💧 Burası Muştur Türküsü Ve Hikayesi
Muş, Huş, Hış, Guş tartışmaları arasında boğulurken imdadıma Muş Valisi Ali Akan yetişti. ‘‘YEMEN Türküsü adıyla Yemen'e mal edilen ve türküde geçen ‘Burası Muştur
Ne zaman milli duygularımız ayağa kalksa aklımıza “Yemen Türküsü” gelir, yüreğimiz kabarır, dizeler dudaklarımızdan dökülmeye başlar Havada bulut yok bu ne dumandır. Mahlede ölü yok bu ne figandır. Şu Yemen elleri ne de yamandır. Ah o yemendir gülü çimendir. Giden gelmiyor acep nedendir. Burası Muş’tur yolu
Ormancı kaçar. Muğla Devlet Hastanesi’ne ulaştırılan Tevfik, hastanede hayatını kaybeder. Mustafa Şahbudak ise hapse girer. Ormancı Türküsü Hikayesi. Bu acı hikayeyi, yıllar sonra Mustafa Şahbudak’ın bir yakını yazıp besteler. Zaman içinde türkü çok sevilir. Belen Kahvesi, işte bu acı hikayenin yaşandığı yerdir
Şu Yemen elleri ne yamandır. Ah o yemendir gülü çimendir. Giden gelmiyor acep nedendir. Burası Huş’tur yolu yokuştur. Giden gelmiyor acep ne iştir. Kışlanın önünde redif sesi var. Bakın çantasında acep nesi var. Bir çift kundurayla bir de fesi var. Ah o yemendir gülü çimendir.
Burası Muştur Notaları. Yemen Türküsü olarak bilinen Arif Sağ’ın seslendirdiği Burası Muştur türküsünün notalarını sizler ile paylaşacağız. Türkünün Do Re Mi notaları , solfeji ve sözleri de paylaşımımız da mevcuttur.Sayfamızın yorum kısmında bizlerden istek notalarda bulunabilirsiniz.Keyifli Çalışmalar
byadmin. Yemen Türküsü (Burası Muştur Yolu Yokuştur) Şarkı Sözleri. Havada bulut yok bu ne dumandır. Mehlede ölüm yok bu ne şivandır. Bu yemen elleri ne de yamandır. Ano Yemen’dir gülü çemendir. Giden gelmiyor acep nedendir. Burası muş’tur yolu yokuştur. Giden gelmiyor acep ne iştir (Nakarat)
YemenTürküsü (Burası Muştur Yolu Yokuştur) Kullanım Şartları ve (Burası Muştur Yolu Yokuştur) Hikayesi.
AnoYemendir & Gülü çemendir. Giden gelmiyor & Acep nedendir. Burası Muş'tur & Yolu yokuştur. Giden gelmiyor & Acep ne iştir. Mızıka çalınır düğün mü sandın. Al yeşil bayrağı gelin mi sandın. Yemen'e gideni gelir mi sandın. Dön gel ağam dön gel dayanamiram. Uyku gaflet basmış uyanamiram.
Muş GENEL. Bölgede, ülkemizin üçüncü büyük ovası bulunmaktadır. Muş türküsünde sözü edilen “burası Muştur, yolu yokuştur” ifadesinin anlamı: şehir yerleşimi oluşturulurken, ova bölümü tamamen tarıma ayrılmış ve şehir yerleşimi: saldırılara karşı savunulması için; günümüzdeki kale ve minare mahalleleri arasındaki bölümde oluşturulmuştur.
Zara- Muş Türküsü memati42 15.212 izlenme 02:20 Turgay Çağlayan - Burası Muştur tugaycaglayan 6.048 izlenme 00:59 Murat - Burası Muştur - Amatör jelifirlopez 7.848 izlenme 03:06 Burası Muştur - Çetin Içten vidimuzik 7.328 izlenme 03:56 Burası Muştur - Fahrettin Sönmez vidimuzik 884 izlenme
BurasıMuştur Sözleri ve karaoke şarkısı. Havada bulut yok bu ne dumandır. Mahlede ölüm yok bu ne figandır. Şu Yemen elleri ne de yamandır. Ah o Yemen’dir, gülü çemendir. Giden gelmiyor, acep nedendir. Burası Muş’tur, yolu yokuştur. Giden gelmiyor & dönmüyor, acep ne iştir. Kışla’nın önünde redif sesi var.
