin buzulmazbozulursa ben düzeltirim. hacivaz: şimdi senin burnunu kırıcam sonra nasıl düzelceni göteririm. karagöz: götter hani. hacivaz: sokat atcam şimdi. karagöz: nasıl atılıyor. hacivaz: al sana sokat. karagöz: ak hacivaz napsın sen niye sokat attın be.
Hacivat: " Dayandı. ". Karagöz: " Mirasyedinin mirası biter derler. ". Hacivat: " Bitmedi. ". Karagöz daha sonra Hacivat'tan tüccarın adını öğrenir. Tüccara giderek, ortak aradığını, evini ve bahçesini ortaya koyarak iş yapmak istediğini söyler ama gelir gider defterini kendisinin tutması gerektiğini bildirir.
Hacivat ve Karagöz’ün kısa bir repliği. HACİVAT - Hoş geldin sevgili Karagözüm! KARAGÖZ - Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm! HACİVAT - Nereden gelip, nereye gidiyorsun bakalım? KARAGÖZ - Bir yere gittiğim yok da, oğlumla kaç saattir okuma-yazma çalıştık Biraz gezeyim dedim. HACİVAT - Tabii iyi yaptın efendim, kafan
Çocuklarıgeleneksel anlatımız Hacivat ve Karagöz'le tanıştırmaya hazır mısınız?İndirimli çocuk tiyatro biletlerini hemen alın!İyi seyirler! Karagöz ve Hacivat Günümüz çocukları onlara televizyondan ya da internetten ne verilirse onu alıyorlar. Maalesef ki henüz geleneksel tiyatromuz bu ekranların içine giremedi. Şimdilik “Keloğlan” çizgi filmi ile
BilgiDağarcığı – Karagöz ve Hacivat. Karagöz – Hacivat Bilgi Dağarcığı Konuşması (İki arkadaş beraber yürüyorlar.) HACİVAT – Karagöz’üm yüzyıllardır herkesi güldürürsün ama senin yüzünün güldüğünü ben pek kolay kolay göremiyorum. KARAGÖZ – Köftehor, benim gibi bir gün iş bulur, üç gün işsiz
mha3YQS. Türk-Osmanlı tiyatro tarihinin en popüler iki karakteri onlar. Tarihini ise kimseler pek bilmiyor. Elbette rivayetler de çeşitli; haliyle şehir efsaneleri de yaygın. Kimi Karagöz’ü Bizans imparatoru’nun elçisi yapmış kimi Hacivat’ı Hz. Muhammed’in elçisi… Ulu Camii’nin yapımında çalışan iki işçi olduklarını söyleyen var. Peki, doğrusu ne? Bu işin yaşayan en büyük duayenlerinden Cengiz Özek, bilmeniz gereken her şeyi anlattı. Haklarındaki şehir efsaneleriBeyaz bir perde üzerine, oynatıcı-kuklacı ve perde arasında yer alan ışık kaynağı vasıtasıyla yarı saydam deriden işlenen ve renkli şeffaf boyalarla boyanan, sopalarla hareket ettirilen iki boyutlu kuklaların gölgelerinin düşürülmesi tekniğine dayanan Türk gölge oyunu, Karagöz köklü bir geleneğe sahiptir. Gölge oyununun başkişileri olan Karagöz ve Hacivat’ın yaşadığına dair birçok görüş ortaya atılmış, kimi Karagöz’ü Bizans imparatorunun elçisi yapmış kimi Hacivat’ı Hz. Muhammet’in elçisi… Evliya Çelebi ise Karagöz ve Hacivat’ın Selçuklu döneminde yaşadığını kitabında ileri sürmüştür. Bütün bu söylenceler arasında en rağbet göreni ise; Karagöz ve Hacivat Gazi döneminde bir cami yapımında görevli ustalardır. Kahramanlarımızın bol nükteli sohbetleriyle inşaatı geciktirmelerine öfkelenen sultanın idamlarına hükmettikten sonra çok üzülmesi ve bu üzüntüyü azaltmaya yönelik olarak Sufi Şeyh Küşteri bazı kaynaklarda Şüşteri'nin ölen kahramanlarımızı deriden figürlerle arkadan ışıklı perdeye