BurasıHuştur Ibrahim Tatlıses. Burası muştur yolu yokuştur muhteşem ses imparator. . 1:01 İbrahim Tatlıses Burası Muştur Yolu Yokuştur 2:12 İbrahim Tatlıses & Mine Koşan - Burası Muştur (1994) 2:40 Bülent Ersoy İbrahim Tatlıses Düeti - Yemen türküsü 9:08 Yemen Türküsü 4:28 BÜLENT ERSOY & İBRAHİM TATLISES / YEMEN
6KMh. [Arama Yap] - [Ana Sayfa][B] > [Barış Manço Şarkı Sözleri] > Burası Muştur Şarkı Sözü Şarkıcı İsmiŞarkı İsmi Sponsored Links Albüm AdıBen BilirimDüzeltenjokerhsynEklendi 142500Güncellendi 153600 Şarkı Ekle Hata Düzelt Havada bulut yok bu ne dumandır Mahlede ölen yok bu ne figandır Şu yemen elleri ne de yamandır Ano yemendir gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir Burası Muştur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep nedendir Kışlanın önünde asker sesi var Bakın çantasında acep nesi var Bir çift kundurayla var bir de fesi var Ano yemendir gülü çemendir Giden gelmiyor acep ne iştir Burası Muştur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep iştir Şarkı Ekle Hata Düzelt© 2003-2022 Her Hakkı Saklıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk her söylenişinde duygulandığı ve en sevdigi Türkülerden olan Türkünün hikayesi “Anadolu çocuklarının ne işleri vardı Yemen çöllerinde? Oraya gönderildiklerinde belki yeni evliydiler. İçlerinden birinin şansı yaver gider de geri dönebilseler kendisi ve eşi yaşlanmış, çocuğu kızsa gelinlik çağa gelmiş, e… rkekse koskoca delikanlı olmuş bulurdu. Bütün bunlar ne içindi? Yazık günah değilmiydi evlatlarımıza? “dediği Muş Türküsü hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan “Yemen Türküsü” adıyla Yemen’e mal edilerek, Türküde geçen “Burası Muştur…”kısmının “Burası Huştur…”diye söylenmesi ile Kamu oyu yanlış bilgilendirilmektedir. Ve Türkümüzü arap Türküsü olarak göstermek istenmektedir. Oysaki kamu yayıncılığının temsilcisi ve devletimizin en saygın kuruluşlarından olan TRT arşivleri incelendiğinde;ve eski emekli bir generalin araştırması sonucu gercekler ortaya çıkmıştır. Acılı,elemli ve yaslı bir Türkünün öyküsüdür bu. Tarihi bilinmez. Aslında bilinir de herkes kendine göre değişik bir tarih söyler. Ama biz olayın gerçek yüzünü olaya yaşayan ve anlatanların diliyle Türküyü dönüştürüldüğü biçimiyle anlatalım. Anlatılanlara göre o tarihte osmanlı yemen çöllerinde zorlu bir savaşa kurulur,savaş ve şartları haftalar boyu tartışılır çözümün yemen ellerine vilayetlerden birinde oluşturulacak bir alayla gidilmesinin mümkün olduğuna karar ki;bir tek vilayetten birlik oluşunca bunlar hep akraba ve hısım olacakları için birbirlerine bağlılığı ve dayanışmaları ile savaş alanında kaçmaları söz konusu dört bir yanından uzun beklemelere karşın istekli çıkmaz bu istek olmasına olurda osmanlının istediği gibi vilayetlerden çıkan bu gönüllü sayısıda yeterli olmaz. Bu sırada Muş’dan Bulanık,Malazgirt ve Varto’dan bir ses yükselir osmanlıya;”hepimiz varız,gönüllüyüz Yemen çöllerine gitmeye” Osmanlıya haber bakar sayı yeterli,karar verilir ve yemen çöllerine Muş’dan oluşturulanbir redif alayı gidilmesine gidilir ama,hiçbiride geri bu Türkü gidipte gelemeyen o isimsiz kahramanlardan Muş’a kalan sevgilisinin sesi,özlemi,elemi ve de