yansıtıp sultanı avutması karagözcüler arasında yaygın bir söylence olarak kuşaktan kuşağa aktarılmış, bu şekliyle de hepimizin hafızalarında yer en doğru bilgi hangisi?Konuya akademik bir gözle bakınca, yazdığı kitaplarla Türk Tiyatrosu’nun çeşitli evrelerine ışık tutan Prof. Dr. Metin And, birçok uluslararası araştırmacının da dile getirdiği bir belgeyi gözler önüne seriyor. Bu belge, Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethetmesi sonrası Memluk tarihçisi İbn İlyas'ın tarih yazımıdır. Bu belgeye göre “Yavuz Sultan Selim, Memluk Sultanı II. Tomanbay'ı 15 Nisan 1517’de astırmıştır. Cizre’de Nil üzerinde Roda Adası’ndaki sarayda bir gölge oyuncusu Tomanba’ın Züveyle kapısında asılışını ve ipin iki kez kopuşunu canlandırmış, Sultan bu gösteriyi çok beğenmiş, oyuncuya çeşitli hediyeler verdikten sonra şehzadesi de seyretsin diye yanında İstanbul’a getirmiştir.” Büyük benzerlikler gösteriyorTürk gölge oyunuyla ilgili yazılara, çeşitli yazmalarda 16. yüzyıldan itibaren rastlamamızın nedeni de bu olsa gerek. Bunlardan birkaçı, 16. yy. da Topkapı sarayında gölge oyuncularının adını listeleyen bir belge, İsa Akhisari ö1560 adlı sufinin bir perde gazeli, 1582 şenliklerini anlatan Surname-i Huma-yun. 1582 şenliklerine tanıklık etmiş Haunolt'un yazılarının da 1582 Surnamesini destekler niteliktedir. Ayrıca,1582 Surnamesinde tarif edilen oyunlarla 13. yüzyılda şair İbn-ül Fariz'in yazdığı Tay'iyyet-el Kubra eserinde tarif edilen Memlük gölge oyunu içeriğine ait tarifler birbirini tutmakta Türk gölge tiyatrosuyla Memlük gölge tiyatrosu büyük benzerlikler göstermektedir. Aynı teknik Çin’de de varAlman oryantalist Paul Kahle tarafindan bulunan ve Almanya’daki birkac müzeye ülestirilip koruma altina alinan Memlük gölge oyunu kuklalari 18. YY. aralığına tarihlenmektedir. Memluk gölge tasvirleri ile Karagöz tasvirleri arasında önemli bir teknik benzerlik söz konusudur. Her iki teknik de gölge kuklalari deriden yapilmakta kuklalara 90°dikey aciyla bağlantılı ahşap çubuklarla oynatımaktadir. Benzer teknik Güney Çin Kanton ve Tayvan gölge kuklalarinda da gözlenmekle beraber, oynatım çubuklarının deri tasvirle birleşme yerlerindeki "pul" denilen ek aparatın Memlük ve Türk gölge kuklalarinda tıpatıp aynı olması ortak kökene ait ciddi bir maddi delil da sahipleniyorTürk gölge tiyatrosu baş kişileri “Karagöz ile Hacivat'ın” isimlerine ise ilk kez 17. yüzyılda Evliya Çelebi seyahatnamesinde rastlıyoruz. Şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz ki günümüzdeki Karagöz oyunları formuna 17. Yüzyıl itibariyle adım atılmıştır. Bu formuyla, Osmanlı İmparatorluğu yıkılana kadar yönettiği Suriye, Lübnan, Yunanistan, Bosna-Hersek, Romanya, Macaristan, Tunus, Cezayir, Libya, Kıbrıs ve kökenini aldığı Mısır Memlük’da “Karagöz” ve bundan türeyen adlarla varlığını sürdürmüş ve özellikle Yunanistan’da ulusal kültürün önemli bir parçası kabul tarihimizin baş tacı Karagöz Hacivat’ın 500. yılı Ramazan ayı boyunca Emaar Square Mall’da kutlanıyor! Hem de ne kutlama… Cengiz