acısıdır. Havada bulut yok bu ne dumandır Mahlede ölüm yok bu ne şivandır Bu yemen elleri ne de yamandır Ano Yemen’dir gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir Burası Muş’tur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir Mongokun suları ovaya akar Ağam asker olmuş yüreğim yakar Gözlerim kan çanak ağama bakar Gider isem ağam sana köleyim Cemalin bir gülsün ben de geleyim Yemen çöllerinde senle öleyim Şafağın atmışta terkisin bağlar Yavuklunun oturmuş için kan ağlar Hasretin dayanmaz bostanlar bağlar Saçımın telini edem hedayet Günahım yoğtur ki dilem nedamet Muş’tan başka yoğmu burda velayet Kışlanın önünde çalınır sazlar Gözlerim ağlıyor yüreğim sızlar Yemen’e gidene ağlıyor kızlar Tez gel ağam tez gel eğlenmiyesin İngiliz hayındır güvenmeyesin Arap dilber çoktur evlenmiyesin Karasu uzanır sıra söğütler Yüzbaşım oturmuş asker öğütler Yemen’e gidiyor baba yiğitler Kışlanın önünde redif sesi var Açın çantasına bakın nesi var Bir çift potin ile birde fesi var Tüfekler çatıldı kaşlar çatıldı Ağam mavzer-ilen öge atıldı Alkanlar içinde kuma yatıldı Tez gel ağam tez gel dayanamirem Uyku geflet basmış uyanamirem Ağam öldüğüne inanamirem
Yemen Türküsü Burası Muştur Yolu Yokuştur HikayesiTürkülerin hikâyelerini bilmek türküyü anlamanıza yardımcı olur. Hikâyesini bildiğiniz için duyguya hâkim bir şekilde türküyü dinlersiniz. Belki bu zamana kadar Yemen türküsünün hikâyesini nereden geliyor diye hiç düşünmedik bile etrafta çaldı dinledik ya da hikâyesiyle karşı karşıya kalmadık. Yemen türküsünün hikayesini daha önce duymadıysanız ,içeriğimizle birlikte anlamlı olan türküye daha büyük anlam katacak hikayesini öğrenelim… Yemen Türküsü Yemen'de çatışmada ölen Osmanlı askerleri için yakılmış bir ağıttır. Osmanlı Yemen topraklarını ülkesine kattıktan sonra buradaki hükümdarlığını sürdürmek için çok şehit verdi. Beş cephe de birden çarpışan Osmanlı kuvvetleri Anadolu'dan asker sevki yaptı. Çarpışmalar o kadar şiddetli oldu ki aileler Yemen'e cepheye giden evlatlarının artık geri dönmeyeceğini biliyorlardı. Birçok aile cepheye gönderdikleri çocuklarından bir daha haber alamadı. Hatta bazı askerler yıllar sonra savaş bitse de bu topraklardan geriye dönememişler sağ kalabilenler orada yaşamlarını devam ettirmişlerdir. Bu acıyla halkın dilinden düşmeyen Yemen Türküsü etki ve izlerini günümüze kadar taşımıştır. Yemen Türküsüyle ilgili Muş, Huş, Hiş mi tartışmaları vardır. Türküyü hem Muş ili hem de Elazığ ili sahiplenmektedir. Türkü de geçen “Burası Muş'tur yolu yokuştur” diyenler ve türkünün yazarı Düriye Keskin'in Muş da yaşadığı için türkünün Muş'a ait olduğudur. Bir diğer söylevde “Burası Huş 'tur yolu yokuştur “ şeklindedir. Birçok farklı şekilde değiştirilerek söylenmiştir. Âmâ yapılan araştırmalar sonucu Muş söylevinin doğru olduğu ileri sürülmüştür. Bazı söylentilere göre de; Yemen'de bulunan Huş yöresine denmektedir. Asıl Mesele Huş veya Muş olmasında değildir. Asıl mesele Yemen'e gönderilen askerlerimiz ve oralarda şehit olmaları üzerine yakılan ağıttır. Havada bulut yok bu ne dumandır? Mahlede ölen yok bu ne figandır? Şu Yemen elleri ne de yamandır Ah o Yemen'dir, gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir?Burası Muş'tur, yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir?Kışlanın önünde redif sesi var Açın çantasında bakın nesi var? Bir çift kundurayla bir de fesi var Ah o Yemen'dir, gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir? Burası Muş'tur, yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir?Dön gel ağam dön gel, dayanamirem Uyku, gaflet bastı, uyanamirem Babam öldüğüne inanamirem Ah o Yemen'dir, gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir? Burası Muş'tur, yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir? Son Güncelleme 2047 Türkü hikayeleri Türkülerin doğuşu Türkülerin doğuş hikayeleri Türkü sözleri
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk her söylenişinde duygulandığı ve en sevdigi Türkülerden olan Türkünün hikayesi “Anadolu çocuklarının ne işleri vardı Yemen çöllerinde? Oraya gönderildiklerinde belki yeni evliydiler. İçlerinden birinin şansı yaver gider de geri dönebilseler kendisi ve eşi yaşlanmış, çocuğu kızsa gelinlik çağa gelmiş, erkekse koskoca delikanlı olmuş bulurdu. Muş Türküsü hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan “Yemen Türküsü” adıyla Yemen’e mal edilerek, Türküde geçen “Burası Muştur…”kısmının “Burası Huştur…”diye söylenmesi ile herkes yanlış bilgilendirilmektedir. Kamu yayıncılığının temsilcisi ve devletimizin en saygın kuruluşlarından olan TRT arşivleri incelendiğinde; ve eski emekli bir generalin araştırması sonucu gercekler ortaya çıkmıştır.<span style="display inline-block; width 0px; overflow hidden; line-height 0;" data-mce-type="bookmark" class="mce_SELRES_start"></span> Tarihi bilinmez. Aslında bilinir de herkes kendine göre değişik bir tarih söyler. Ama biz olayın gerçek yüzünü olaya yaşayan ve anlatanların diliyle türküyü dönüştürüldüğü biçimiyle anlatalım. Anlatılanlara göre o tarihte Osmanlı Yemen çöllerinde zorlu bir savaşa tutulmuştur. Divanlar kurulur,savaş ve şartları haftalar boyu tartışılır çözümün yemen ellerine vilayetlerden birinde oluşturulacak bir alayla gidilmesinin mümkün olduğuna karar ki; bir tek vilayetten birlik oluşunca bunlar hep akraba ve hısım olacakları için birbirlerine bağlılığı ve dayanışmaları ile savaş alanında kaçmaları söz konusu dört bir yanından uzun beklemelere karşın istekli çıkmaz bu istek olmasına olurda Osmanlının istediği gibi olmaz, değişik vilayetlerden çıkan bu gönüllü sayısıda yeterli olmaz. Bu sırada Muş’dan Bulanık, Malazgirt ve Varto’dan bir ses yükselir Osmanlıya; ”hepimiz varız, gönüllüyüz Yemen çöllerine gitmeye” Osmanlıya haber bakar sayı yeterli, karar verilir ve Yemen çöllerine Muş’dan oluşturulan bir redif alayı gönderilir. Yemen’e gidilmesine gidilir ama,hiçbiride geri dönmez. İşte bu Türkü gidipte gelemeyen o isimsiz kahramanlardan Muş’ta kalan sevgilisinin sesi,özlemi,elemi ve de acısıdır. Havada bulut yok bu ne dumandır Mahlede ölüm yok bu ne şivandır Bu yemen elleri ne de yamandır Ano Yemen’dir gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir Burası Muş’tur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir Mongokun suları ovaya akar Ağam asker olmuş yüreğim yakar Gözlerim kan çanak ağama bakar Gider isem ağam sana köleyim Cemalin bir