Özek’in koleksiyonundan oluşan Hacivat Karagöz Sergisi, her hafta sonu günde iki seans gölge oyunu, hem yetişkinlere hem miniklere özel atölyeler… Bütün detaylar aşağıda! Hacivat Karagöz 500 Yıl SergiTarih 26 Mayıs- 27 Haziran 2017Kişi Sınırı YokSüre 1 aySaat aralığı 1000 - 2200Çocuk Atölyeleri Tarih 27-28 Mayıs, 3-4-10-11-17-18-24-25 Haziran 2017 Kişi Sınırı Her atölye 30 çocuk ile sınırlıdır. Süre Günde 2 kez x 90 dakika Saat aralığı İlk Seans - 1330 - 1500 İkinci Seans - 1530 - 1700Yetişkinlere Atölye Tarih 31 Mayıs, 2-7-9-14-16-21-23 Haziran 2017 Kişi Sınırı Her atölye 20 yetişkin ile sınırlıdır. Süre Günde 2 kez x 2 saat Saat aralığı İlk Seans - 1330 - 1530 İkinci Seans - 1630 - 1830Karagöz& Hacivat Gölge Oyunu Tarih 27-28 Mayıs, 3-4-10-11-17-18-24-25 Haziran 2017 Süre Günde 2 kez x 30 dakika Saat aralığı İlk Seans - 1600 - 1630 İkinci Seans - 1900 - 1930
Karagöz geçmişten günümüze uzanan sadece bir gölge oyunu değil, halk kültürümüzü ve toplumsal değerimizi yansıtan, yaşatan sanat ve kültürel değerimiz. Geleneksel bir zanaat da olan bu kültürel miras hakkında neler biliyoruz?Karagöz ve Hacivat arasında geçen karşılıklı komik diyaloglara ve atışmalara dayanan, sanatçının doğaçlama performansını ortaya koyduğu Karagöz gölge oyunu insanları eğlendirirken düşündürmüş, zaman zaman toplumsal bilinç oluşmasında öncü bir rol oynamış. İki munzur arkadaşın dostluklarını konu alan bu iki karaktere ve oyunlarına gelin daha yakından bakalım. Hacivat ve Karagöz'ün sahiden yaşayıp yaşamadığı, yaşadılar ise de nerede bulundukları kesin olarak bilinmiyor. Yapılan kültür araştırmaları ve rivayete göre Bursa'da Ulucami'nin imalatı esnasında çalışan 2 işçi oldukları, Kambur Bali Çelebi Karagöz’ün demirci ustası, Halil Hacı İvaz Hacivat’ın ise duvarcı ustası olduğu biliniyor. HikayesiRivayete göre, bu ikilinin aralarında komik diyaloglardan oluşan çekişmeler vardır ve inşaatta da pek çalışmazlar. Bu durum diğer işçilerin de çalışmamasına sebep vermiş. Orhan Gazi'nin, " Cami zamanında bitmezse kelleni alırım " dediği cami mimarı ise inşaatın bitmediğini söylemiş ve Karagöz ve Hacivat’ı şikayet etmiş. Bunun üzerine ikili idam edilmiş. Karagöz ve Hacivat'ı seven ve ölümlerine çok üzülen Şeyh Küşteri, onların kuklalarını yapmış ve perde arkasından oynatmaya başlamış. Bu sayede de Hacivat ve Karagöz tanınmış. Gölge Oyunu Nedir?Gölge oyunu, aslında yüzlerce yıllık geçmişi olan bir sanat dalı. Genel olarak anlayacak olursak, havan derileri kesiliyor ve bu derilerden çeşitli figürlerin oluşturuluyor; İnsan, hayvan ya da eşya gibi ve bir ışık kaynağı önünde oynatılıyor. Bu oynatılan figürlerin gölgeleri de sıkıca gerilmiş bir perde üzerine yansıtılıyor. Figürlerin gölgeleri ile oynatılan oyuna da gölge oyunu’ adı veriliyor. Karagöz Oyunu ÖzellikleriKaragöz oyunu, aslında Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun başlıca türlerinden biri. Karagöz ve Hacivat oyunu daha çok Karagöz’ün söylenen sözleri yanlış anlamasından kaynaklı komik diyalogların ortaya çıkmasından oluşuyor. Buna bir de dans ve müzik eklendiğinde şenlik başlıyor. Oyunlarda gösterilen konular ise kim tarafından düzenleniyor bilinmiyor, doğaçlama olarak ilerliyor. Bu gösterimi yapan kişiye hayali’ ya da hayalbaz’ deniyor. Hayalinin yardımcısına ise çırak, yardak, dayrezen ve sandıkkâr adı veriliyor. Karagöz ve Hacıvat Oyunu Karakterleri?Oyunun en önemli kişilerinden olan Karagöz, okumamış ve eğitim almamış bir tip olmasına ragmen zekidir. Kendisine söylenen sözleri hep yanlış anlar ve sürekli başını belaya sokar. Oyun da Karagöz’ün bu davranışları üzerinden şekillenir. Geçim sıkıntısı yaşayan ve bulduğu geçici işlerle uğraşan kahramanımız neredeyse tüm oyunlarda işsiz. Karagöz dobra konuşan özelliğiyle de halkı temsil ettiğini söyleyebiliriz. HacıvatHacivat ise az da olsa medrese görmüş bir adamdır. Gördüğü eğitimi ve bilgisini çevresindeki insanlara iyi pazarlamasını bilir. Nabza göre şerbet vermeyi bilen bu karakter az bir öğrenimle öğrenmiş olduğu Arapça ve Farsça kelimeleri sık sık kullanır.Bu nedenle Karagöz, Hacivat’ı sürekli yanlış anlar. Hacivat genellikle başkalarının, özellikle de Karagöz’ün üzerinden geçinmeye çalışır. Hacivat’ın özelliklerine baktığımızda da aydın kişileri yansıttığını görebiliriz. Diğer KarakterlerYıllardır süre gelen bu gölge oyununda karakterler sadece Karagöz ve Hacıvat değil. Bu iki karaktere ise bazen diğer tiplemeler de eşlik edebiliyor. Bu karakterlerden bazıları, Zenne kadın, Himmet Ağa, Tuzsuz Deli Bekir sarhoş, Arap, Acem zengin, Kayserili pastırmacı, Zeybek gibi isimlerden oluşuyor. Karagöz Geleneği’nin DevamıKaragöz gölge oyunu geleneği, usta-çırak ilişkisi içinde yüzyıllarca devam etmiş ve günümüze kadar gelmiş. Ancak olması gereken yerde değil. Peki neden? Genelde “Ramazan ve çocuk eğlencesi” kabul ettiğimiz için değeri çok da anlaşılmıyor. Oysa Karagöz oyunu bir halk tiyatrosu ya da gelenekli tiyatrodur ve bu sanatın gelişebilmesi için Hayali’ ustaların yetiştirilmesi gerekir. Bu sanata gönül vermiş ustalar günümüzde az olsa varlar. Onlar sayesinde hala yaşatılmaya devam ediyor. Karagöz Oyunu ile EğlenceRenkli kostümleri, eğlenceli müzikleri ve komik diyalogları ile aslında sadece çocuklar değil yetişkinler de izlerken eğleniyorlar. Bir dönemin kültürünü yanıstan bu öğeler özellikle geçmişten günümüze şöyle bir toplumsal yapı adına zaman yolculuğuna çıkmamızı da sağlıyor. Neden Tekrar Canlandırmak Gerekli? Karagöz'ü yeniden canlandırmak, hem bu kahramanları yeniden topluma kazandırmak, hem de günümüz olayları ve esprileri ile izleyiciyi buluşturup bir de bu şekilde sunmak açısından önemli. Oyunu oynatan hayali ustaları hikayelerinde yaratıcı, günümüz esprilerini kullanabilen ve halka seslenebilen diyaloglar yaratmaya çalışıyorlar. O kadar kıymetli kültürel değerlerimiz var ki, bu değerlere sahip çıkarak gelecek kuşaklara aktarmak da bir o kadar önemli. Tale olarak deneyim seyahati gezilerimizde bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Deneyim Seyahatiyle Tanış Bu Yazılarımız Da İlginizi Çekebilir!