gülsün ben de geleyim Yemen çöllerinde senle öleyim Şafağın atmışta terkisin bağlar Yavuklunun oturmuş için kan ağlar Hasretin dayanmaz bostanlar bağlar Saçımın telini edem hedayet Günahım yoğtur ki dilem nedamet Muş’tan başka yoğmu burda velayet Kışlanın önünde çalınır sazlar Gözlerim ağlıyor yüreğim sızlar Yemen’e gidene ağlıyor kızlar Tez gel ağam tez gel eğlenmiyesin İngiliz hayındır güvenmeyesin Arap dilber çoktur evlenmiyesin Karasu uzanır sıra söğütler Yüzbaşım oturmuş asker öğütler Yemen’e gidiyor baba yiğitler Kışlanın önünde redif sesi var Açın çantasına bakın nesi var Bir çift potin ile birde fesi var Tüfekler çatıldı kaşlar çatıldı Ağam mavzer-ilen öge atıldı Alkanlar içinde kuma yatıldı Tez gel ağam tez gel dayanamirem Uyku geflet basmış uyanamirem Ağam öldüğüne inanamirem
Havada bulut yok bu ne dumandır Yemen Türküsü Havada bulut yok bu ne dumandır Mahlede ölüm yok bu ne figandır Şu Yemen elleri ne de yamandır Anom yemendir gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir Burası Muş’tur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir Kışlanın önünde redif sesi var Bakın çantasında acep nesi var Bir çift kundurayla bir de fesi var Anom yemendir gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir Burası Huş’tur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir Kışlanın önünde çalınır sazlar Ayağım yalnayak yüreğim sızlar Yemene gidene ağlıyor kızlar Anom yemendir gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir Burası Muş’tur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir Yöre Muş Kaynak kişi Duriye Keskin Derleyen ve notaya alan Muzaffer Sarısözen Seslendiren Safiye Ayla Not 1 Burası Muş'tur, burası Huş'tur konusu uzun süre tartışma konusu olmuştur, konunun uzmanları Muş olduğu konusunda karar vermişlerdir. Wikipedia'da ise türkünün yöresinin Elazığ olduğu yazıyor ama kaynak kişi olan Duriye Keskin Muş bölgesinde bir mahalli sanatçıdır, dolayısıyla Muş türküsü olması ihtimali çok daha yüksektir. Not 2 Sayın Ayşe Hür'ün Radikal gazetesinin internet sitesinde yayınlanan makalesinin son bölümünü aşağıya aktardım; YEMEN TÜRKÜSÜ KİME AİT? Yazıya Yemen türküsüyle başlamıştım, Yemen türküsüyle bitireyim. 1990’dan itibaren “Havada Bulut Yok” adıyla ünlenen türkünün Muş’a mı yoksa Elazığ’a ait bir türkü mü olduğu konusunda bir savaş yürüyor. TRT’nin kaynaklarına göre, 1944 yılında Anadolu’yu gezerek derlemeler yapan Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Rıza Yetişen'den oluşan ekip tarafından, Duriye Keskin adlı Muşlu bir mahalli sanatçıdan derlenen türküyü notaya Muzaffer Sarısözen notaya geçirmişti. Şemsettin Taşbilek Elazığlı bir araştırmacı ise türkünün 1936 tarihli Elaziz Halk Türküleri ve Oyunları adlı kitapta hem notalarıyla hem de orijinal metniyle Harput türküsü olarak yer aldığını ileri sürdü. Yazara göre kitap zamanın Elaziz Valisi Tevfik Gür başkanlığındaki Ferruh Arsunar, Sadi Günel ve Hafız Osman Öge'nin içinde yer aldığı Elaziz Halkevi 1936 yılı Sanat Komitesi'nce derlenmiş olup İstanbul-Beyazıt Kütüphanesi' nde 47950/5 numara ile kayıtlıydı. Harput türküsüdür diyenler, “Burası Muş'tur, yolu yokuştur" şeklindeki nakaratta yer alan Muş ifadesinin