Karagöz – Hacivat Borç Korkusu Diyalogu HACİVAT – Hacivat dükkânın önünde otururken Karagöz geçmektedir. Seslenir Karagöz, Karagöz!… KARAGÖZ – ……………. HACİVAT – Söylenir. Allah Allah? Başına kötü bir şey mi geldi acaba, dalgın dalgın geçiyor? Seslenir. Karagöz, Karagöz!… KARAGÖZ – Merhaba Hacı Cavcav, sen burada mısın? HACİVAT – Canım nerede olacağım ya? Burası benim dükkanım […] Karagöz – Hacivat Bilgi Dağarcığı Konuşması İki arkadaş beraber yürüyorlar. HACİVAT – Karagöz’üm yüzyıllardır herkesi güldürürsün ama senin yüzünün güldüğünü ben pek kolay kolay göremiyorum. KARAGÖZ – Köftehor, benim gibi bir gün iş bulur, üç gün işsiz kalırsan sen de gülmezsin! HACİVAT – Canım hemen kızma! Bakıyorum bugün gözlerinin içi gülüyor da onun için söyledim. […]
hacıvat karagöz sözleri Karagöz Hacivat Söyleşmeleri Karagöz - Hacivat Söyleşmeleri Bilgi Dağarcığı İki arkadaş beraber yürüyorlar. HACİVAT - Karagöz'üm yüzyıllardır herkesi güldürürsün ama senin yüzünün güldüğünü ben pek kolay kolay göremiyorum. KARAGÖZ - Köftehor, benim gibi bir gün iş bulur, üç gün işsiz kalırsan sen de gülmezsin! HACİVAT - Canım hemen kızma! Bakıyorum bugün gözlerinin içi gülüyor da onun için söyledim. KARAGÖZ - Hay hay, gözlerimin içi gülüyor, burnumun dışı göbek atıyor, kulaklarımın kenarı yerlere yatıyor. HACİVAT - Hah hah hah!... Yine yanlış anladın, yani bugün pek neşelisin! KARAGÖZ - Öyle söylesene! HACİVAT - Pekalâ, böyle neşeli olmanın sebebi ne acaba? KARAGÖZ - Hiç sorma Hacı Cavcav, meğer bilgili olmak ne güzel şeymiş!... HACİVAT - Haklısın Karagöz'üm ama bunun neşeli olmakla ne ilgisi var? KARAGÖZ - Olmaz olur mu? Kaç gündür oğlum bana ilkokul ders kitaplarını okuyor. HACİVAT - Şimdi anladım... Çok güzel ama kendin neden okumaya başlamadın? KARAGÖZ - Köftehor bir yanda da okuma-yazma çalışıyorum. Sonra tekrar kendim okuyacağım. HACİVAT - Desene bilgi dağarcığını dolduruyorsun! KARAGÖZ - Bilgi kabarcığımı dolduruyorum. HACİVAT - Efendim kabarcık doldurmak falan değil, yani bilgin artıyor. KARAGÖZ - Hay hay, hem de neler neler öğreniyorum. Hele dünyanın döndüğünü hiç bilmiyordum da hemen belime bir ip hazırladım. HACİVAT - ALLAH ALLAH belindeki ip ne olacak? KARAGÖZ - Dünya olmadık zamanda hızlı dönmeye başlarsa, beni birden bulutlara fırlatmasın diye kendimi hemen belimden bir yere bağlayacağım. HACİVAT - Karagöz'üm, anlaşılan senin bilgin de artsa saçmalamaktan vazgeçmeyeceksin! KARAGÖZ - Asıl sen saçmalama da, kendine sağlam bir ip bulup beline sar! HACİVAT - Sen şimdi ipi bırak da soracaklarıma cevap ver. Bakalım neler öğrenmişsin? KARAGÖZ - Sor da hemen vızır vızır cevabını al! HACİVAT - Aferin!.. Önce matematik... KARAGÖZ - Mavi patik öğrenmedim. HACİVAT - Değil efendim, yani hesap, kitap... Meselâ iki iki daha ne eder? KARAGÖZ - Bunu bildim Hacı Cavcav, iki tane iki eder. HACİVAT - ALLAH iyiliğini versin, ne bilmesi... KARAGÖZ - Pataklarım ha, sen de zor şeyler sor! HACİVAT - Sivrisinek deyince aklımıza ne gelir? KARAGÖZ - Ne gelecek, benim aklıma şişko sinek gelir. HACİVAT - Senin aklına gelir. KARAGÖZ - Bekleme, başka şeyler de sor! HACİVAT - Pekâla, çok kolay bir soru... KARAGÖZ - Kolay sorma pataklarım, en zorunuda sor! HACİVAT - Pekâla, çok kolay bir soru... KARAGÖZ - Kolay sorma pataklarım, en zorundan sor!... HACİVAT - Hele sen dinle!... Bir gün kaç saattir? KARAGÖZ - Köftehor, bizim duvar saati kaç aydır bozuk... Ne bileyim bir gün kaç saat... HACİVAT - Karagöz'üm şimdi soracağımı bilmek için okula bile gitmeye gerek yok... İyi düşün!... KARAGÖZ - Düşündüm, çabuk sor Hacı Cavcav! HACİVAT - Efendim, şu bildiğimiz su kaç şekilde bulunur. KARAGÖZ - Bunu bilmeyecek ne var? HACİVAT - Âferin Karagöz'üm, söyle bakalım? KARAGÖZ - Bardakta, sürahide, banyo kazanında... HACİVAT - ALLAH iyiliğini versin! Su akıcı olarak, buhar ve donmuş olarak üç şekilde bulunur. KARAGÖZ - Düşündükten sonra onları da söyleyecektim. HACİVAT - Ağzımda kaç diş bulunur? KARAGÖZ - Adamına göre değişir Hacı Cavcav! Kiminde otuz tane olur. Kiminde üç tane... Bazılarında da takma diş olur. HACİVAT -Sinirim bozulmadan ben gideyim. Giderler
Bilgi Dağarcığı İki arkadaş beraber yürüyorlar. HACİVAT – Karagöz’üm yüzyıllardır herkesi güldürürsün ama senin yüzünün güldüğünü ben pek kolay kolay göremiyorum. KARAGÖZ – Köftehor, benim gibi bir gün iş bulur, üç gün işsiz kalırsan sen de gülmezsin! HACİVAT – Canım hemen kızma! Bakıyorum bugün gözlerinin içi gülüyor da onun için söyledim. KARAGÖZ – Hay hay, gözlerimin içi gülüyor, burnumun dışı göbek atıyor, kulaklarımın kenarı yerlere yatıyor. HACİVAT – Hah hah hah!… Yine yanlış anladın, yani bugün pek neşelisin! KARAGÖZ – Öyle söylesene! HACİVAT – Pekalâ, böyle neşeli olmanın sebebi ne acaba? KARAGÖZ – Hiç sorma Hacı Cavcav, meğer bilgili olmak ne güzel şeymiş!