aslında Yemen’de bulunan Huş veya Simuş adlı bir yerleşim yerinin adının, yanlış yazılması suretiyle kayıtlara geçtiğini, dolayısıyla nakarattan hareketle türküyü Muş’a maletmenin yanlış olduğunu söylüyorlardı. Bu iddianın kaynağı ise yıllar önce Yemen’e bir seyahat yapmış olan ve güya burada Huş diye bir yer olduğunu öğrenen Barış Manço idi. Manço çok inandırıcı bulunmuş olmalı ki, TRT türkünün künyesini “Eski Türkçeyle yazılırken -h- harfinin üstündeki nokta unutulmuş da onun için Muş, Huş olmuş.” diye düzeltti. Bu düzeltmeyi yapanların, Eski Türkçe bildikleri şüpheliydi çünkü, üzerinde nokta olan Hı harfinden nokta kaldırılınca M olmaz, Ha diye okunurdu. Bu kesime göre “zaten Muş’un yolu yokuş falan da değildi.” Tartışmaya Yücel Paşmakçı, Musa Eroğlu, Mehmet Özbek gibi halk müziği ustaları girdi. Bu kişiler haklı olarak “Burası Huş’tur” veya “Burası Simuş’tur” şeklindeki nakaratın, ancak türkü Yemen’de yakılmışsa manalı olacağını, o zaman da “Giden gelmiyor, acep ne iştir” sözünün anlamsız olacağını söylediler. Ayrıca Muşlular, “1950’li yıllara kadar Kurtik Dağı’nın yamaçlarındaydı. Bitlis’ten kaleye çıkan yol 45 derece eğimliydi” dediler. Sonunda Muş Valisi bir Mülkiye Müfettişine rapor bile hazırlattı. Rapora göre, türkü kesinlikle Muş’a aitti. Ancak müfettişin bu sonuca varırken kullandığı argümanların bilimsel hiçbir yanı yoktu. TÜRKÜLER HEPİMİZİNDİR Muşluları ve Elazığlıları üzmek istemem ama türküler kimsenin malı değildir. Toplumun malıdır. Yazanı, yazıldığı tarih hatta tam olarak yazılış nedeni de bilinmez. Zaman içinde değişim gösterir, bazı kavramlar değişir, telaffuz farkları ortaya çıkar. Coğrafyadan coğrafya dolaşırken, içerik ve melodi değiştirir. Yukarıda linkini verdiğim yazımda “Çanakkale İçinde Vurdular Beni” türküsünün serüvenini anlatmıştım. Yemen türküsünün de benzer bir hikayesi vardır mutlaka. Erik Jan Zürcher’in dediği gibi “Yemen türküleri adeta bir tür oluşturur ve özellikle Suriye, Filistin ve Mezopotamya'daki birlikler arasında çok benimsenir. En azından bir düzine Yemen türküsü vardır. … Bu türkülerde dile getirilen duyguların pek öyle çarpıcı bir orijinalliği yoktur ama çok şey anlatırlar. Bunlar kahramanlık ve yurtseverlik türküleri değildir. Yine bu türküler aynı dönemlerde Batı'daki cephelerde ortaya çıkan … popüler şarkılardaki inatçı kararlılığı da anlatmazlar. Bunlarda esas olarak dile getirilen, sıla hasreti, ümitsizlik, kötü kader ve kurban edilme duygusudur. Bu türküleri söyleyen insanların gözünde silah altına alınma bir ölüm cezasıdır. Türküler aynı zamanda bir tevekkül atmosferini de canlandırırlar. Belki de Osmanlı askeri birliklerinde var olan görece yüksek moralin kökeni bu kaybedecek hiçbir şeyin olmadığı duygusundadır. Belki de onlara, o kerte üstün düşman güçleri karşısında -özellikle savunma durumunda- bu kadar iyi dövüşme yeteneğini veren budur.” Sözümü Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun dizeleriyle bağlayayım “Ah bu türküler/Köy türküleri/Dilimizin tuzu biberi/Memleket ahvalini onlardan sor/Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen’i/Ben türkülerden aldım haberi/Ah bu türküler hilesiz hurdasız…” Kaynak
burası muştur türküsü ve hikayesi