… HACİVAT – Haklısın Karagöz’üm ama bunun neşeli olmakla ne ilgisi var? KARAGÖZ – Olmaz olur mu? Kaç gündür oğlum bana ilkokul ders kitaplarını okuyor. HACİVAT – Şimdi anladım… Çok güzel ama kendin neden okumaya başlamadın? KARAGÖZ – Köftehor bir yanda da okuma-yazma çalışıyorum. Sonra tekrar kendim okuyacağım. HACİVAT – Desene bilgi dağarcığını dolduruyorsun! KARAGÖZ – Bilgi kabarcığımı dolduruyorum. HACİVAT – Efendim kabarcık doldurmak falan değil, yani bilgin artıyor. KARAGÖZ – Hay hay, hem de neler neler öğreniyorum. Hele dünyanın döndüğünü hiç bilmiyordum da hemen belime bir ip hazırladım. HACİVAT – Allah Allah belindeki ip ne olacak? KARAGÖZ – Dünya olmadık zamanda hızlı dönmeye başlarsa, beni birden bulutlara fırlatmasın diye kendimi hemen belimden bir yere bağlayacağım. HACİVAT – Karagöz’üm, anlaşılan senin bilgin de artsa saçmalamaktan vazgeçmeyeceksin! KARAGÖZ – Asıl sen saçmalama da, kendine sağlam bir ip bulup beline sar! HACİVAT – Sen şimdi ipi bırak da soracaklarıma cevap ver. Bakalım neler öğrenmişsin? KARAGÖZ – Sor da hemen vızır vızır cevabını al! HACİVAT – Aferin!.. Önce matematik… KARAGÖZ – Mavi patik öğrenmedim. HACİVAT – Değil efendim, yani hesap, kitap… Meselâ iki iki daha ne eder? KARAGÖZ – Bunu bildim Hacı Cavcav, iki tane iki eder. HACİVAT – Allah iyiliğini versin, ne bilmesi… KARAGÖZ – Pataklarım ha, sen de zor şeyler sor! HACİVAT – Sivrisinek deyince aklımıza ne gelir? KARAGÖZ – Ne gelecek, benim aklıma şişko sinek gelir. HACİVAT – Senin aklına gelir. KARAGÖZ – Bekleme, başka şeyler de sor! HACİVAT – Pekâla, çok kolay bir soru… KARAGÖZ – Kolay sorma pataklarım, en zorunuda sor! HACİVAT – Pekâla, çok kolay bir soru… KARAGÖZ – Kolay sorma pataklarım, en zorundan sor!… HACİVAT – Hele sen dinle!… Bir gün kaç saattir? KARAGÖZ – Köftehor, bizim duvar saati kaç aydır bozuk… Ne bileyim bir gün kaç saat… HACİVAT – Karagöz’üm şimdi soracağımı bilmek için okula bile gitmeye gerek yok… İyi düşün!… KARAGÖZ – Düşündüm, çabuk sor Hacı Cavcav! HACİVAT – Efendim, şu bildiğimiz su kaç şekilde bulunur. KARAGÖZ – Bunu bilmeyecek ne var? HACİVAT – Âferin Karagöz’üm, söyle bakalım? KARAGÖZ – Bardakta, sürahide, banyo kazanında… HACİVAT – Allah iyiliğini versin! Su akıcı olarak, buhar ve donmuş olarak üç şekilde bulunur. KARAGÖZ – Düşündükten sonra onları da söyleyecektim. HACİVAT – Ağzımda kaç diş bulunur? KARAGÖZ – Adamına göre değişir Hacı Cavcav! Kiminde otuz tane olur. Kiminde üç tane… Bazılarında da takma diş olur. HACİVAT -Sinirim bozulmadan ben gideyim. Giderler
hacivat ve karagöz bilgi dağarcığı